Henüz İddianamesi Ortada Olmayan Ergenekon Davası Kapsamında Düzenlenen Operasyonlarla İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek ile Birlikte 12 Kişinin Daha Gözaltına Alınmasına Rize’den Tepki
(Haber Merkezi)- Ümraniye'de bir evde ele geçirilen 27 el bombası, TNT kalıpları ve fünyelerle ilgili olarak yürütülen “Ergenekon Davası” kapsamında düzenlenen operasyonlarla gözaltına almalara tepkiler sürüyor.
Operasyon kapsamında önceki gün sabahın erken saatlerinde gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Başkanı İlhan Selçuk ve İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ile birlikte 12 kişinin, operasyon kapsamına alınmasının yanı sıra gözaltına alınış şekilleri de tepkilere neden oldu.
Özellikle Selçuk’un, darbe dönemlerini çağrıştıran bir operasyonla gözaltına alınması Rize’de de çeşitli açıklamalarla protesto edildi. Operasyonun giderek siyasi bir hesaplaşmaya dönüştürüldüğüne dikkat çekilen açıklamalarda, AKP’nin kadrolaşma döneminin ardından kendi derin devletini oluşturmaya başladığı vurgulandı.
Gözaltına almaların hemen ardından yapılan değerlendirmelerde, operasyonun siyasi ağırlıkla sürdürüldüğüne işaret edilirken; Rize Gazeteciler Derneği Başkanı Faik Bakoğlu, özellikle son operasyonlarda iktidara muhalif, cumhuriyetçi ve aydın isimlerin gözaltına alınmasına dikkat çekti.
Bakoğlu açıklamasında, “Demokratik olduğunu bildiğimiz ülkemizde, profesörler, doçentler, aydınlar, araştırmacı gazeteci yazarların, asılsız iddialarla adeta siyasi bir hasımlıkla gözaltına alınıp tutuklanmaları düşündürücüdür. Ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Aydın ve cumhuriyetçiler olarak çok daha duyarlı ve etkili bir dayanışma içerisinde olmalıyız. Tahrik ve provokasyonlara kapılmadan, sorumluluklarımızın bilinciyle ilkelerimizden ödün vermeden mücadelemizi sürdüreceğiz. Özellikle Cumhuriyet yazarı İlhan Selçuk’un gözaltına alınış şekli, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in soruşturmaya dahil edilmesinin yanında Rizeli aydınlarımızdan ve Kurtuluş Savaşımızın Rizeli halk kahramanlarından Milis Yüzbaşı İpsiz Recep’in torunu Prof.Dr. Emin Gürses’in de bu davada tutuklu bulunması çok daha düşündürücüdür. Tüm bu gelişmeler ışığında, bir siyasi hesaplaşmaya dönüştüğünden endişe ettiğimiz ve 12 eylül dönemiyle benzeştirdiğimiz bu operasyonlar da ‘acaba bizlere de sıra gelecek mi’ düşüncesine kapılıyoruz.”dedi.
Cumhuriyet Gazetesi Rize temsilciliğini ziyaret eden gazete okurları, işçi sendikaları ve sivil toplum örgütleri ile siyasi parti temsilcileri ise özellikle Selçuk’un gözaltına alınmasının operasyonu siyasi zemine çektiğine dikkat çektiler.
Akşam saatlerinde ise Atatürkçü Düşünce Derneğinde bir araya gelen Rize CUMOK temsilcileri ile KESK ve Türk-İş’e bağlı sendikaların temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile siyasi partilerin temsilcileri, henüz iddianamesi dahi belli olmayan operasyonun giderek laik, demokratik, sosyal hukuk devleti Türkiye Cumhuriyetinin savunucusu ve iktidara muhalefet oluşturan kesime yönelmesinin ibretle izlendiğine dikkat çekti.
Selçuk’un darbe dönemlerini çağrıştıran bir operasyonla gözaltına alınması ile soruşturma kapsamında gözaltına alınmasına tepki gösteren Rize CUMOK temsilcileri ise, Cumhuriyet’in susturulamayacağını vurgulayarak; “Ne yapmalı diyorsanız, gazete alın. Alıyorsanız 2 tane alın. Tepkinizi hiç olmazsa böyle gösterin” şeklinde mesajlar verdiler. Rize’de yerel yayın yapan Yeni Viçe Gazetesi, Zümrüt Rize Gazetesi ile www.gazetevice.net haber sitesi yönetici ve çalışanları da İlhan Selçuk’un gözaltına alınış şekline tepki gösterdiler
Bakan Yazıcı: “Türkiye’nin Yararınadır”
Öte yandan, çeşitli ziyaretlerde bulunmak amacıyla Rize’de bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayatı Yazıcı, “Ergenekon Operasyonu”nun Türkiye’nin yararına olduğunu ileri sürdü.
Rize’deki gezileri sırasından “Ergenekon Operasyonu” kapsamında önceki gün gerçekleştirilen gözaltılarla ilgili sorulan bir soruya, “Biz iktidara geldiğimizde üç “Y” ile mücadele edeceğimizi söyledik. Yoksullukla, yolsuzlukla ve yasaklarla mücadele edeceğimize söz verdik. Türkiye’nin demokratikleşmesi, karanlık ilişkilerin ortadan kaldırılması çok önem arz ediyor. Türkiye’de karanlık güçlerin, çeteleşmelerin örgüt yapılarının ortaya çıkartılması ülkenin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Hiçbir kimse veya hiç bir örgüt, devletten daha büyük ve daha güçlü değildir. Bu ülkeye hizmet etmek isteyen insanlar için hizmet etmenin yolu yöntemi vardır. Siyasi parti kurmaktır. Siyasi partilerde bulunmaktır veyahut ta sivil toplum kuruluşları oluşturmaktır. Bunun ötesinde yer altında başka şekillerde çeteleşerek ülkeyi yönetim zaafına uğratmak, bir takım insanları kendi mantalitesine göre hüküm tahsis etmek suretiyle ortadan kaldırmaya dönük faaliyetlere elbette ki demokratik ülkede hukukun öngördüğü bir devlet yapısını müsaade etmesi mümkün değildir. Yargıya intikal etmiş bir konudur. Bu çeteleşmeye kimler katılmışlar, kimisinin bilgisine başvurmak kimisi de sanık sıfatıyla toplatıldı. Bu operasyon Türkiye’nin hayrınadır. Bu operasyonu karalamaya dönük bir takım faaliyetler var. Bu karalamaya dönük kişiler bir takım kaygılar taşıyorlar. Bu operasyonda çeteleşmenin sonuna kadar gidilmesi gerekir. AKP iktidarı döneminde hiç karanlık oda kalmamıştır. Bütün karanlık yerleri aydınlatıyoruz. Hak ve hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir ülkede faili meçhul olamaz, olmamalı da. Bu anlamda kamu görevlileri devlete yönelik oluşmuş bu çeteleşmeyi ortadan kaldıracaktır.” şeklinde yanıt verdi.