Rize'nin Kaçkar Dağları'nda yapılan Heliski (Helikopterli Kayak) sporunun yaban hayatına zarar verdiği iddiaları üzerine İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Çevre ve Orman Müdürlüğü ekipleri, helikopterle yörede inceleme yaptı.
Rize Çevre ve Orman Müdürü Sabit Kandemir, incelemenin Heliski sporcularını taşıyan helikopterlerin Milli Park Alanı üzerinde uçup uçmadığı ve yaban hayvanlarının uçuşlardan etkilenip etkilenmediğini tespit etmek amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
İnceleme sonucunda helikopterlerin milli park sahası üzerinde uçuş yapmadıklarının belirlendiğini ifade eden Kandemir, ''Kontrollü bir faaliyet yapıldığını gördük. Havadan dürbünle yaptığımız incelemelerde bölgede çok sayıda yaban hayvanının yaşadığını tespit ettik'' dedi.
Kandemir, heliski sporunun yaban hayatına zarar verip vermediğinin hazırlanacak raporla ortaya konulacağını ve raporun ilgili makamlara sunulacağını belirtti.
Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, kentte turizmi 12 aya yaymak istediklerini vurgulayarak, ''Heliski kış turizminin ve bölge tanıtımının lokomotif görevini üstlenmiştir. Bu projeler Doğu Karadeniz'in ufkunu açacaktır. Turizmin gelişmesini ve dünyaya açılmayı istiyorsak, heliski projesine sahip çıkmalıyız'' diye konuştu.
Sporun Türkiye’ye getirilmesinde önemli katkıları olan ve bölgedeki çalışmaları sürdüren Turkey Heliski firması Yönetim Kurulu Başkanı Nicolas Clarc ise, Heliski sporunun kesinlikle çevreye zarar vermediğini, aksine faaliyetlere başlamalarından sonra yasak avlanmanın azaldığını savundu.
Clarc, sporcuların çevre konusunda son derece duyarlı olduklarını ifade ederek, ''10 kişilik gruplar halinde yüksek kesimlerde kayan sporcularımız, kesinlikle belirlenmiş rotanın dışına çıkmıyorlar. Sporcular, yaban hayatın ve endemik bitkinin olmadığı bölgelerde kayıyorlar'' dedi.
Helikopter sesinin çığa neden olduğu yönünde bazı iddiaların ortaya atıldığını anımsatan Clarc, ''Bölgede ve yaylalarda aylar öncesinden çeşitli incelemeler ve araştırmalar yapıyoruz. Çığın meydana gelebileceği veya çığın yaşandığı bölgeleri belirleyerek, bu bölgeleri kayıt altına alıyoruz. Böylece sporcularımızı da çığ tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıyoruz. Yaban hayatına biz de büyük özen gösteriyoruz ve korumak için elimizden geleni yapıyoruz'' diye konuştu.
Nicolas Clarc, bu kadar az insanla yaban hayatına zarar vermenin mümkün olmadığını belirterek, şöyle devam etti: ''Biz buna rağmen yine bütün özeni gösteriyoruz. Biz burada faaliyete başladıktan sonra, yasak avlanmanın azaldığını düşünüyoruz. Çünkü bizden avlanmak için büyük paralar karşılığında yardım isteyenler oldu. Bu kişilere başlarına bela olacağımızı, raporlar ve belgelerle bunları yetkililere ulaştıracağımızı söyledik. Omzunda tüfek olan birini asla o alana sokmayacağımızı herkes bilsin. Aslında bizler o bölgenin gönüllü yaban hayatı koruyucularıyız. Türkiye'de Heliski sporu ilk kez yapıldığı için bilimsel bir çalışma bulunmuyor. Yörede yaptığımız 3 yıllık gözlemleri rapor haline getirdik. Kanada'da yaşayan uzman kişilerle görüşerek, bölgedeki yaban hayatının ve Heliskinin bölgeye etkilerinin tespit edilmesi için Türkiye'ye davet ettik.''
Öte yandan, incelemeler sırasında Artvin Çevre ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin talebi üzerine Yusufeli ilçesine bağlı Yaylalar köyüne bırakılan yemler, helikopterle Heliski sporcuları tarafından köyden alınarak, yaban hayvanlarının ulaşabileceği yüksek noktalara bırakıldı.