header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Has Bahçenin Gonca Gülleri

- ÖmerŞan on Ekim 03,2007

image

                  Epeydir edebiyatımızın baş köşesine oturmuş, halk ozanlarımızın da dillerine dolanmıştır ‘Has Bahçe’. ‘İndim has bahçeye güller sokundum, bilmem nerelerde okundum…” diyor ya Karacoğlan, biz de tuttuk bi yerlere dokunduk… Has bahçenin açıyor gonca gonca gülleri, goncalar ortasında şakıyor bülbülleri…

                    Herkesin kendi gönlündedir has bahçesi. Başka bahçelerde bülbül öttürüp de, goncalarından koklamak isteyen elbette ki bedelini ödeyip, zorluklarına katlanmalıdır.           

                     Has bahçenin gülleri, aklımıza Özilay Çay’ın açılışına gönderilen sahte çelenk hikayelerini dinlerken ve yazarken geldi. Az bir şey değil, adamlar gelip göbeğimizde kurmuşlar has bahçelerini. Aldıkları yaş çay, kuru çay, piyasaya olan borçları, bilmem hangi nakliyat firmasının ne kadar çek verdiği, 6,5 trilyonluk borçları, çelenkleri bir yana, sanırız aklımızı da başımıza getirmeye başladı bu olay.

                     Pek fazla ayrıntıya girmeden, Rize’de oluşturulması düşünülen Çay Borsası ile Ulusal Çay Konseyi’ni yeni bir çalışmaymış gibi yutturmaya çalışanların aldığı ‘Hukuk Müşavirliği’ kurma girişimi bu gelişmenin sadece ön ayağı olabilir. Çay Borsası ile Ulusal Çay Konseyini ise yıllardır dillendiriyorduk zaten.

                      Bir önceki hafta yazı ve haberlerimizde ‘Rize’ye Kazığın Katmerlisi’ şeklinde aktarmaya çalıştığımız Özilay olayında eleştirdiğimiz 3 ayrı nokta vardı. Biri Borsa ile ilgiliydi, diğeri AKP il Başkanı ve diğeri de Valiliğin sahte çelenk olayı soruşturması.

                      Borsadaki durum malum. Asıl, bizim dikkat çekmek istediğimiz noktada bir siyasi olarak eleştirel yaklaşım sergilediğimiz AKP il Başkanı Yılmaz Katmer’in, ‘Rizeliye atılan kazığın nitelemesiyle aynı soy adı taşıyor olması ilginç bir tesadüf oluşturdu. Sayın Katmer, bu eleştirel yaklaşımda sanki olayın sorumlusu olarak kendisinin gösterildiğini anlamış olacak ki, haberlerimizin üzerinden bir haftayı aşkın bir süre geçtikten sonra açıklama yapma gereği duydu. Keşke sayın Katmer bu açıklamaları yapmak için 4 ay beklemeseydi de, olayın kendine uzanan kısmı böyle de katmerlenmeseydi…

            Bu olayın diğer boyutunda bulunan sahte çelenk olayı ise belki de göründüğü gibi masumca veya kurnazca düşünülmüş bir olay değil. Örneğin, bize ulaşan bazı okuyucularımızın iddiaları araştırmaya değer. Aslında isimler veriliyor ama şimdilik bazıları dışında saklı kalması gerektiği kanısındayız. Mesela, Rize’ye katmerli kazığı atan Özilay Çay’ın, Sayın Başbakanımızın bir yurt gezisi sırasında konakladığı ‘x’ otelin masraflarını üstlendiği ve hatta oteli kapattığı ve yaklaşık 38 milyarlık borcunu hala ödemediği ileri sürülüyor. Ulusal tv reklamları ile başlayarak, Başbakan’a otel kapama ile devam eden ve Rize’ye kadar uzanıp bugüne gelen bu süreç sizce tesadüfler zinciri midir?

            Bunun dışında, Ovit Tünelleri ile ilgili, Karayollarının duble yol proje ihalesine verilen tepki, uzun yıllardır Rize’de özlenen ve sürekli bu yönde çağrılar yaptığımız birleşmenin ve tek ses olabilmenin en güzel örneğini oluşturdu. AKP İl Başkanı Katmer’in bu yöndeki açıklamaları ve Sayın Başbakan’ın olaya el koymuş olması ise bir başka güzellik elbette ki.

