Rize’deki HES Tepkisi Bu Kez Senoz Vadisinden Yükseldi
Rize’de Başta Fırtına, Fındıklı ve İkizdere Vadileri Üzerinde Yapılmak İstenen HES’lere Karşı Verilen Tepkilere Çayeli’nden de Ses Verildi
(Haber Merkezi)- Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Fırtına Vadisi üzerindeki çalışmalarla gündeme gelen bölgedeki HES planları, aradan geçen yaklaşık 10 yıllık sürede il genelindeki tüm vadilere yayıldı. Bölgede kurulması planlanan 500’ün üzerindeki HES’lerle ilgili çalışmalar aralıksız olarak sürdürülürken, çevreciler ve duyarlı yurttaşlar da sessiz kalmıyor.
HES çalışmalarının bölgedeki doğal güzellikleri katletmesinin yanında, yasal olmayan süreçler izlendiğini ileri süren yurttaşlar ve çevreciler, hukuk mücadelesinin yanında demokratik eylemlerle de HES yapımlarını protesto ediyor.
Başta Fırtına olmak üzere Fındıklı ve İkizdere Vadileri üzerinde kurulmak istenen onlarca HES’e karşı yapılan protesto eylemlerine, Çayeli’ne bağlı Senoz Vadisi üzerinde kurulmak istenen 12 ayrı HES’e karşı yapılan eylem de eklendi. Tema Rize il temsilciliği ile Senoz Deresi derneği tarafından düzenlenen protesto eylemine CHP İl Başkanı Mehmet Aslankaya ile CHP’liler, Madenli Belediye Başkanı Ahmet Yazıcı, Tek Gıda-İş Sendikası Rize Bölge Başkanı Naci Bayraktutan ile birlikte çok sayıda sivil toplum örgütü ve yurttaşlar da destek verdi.
HES çalışmalarının yapıldığı Senoz Vadisi üzerinde toplanan eylemciler, çeşitli pankart ve dövizlerle yürüyüş yaparken; eylemde ilk konuşmayı yapan Senoz Deresi Çevre Köylerini Koruma ve Dayanışma Derneği Başkanı Dr. Mahmut Akyıldız, “Buraya gelirken hastalarıma 'Memleketimin ciğerlerini söküyorlar. Bunu önlemek için Rize'ye gitmeliyim' dedim. Hastalarım da bana izin verdi. Senoz Deresi tarihi bir sınav veriyor. Hem de öyle bir sınav ki, bin 200 yıllık bir sınav. Olmak yada olmamak sınavı. Bu güzellikleri birileri çıkıp şimdi yok etmek istiyor. Bu katliama hep beraber ‘dur’ deme zorunluluğumuz var. Kendimiz için, çocuklarımız için. Artık günümüzde savaşlar ömürlerini tamamlıyor. Bundan sonra su savaşları olacak. Bunu bilen süper güçler memleketimizin gürül gürül akan sularına göz koydular. Araya taş ören, yandaş firmaları alarak derelerimize el koymak istiyorlar. Buna hükümet de göz yumuyor. Buna ‘dur’ demeliyiz. Siyasilere sesleniyorum, bu katliamı engelleyin. Yoksa biz canımızı ortaya koyarak katliamı engelleyeceğiz” dedi.
“Bir kanser gibi sardı bu bela derelerimizi. Cebine bir HES projesi koyan, yanında bir de ÇED raporu uyduran bu doğaseverler(!), buldukları en yakın derenin başına oturup bir santral kurma sevdasıyla el değmemiş doğamızı kirletiyorlar. Memleketimizin ciğerlerini söküyorlar. Bir taraftan yeşili katlediyor, bir taraftan yeşil dolduruyorlar ceplerine. Rize, İkizdere, Çayeli, Çataldere, Hemşin, Çamlıhemşin, Fındıklı Çağlayan Dereleri üzerinde oynanan bu oyunun adı elektrik üretimidir. Bir avuç elektrik uğruna doğayı, akıl ve vicdan almaz şekilde katledenler ve onlarla işbirliği yapanlar bu ülkeyi çok sevdikleri için, elektrik enerji ihtiyacını karşılamak için baltalarını sırtlamışlar, yollara düşmüşler! Bu tahribat sorumsuz bir şekilde devam ediyor. Dünyanın birçok yerinde baş gösteren bu kuraklık, suya olan ihtiyacın doruk noktasına çıktığı bir dönemde bütün sermaye gruplarının dikkatini Karadeniz'e çevirmesine neden oluyor. Bu nedenle kurulacak santrallerin o yöreye bırakın katkısını, zararı var. Telafisi olmayan ve geri dönülmesi zor olan zararlar. HES kuracağım diye büyük bir katliam yapan bu zihniyet bu gücü nereden alıyor? Bu sorumsuzca davranışların kaynağı nedir? Bir avuç yeşil dolar uğruna Karadeniz'de bir doğa katliamı başladı. Birileri düğmeye bastı. Bu Karadeniz'in bütün derelerine sıçrayacak, bir kanser gibi tüm Karadeniz'i saracak. Binlerce ağaç kesildi. Hem de yüzyıllık ağaçlar. Onlarca HES projesi var. Trabzon'da, Giresun'da, Sinop'taki derelerde zaten çalışmalar başladı. Bu katliamı durdurmak sadece bağımsız yargıyla olmaz. Sivil Toplum Örgütlerine çok iş düşüyor. Hukuk ve halk bir araya gelerek doğamızı, derelerimizi, geleceğimizi kurtarabiliriz. Gelecek kuşaklara, çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak için herkes üzerine düşeni yapsın” dedi.
Daha sonra söz alan Tema Rize temsilcisi Nevzat Özer ise, Türkiye'nin en önemli bitki örtülerinin Senoz Vadisinde olduğunu kaydederek; “Senoz Vadisi Türkiye'nin koruma öncelikli 200 ekolojik bölgesinden biridir. Burada 3 iklimi yaşayabiliyoruz. Senoz Vadisinde 2 bin 500 bitki türü vardır. Koca İngiltere'de ise bin 800, Hollanda'da bin 500 bitki türü vardır. Siz şimdi İngiltere'de bir bitki türünü yok etmeye çalışsanız engellenmez misiniz? Bu olayı sadece ülkemizde yapabilirler. Çünkü başta işbirlikçi bir hükümet var” dedi.
Doğu Karadeniz derelerinin, HES ve taş ocağı tehdidi altında olduğunu savunarak; Fırtına, Senoz, Hemşin, İkizdere ve Çağlayan gibi derin vadilerin HES'ler nedeniyle yok olma tehdidi ile karşı karşıya olduğunu öne süren Özer, “Topraklarının yüzde 89'u heyelan riski altında olan, dünyanın onlarca ülkesinden daha fazla bitki türüne sahip bir bölgede yapılmak istenen bu projelere Çevre ve Orman Bakanlığı 'ÇED gerekli değildir' diyecek kadar ilgisizdir. Bu durumu kabullenmek mümkün değildir.”şeklinde konuştu.
Konuşmalardan sonra eyleme katılan binlerce yurttaş çeşitli sloganlar atarak ellerindeki döviz ve pankartlarla vadi boyunca yürüdüler.
Rize'nin Çayeli ilçesinde 1 belde ve 12 köyü bünyesinde barındıran 40 kilometrelik Senoz Vadisi üzerinde toplam 150 megawatt gücünde 12 Hidroelektrik Santrali (HES) yapılması planlanıyor. Söz konusu 12 HES inşaatından Uzundere 1 ve 2 ile Çataldere 1 ve 2 HES inşaatlarının yapım çalışmalarına başlanmış durumda.