Mahkeme Kararıyla Çaykur’a 8 Milyon YTL Borcu Olduğu Açıklanan ve Bu Borcu Ödemek İstemeyen RİSBAŞ’ın Yeni Yönetimi Bu Kez İlginç Bir İddiayla Çaykur’u Mahkemeye Verdi (Haber Merkezi)- Rize Serbest Bölgesi ile ilgili tartışmalar gün geçtikçe farklı boyutlara ulaşıyor. Daha önceleri Çaykur’a ait Anatamir Fabrikasının alanında kurulan Serbest Bölge için yaklaşık 10 yıldır kuruma herhangi bir ödeme yapılmadığı iddiasıyla başlayan tartışmalar, Çaykur’un alacağı nedeni ile yargı yoluna gitmesi ile başladı.
Çaykur’un Risbaş aleyhine açmış olduğu alacak davasında Risbaş’ın Çaykur’a 8 milyon YTL borcu olduğu belirlenirken; bu borcu ödemek istemeyen Risbaş’ın yeni yönetimi Çaykur’u kendilerine ayıplı mal kiraladığı iddiası ile mahkemeye verdi.
Kuruluşundan bu güne kadar Risbaş’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yapan işadamı Şaban Ali Razı’nın söz konusu gelişmelerden sonra görevini yürütmek istemediği kaydedilirken; şirket Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla kamuoyu ve gazetecilerin karşısına çıkan eski Çaykur Genel Müdürü Tuncer Ergüven’in açıklamaları şaşkınlık yarattı.
Rize Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi Anonim Şirketi (RİSBAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Ergüven, söz konusu alanın Çaykur Genel Müdürlüğü tarafından Rize Serbest Bölgesi olarak kullanılmak üzere 10 yıl önce kendilerine kiralanan alanın, içinde radyasyonlu çay gömülü bulunduğu için ayıplı mal olduğunu öne sürdü. Ergüven, gazetecilere yaptığı açıklamada, Rize Serbest Bölgesinin, Çaykur Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde bulunan 85 bin metrekare alan üzerinde kurulduğunu hatırlattı.
Açıklamalarında Risbaş’ın içerisinde bulunduğu konum ve borçlarına ilişkin net açıklamalarda bulunmayan Ergüven, özellikle çay sektörü ve Çaykur’a sıkıntılı dönemler yaşatan ‘radyasyonlu çay’ tartışmasını yeniden başlattı.
Çaykur Genel Müdürlüğü döneminde yeniden gündeme gelen ‘radyasyonlu çaylar’la ilgili açıklamaları bütün basın yayın organlarında yer alan ve ülke gündemini oldukça bir süre meşgul eden Tuncer Ergüven, Serbest Bölge alanı içerisinde söz konusu çayların gömülü olduğundan haberi olmadığını ileri sürdü. 2 Mayıs 1994 tarihli çeşitli gazete, internet sayfası ve basın-yayın organlarında yer alan ‘Radyasyonlu çayların bir kısmını yaktık, diğer bir kısmını da kendi ellerimizle gömdük’ açıklamalarının yanında radyasyonlu çaylarla ilgili raporlar da hazırlamasına karşın, bu olaylardan haberi yokmuş gibi açıklama yapan Tuncer Ergüven, “Şu anda bu alanda faaliyetim yok fakat faaliyetim olduğu yıllarda bu alanda gömülü çay olduğunu bilmiyordum” dedi.
Serbest Bölge Başkanı olarak yaptığı açıklamada, serbest bölge ile çeşitli iddia ve gelişmeler konusunda herhangi bir açıklama yapmayan Tuncer Ergüven, “Bu gömülü çayların insan sağlığı açısından zararı yoktur. Fakat bizim açımızdan zararı vardır. Çünkü bizim yaklaşık 4 bin metrekare alan içerisinde gömülü çay bulunması nedeniyle buraları kimseye kiralamamız ve para kazanma şansımız yok. Buna rağmen bu ayıplı yerlerden Çaykur bizden kira istiyor. Bu ayıplı yer, bugüne kadar saklanmış. Sözleşmede bu gömülü çay alanıyla ilgili hiçbir konu yer almıyor. Ayıplı olan böyle bir yer için böyle bir anlaşma yapılmaz. Valiliğin Serbest Bölge alanında yapılması planlanan 5 yıldızlı otelin, alanda gömülü çay bulunması nedeniyle iptal edilmesini kamuoyuna açıklamasının ardından, bize de söz hakkı doğdu. Çünkü burada çalışan arkadaşlarımız ve çevremiz bize bu ayıplı yer hakkında sorular sormaya başladı. Biz de bu alanlarda yaptığımız incelemelerde bir miktar gömülü çay olduğunu gördük.” şeklinde konuştu.
RİSBAŞ tarafından 2 Mart 1997 tarihinde imzalanan protokolle arazinin 49 yıllığına kiralandığının ifade eden Ergüven, “Protokol imzalanırken RİSBAŞ yönetiminin alanda radyasyon şüphesi ile gömülü çay olduğuna dair bilgisi yoktu.” ifadelerini kullanırken; “Çaykur bize ayıplı mal kiraladığı için yaklaşık 4 bin metrekarelik alanı kiraya veremezken, bu alan için Çaykur'a yıllık yaklaşık 25 bin 500 dolar kira ödemesi gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Çaykur'un kendilerini kirayı ödemedikleri iddiasıyla mahkemeye verdiğini hatırlatan Ergüven, “Çaykur tarafından açılmış 3 tane dava var. Mahkeme, RİSBAŞ'ın Çaykur'a faizler hariç 8 milyon YTL borcu olduğuna karar verdi. Bu karar henüz elimize ulaşmadı. Karar elimize ulaşınca temyize taşıyacağız.''
Çaykur'un sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini savunan Ergüven, konuşmasını söyle sürdürdü: “Çaykur, yapılan protokol gereği Serbest Bölgede yıllık 10 bin tonluk faaliyet gerçekleştirecekti. Buna karşılık kendisine yer tahsisi yapılmıştı. Fakat bu alanı kullanmadığı, faaliyet gerçekleştirmediği gibi kira bedelini bizden aldı. Ayrıca Çaykur'un bize bu ayıplı yerleri kiraya vermesinden dolayı borcu olduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini düşünüyoruz. Bu işi Çaykur yetkilileri ile masaya oturarak çözebileceğimize inanıyorum. Fakat Çaykur yönetiminde olan bazı yöneticiler tarafından sorun uzuyor.”
“Türk Çaycılığına Zarar Veriliyor!”
Öte yandan konuyla ilgili bir açıklama yapan Rize Valisi Kasım Esen, söz konusu çayların gizlice gömülmediğini, TAEK tarafından arazide yapılan ölçümlerde insan sağlığını tehdit edecek bulgulara rastlanılmadığını söyledi.
Vali Esen yaptığı açıklamada, "Söz konusu çayların bir bölümünün o bölgede gömüldüğü herkes tarafından biliniyor. TAEK tarafından o bölgede düzenli olarak ölçümler yaptırıyoruz. Yapılan ölçümlerde radyasyona rastlanılmamıştır. Arazide insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek bulgulara rastlanılmamıştır. TAEK tarafından yapılan incelemelerde zamanında çayların usulüne uygun olarak gömüldüğü anlaşılmıştır. Bu tarz tartışmaların spekülasyona dönüştürülerek Türk çaycılığına zarar verilmesi yanlıştır. Yabancı çay firmaları bu tip spekülasyonlardan faydalanıp Türk çaycılığına karşı ekonomik savaş açmıştır” dedi.
“200 Bin Üretici Olumsuz Etkileniyor”
Radyasyonlu çay iddialarına yanıt veren Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce ise, uzun yıllar önce gerçekleştirilen bir konunun bugün gündeme getirilmesiyle Türk çayına zarar verilmeye çalışıldığını savundu.
Rize Serbest Bölgesi'nin bulunduğu alana radyasyon şüphesiyle yaklaşık 20 yıl önce gömülen çayların son günlerde yeniden gündeme geldiğini belirten Yüce, bölgede 200 binin üzerinde üreticinin çay tarımı ile ilgilendiğini, son günlerde yaşanan tartışmaların geçimini çaydan sağlayan insanları olumsuz etkileyeceğini kaydetti.