            Rize Üniversitesi’nin ilk akademik yılına merhaba demesinin güzelliği yanında, hala tamamlanamayan çalışmalar, yapılan atamalardaki ve kadrolardaki eksiklik ve ince hesaplar da bir yerler açısından ‘deve dikeni’ oluşturuyor…

            Öte yandan bir o kadar önemli olan Serbest Bölge konusu da hala önümüzde. Bırakın bazı kimselerin kapatılmasını aklından geçirmeyi, asıl bu duruma gelişin bir açıklamasının yapılması gerekir. Öyle Çaykur’un alacağına karşılık kendi arazisini geri alması hikayeleri de kimseyi uyutmaz…Çay ve Çaykur’un durumu da pek öyle anlatılmaya çalışıldığı gibi rekorlar düzeyinde değil… Kendi rekorunu kırma anlatımlarıyla üreticiye olan borçlar ödenemiyor… Ekonomik sıkıntı içerisine girmek üzere olan Çaykur için gerekli önlem paketleri bir an önce uygulamaya konmalı. Çünkü, öyle işçileri zorunlu izine çıkarmakla, iş akitlerini askıya almakla, özellikle imalat ustabaşılarını göndermekle çıkılamayacak bu durumdan. Yaklaşık 3-4 ay önce dikkat çekmeye çalıştığımız bu durum açısından öncelikle kurum kendi içerisinde bir denetim mekanizması da oluşturmalı sanırız…

                     Milletvekili Bayramoğlu ile Çırakoğlu’nun çalışmaları nedense bir önceki dönemden daha hareketli geçti… Umuyoruz ki yerinde belirledikleri sorunların çözümleri konusunda da gerçekçi olabilirler. Ancak, öyle sayın Bayramoğlu’nun dediği gibi ülkemizde 50-60 bin ton kuru çay fazlası yok!.. Zati eşya muafiyeti ile bazı serbest bölgeler ve gümrüklerden içeriye giren, mercimek paketlerinde gümrük yemeyen çaylar bir yana menşei belli kaynaklardan gelen çaylara yer açmaya gerek yok. Siz yaş çaya hak ettiği değeri verin, bakın hem kalite nasıl yükseliyor ve hem de size getirilen o bir milyon 200 bin ton yaş çay nerelere kadar iniyor…

                      Aslında bu son bölümde okurlarımızın mektup ve yorumlarına ayıracaktık ama tutup da başkalarının has bahçelerine girip, gonca güllerini koklamak istemedik.Ülke genelindeki gelişmeler, anayasa hazırlıkları, iç ve politika…terör ve AB-ABD ilişkilerinin dışında sevgili ve Sayın Cumhurbaşkanının oğlunun birkaç ortağı ile birlikte 300 milyar sermayeli bir bilgisayar şirketi kurması ve ana sözleşmesine de ilginçtir gemi alım ve satımını da eklemiş olmaları tıpkı, Sayın Başbakanın oğlunun burslu okulunu bitirmesinin ardından taksitlerle gemicik alması da değerlendirmemiz gereken konular arasındaydı…

            Has bahçenizin gonca gülleri eksik olmasın, bülbül bir yerlerden bi koşu gelip ötmeye başlar…


514 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 ( 18 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (4 Tane Yorum Yazılmış)
  • image Tam da unutuyorduk ki iyi ki yazını okuduk. Bayramoğlu Rize'nin bütün evlerinin atölyeye dönüşeceğini, Rize'mizi Arap dünyasından akacak olan ticaret ve turizm palavralarını sıkmıştı... Ama hala ne bir ses, ne bir seda var. Yapılacak onca iş var, biz de burda yıllardan beri konuşup konuşup yaptırtamadığımız elimizin parmaklarından daha az olan birkaç yatırım için yırtınıyoruz...
    (Gönder eminusta, Ocak 15, 2008, 3:32 PM)
  • image Sayın Şan, tatil nedeniyle bir aydır Rize'den ayrı kalmak zorunda kalmıştım. Haberlere bir göz atayım derken yine Rizelilik damarım tuttu. Siz de hak vermelisiniz ki, nasıl tutmasın. Çay İhtisas Gümrüğü için şehrimize gelen çaylar tahlil için ABD, AB bağımlılığı gibi nereye gittiği malum. Bırakmıyorlar bizi, yakamızdan tutmuşlar neyimiz varsa gözleri etmiyor. Çok mu zor çayları Rize'de tahlil etmek. Ziraatteki Çay Araştırma ne iş yapıyor, acaba neyi araştırıyor? Çayı Rize'den başka nereleri tahlil eder, onu mu araştırıyor? Bilginize Sayın Şan...
    (Gönder rizeli, Ekim 9, 2007, 8:44 PM)
  • image Sayın Ömer Şan, sitenizi sürekli takip ediyorum ama maalesef sayfanizi hiç güncelleştirmiyorsunuz. Bu da beni Avrupa'da yaşayan bir Rizeli Türk olarak üzüyor. Saygilarimla vesselam...
    (Gönder orhan fener, Ekim 9, 2007, 8:42 PM)
  • image Merhaba, kaleminize ve yüreğinize sağlık diyorum. Tesadüflerden bahsetmişken; Akp'de 2. kez tesadüfen yönetiyor ülkemizi değil mi? diye sormak istedim nedense :) Hiçbirşey tesadüf değil aslında hepimiz biliyoruz!!! Güzel memleketimin güzel Rize'sine (Başbakanlar, bakanlar,vekiller diyarı'na) Sevgiler!
    (Gönder FILIZ BADAY, Ekim 3, 2007, 8:53 AM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler