Dünya petrollerini eline geçirmek isteyen ABD, Orta Doğuya başlattığı hamleler ile yoluna devam ederken; hedefleri arasında İran ve birkaç yıl içinde ise Azerbaycan var.
Orta Doğu’da Saddam Hüseyin’i atom bombası yapmakla suçladıktan sonra Birleşmiş Milletler (BM) kararı olmasına rağmen 10 bin kilometreden gelip Irak’ı işgal etmesi ile 1997 yılında varili 38 dolar olan petrol bugün 85 dolarlara kadar çıktı. Özellikle 1997 yılında petrolden 50 milyar dolar gelir elde eden ABD, bugün bu rakamı 450-500 milyar dolar seviyesine çıkardı.
Aslında Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesi ABD nin işine gelmekte. Petrol ülkesi olan Irak’a Türkiye’nin girmesi ile ABD yine petrol fiyatlarını artırarak 5-10 milyar dolar daha cebine indirebilir.
Şöyle geçmişe doğru bir bakalım; ABD gerçek bir müttefik mi? Cumhuriyet dönemi sonrasında Atatürk’ün 1938 yılında ölmesinin ardından İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olması ile ABD’nin ülkemize yardım maksatlı yaptığı maddi yardımlar ve NATO’ya girmemizle yaptığı silah yardımlarında hurdaları ülkemize vermiş. Kore savaşında ise ülkemizi kullanmıştır. Menderes döneminde ise Yunanistan’a 11 milyar dolar, İtalya’ya 30 milyar dolar yardım yaparken, aynı müttefik Türkiye’ye sadece 200 milyon dolar civarında yardım etmekte. Bunu sezinleyen Menderes, şayet asılmasa idi birkaç ay içinde Rusya ile görüşmelere başlayacaktı. Bunun hazırlıkları bitmişti. Menderes bu oyunu sezinlemiş ve kendisine müttefik olarak Rusya’yı seçmişti. Tabii sonrası Menderes’in asılması ile sonuçlandı.
Bu gün ABD emperyalizmi altında bulunan ve bu yönde çeşitli açıklamalar yapılan Türkiye’de, geçmişte Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve arkadaşları “Kahrolsun ABD emperyalizmi” dedikleri için asılmadı mı?..
Çevremizde büyük bir ABD tehlikesi var. Bu gün Irak’ı işgal eden ve Orta Doğu’da ABD’nin jandarması olan İsrail ile, yarın İran ve Suriye ile devam edecek ve birkaç yıl sonra ise Kafkaslara dönecek olan ABD; bu kez Ermenistan’ı jandarması olarak görecek ve Kafkaslar’daki petrollere hakim olmaya çalışacak!
Büyük Kürdistan (!) projesinde ise ABD’nin yine parmağı var! Öncelikle Irak ve İran üzerinde Güney ve Kuzey Kürdistan devleti kurma girişimleri olan ABD, ardından Türkiye üzerindeki Kürdistan devletini kurma eğiliminde.
Barzani ve Talabani’ye bir zamanlar kırmızı pasaport veren Türkiye’de, bugün PKK’ya karşı destek veren Barzani’nin Mersin’de 61 adet şirketi bulunduğunu ve bir gazeteye 110 milyon dolar yardım ettiğini kimler biliyor?
Şöyle geriye doğru giderken Barzani’nin babası Mustafa Barzani çocuklarına ettiği nasihatte “Türkiye dostumuzdur. Sakın Türkiye’ye karşı kötü niyet beslemeyin” dediği gerçeği ile kkarşılaşıyoruz. Ancak bugün Barzani, ABD güdümüne girerek Türkiye’ye karşı cephe almış ve bugün Kuzey Irak’ta PKK’ya destek vermektedir.
Gelişmeler bunlarla da sınırlı kalmıyor elbette ki. Türkiye’deki PKK olaylarını ve Türkiye’nin sessiz kalmasını kendine kar sayan Yunanistan, Ege’deki deniz sahasını 12 mile çıkartmak, Türkiye’nin zayıf anını bekleyerek; bu sahayı Türk sınırlarına kadar uzatmak istemekte. Yunanistan bunu başarırsa, sanırım Çeşme’de ve Ege’de Türkler kayıkla bile denize çıkamayacak. Evet, artık birlik zamanı. Artık ülkemizi koruma zamanı. Magazin programlarını izleme zamanı değil. Kimin eli kimin kıçında belli değil ama yabancıların elleri kendi ülkemizde.
Bugün basınımız ve bankalarımızın yüzde 51’i yabancıların elinde. Haberleşmemiz öyle. Tüpraş ve diğer tesislerimiz öyle. Artık uyanma zamanı. Bırakın magazin programlarını!.. Çevremizdeki olaylara, ABD’nin oyunlarına karşı uyanık olalım... Yarın çok geç olabilir! Şehitlerimiz için gösterdiğimiz duyarlılığı ülkemiz için de göstermenin zamanı geldi. Yarın çok geç olmasın!..