header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Avrupa Birliğinin Sevr Planları

- Haber Merkezi on Mart 22,2007

image
İçine Girmek İçin Can Attığımız AB, Bize Ne Rol Biçiyor, Neleri Planlıyor?.. 

Yıllardır AB’nin içerisine girmek için verilen ödünlerin, biraz daha demokratikleşme adına ülkemizin içerisine çekilmek istendiği konuma alternatif bir bakışla bakmak istedik. Bu amaçla bazı noktalara dikkat çekerek sizlere bu bakıştan kareler sunmak istiyoruz. Doğal olarak karar ve yorum sizin…

1. KONU:
Azınlıkların durumlarına ilişkin olarak;
AB Parlamentosu 22.12.1993 Tarihli Kararı:

"TÜRK   Devletinin  bütünlüğü,   yalnızca  Kürtlerin   kendi dillerini  kullanma ve    öğrenme  hakkıyla ve gelenek ve göreneklerinin varlığını sürdürmesiyle, fakat aynı zamanda uygun düzeylerde idari özerklikle de uyumlu olabilmelidir."
Tercümesi (Ü. Sayın) : AB parlamentosu aslında Türk devletinin anayasasında yazan bölünmez bütünlük diye bir kavramı tanımamaktadır. Ancak Kürtlere kendi kültürlerini kendi topraklarında yaşama özgürlüğü verilirse kalan toprakların bir kısmında Türkler kendi bütünlüklerini sağlayabilirler, aynı SEVR'deki gibi.
AB Parlamentosunun 24.10.1996 Tarihli Kararı:

(1)
"AVRUPA Parlamentosu, Dünya'nın her tarafındaki milyonlarca Ortodoks Hıristiyan için, Konstantinopolis'teki (dikkat ediniz! İSTANBUL yerine bu isim kullanılmıştır ) Patrikhanenin, önemini göz önünde bulundurarak, TÜRK yetkililerinin Ekümenik Patrikhanenin tam olarak korunması konusundaki yükümlülüklerinin farkında olarak, Ekümenik Patrikhanenin ve diğer dinsel yerlerin binalarının korunması yönünde, gerekli önlemleri alması için, TÜRK yetkililerine çağrıda bulunur."
Tercümesi (Ü. Sayın) : 1. Biz aslında Türkiye'den ayrı bir Konstantinopolis istiyoruz.
                                       2. Bu Konstantinopolis içinde de Vatikan benzeri bir Ekümenik patrikhane istiyoruz. Bu patrikhane bir devlet olarak tüm dünyadaki Ortodoksları yönetecektir.
(2) "AVRUPA Parlamentosu, Patrikhaneye doğrudan bağlı olan HEYBELİADA Ruhban Okulunun derhal yeniden açılması çağrısında bulunur."
AVRUPA Parlamentosu Komisyonu, HEYBELİADA Ruhban Okulu'nun yeniden faaliyete geçirilmesi konusunda yaptığı açıklamada; "Ancak Hıristiyan Kiliseleri, özellikle mülkiyetle ilgili olarak, zorluklarla karşı karşıya bulunmaya devam etmektedir. HEYBELİADA'daki Ortodoks Ruhban Okulu'nun 1971 yılında kapatılması konusunda bir ilerleme bildirilememiştir. Çeşitli kiliselerin  yasal statülerinin tanınmamış olması, dini "personelin"" TÜRKİYE'ye erişebilmesi de dahil olmak üzere, bazı kısıtlamalar yaratmaktadır." demektedir.
Ayrıca, aynı gün "İMF ve Dünya Bankası tarafından finansal destek sağlanmış ve yeni ekonomik planın uygulanma boyutuyla ilgili önemli sayıda yasa 2001 yılının ikinci çeyreğinde hızlı bir biçimde kabul edilmiştir. Bu reformların amacı krizin aşılması ve AB üyeliği için ekonomik kriterlerin yerine getirilmesine yardımcı olmaktır." şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Tercümesi (Ü. Sayın) : Biz Heybeliada Ruhban Okulunun açılmasını ve Osmanlı dönemindeki ajanlık ve misyonerlik faaliyetlerini yürütmesini istiyoruz. Siz de bu bir Hıristiyan kulübü olan Avrupa Birliğinin tüm dinsel yaptırımlarına hizmet etmek zorundasınız, aynı SEVR'deki gibi.
Avrupa Komisyonu 08.11.2000 Tarihli Raporunda:
"HEYBELİADA'daki Ruhban Okulu'nun kapalı kalması konusu da dahil olmak üzere, 1923 LOZAN Antlaşması kapsamında olsunlar olmasınlar, Müslüman olmayan tüm kesimlerin somut taleplerinin, gerektirdiği gibi incelenmesi gerektiğini" belirtmektedir.
Tercümesi: Aslında kusura bakmayın bizim LOZAN'ı falan da diğer maddelerde göreceğiniz gibi taktığımız yok, ama Müslüman olmayanların özel eğitimi ve ajan faaliyetlerinin yeniden inşa edilmesi ile ilgili Ruhban Okulu mutlaka açılmalıdır.
Yukarıdaki Maddelere Karşılık Gelen Sevr Kararları:

Madde 36:
....Sözleşmelerin hükümlerine, özellikle soy, din ve dil azınlıklarının haklarına dürüst bir biçimde saygı göstermekte kusur ederse ...
Madde 72: Soy, dil ve din azınlıklarını da içeren ve halkın    bütün    kesimlerinin    oransal    temsilini    sağlayacak nitelikte     bir    seçim    sistemiyle,     yerel     bir    Parlamento kurulacaktır.
Madde 141  : TÜRKİYE, TÜRKİYE'de oturan herkesin, doğum, bir ulusal topluluktan olmak, dil soy yada din ayrımı yapılmaksızın, yaşamlarını ve özgürlüklerini korumayı,  tam ve eksiksiz olarak sağlamayı yükümlenir.
TÜRKİYE'de oturan herkes, her inancın, dinin yada mezhebin gereklerini, ister açıkta, ister özel olarak özgürce yerine getirme hakkına sahip olacaktır.
Madde 147 : Soy, din yada dil azınlıklarından... ...bağımsız olarak ve Osmanlı makamları hiçbir biçimde karışmaksızın, giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel yada sosyal kurumlar, ilk, orta ve yüksek okullarla, başka her çeşit öğretim kurumları (Buralarda kendi dillerini özgürce kullanmak ve kendi dinlerini özgürce uygulamak hakkında da sahip olarak...) kurmak, yönetmek ve denetlemek konularında eşit hakka sahip olacaklardır.
2. KONU :

Sözde   KÜRDİSTAN'ın   kurulması  faaliyetlerine   ilişkin olarak;
17.09.1992   Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"TÜRK Güvenlik Güçleri, 1992 yılında 205 kişiyi yargılamadan idam etmiştir. TÜRKİYE'nin güneydoğusunda sürmekte olan olağanüstü hal, derhal kaldırılmalı; TÜRKİYE'deki Kürt sorunu ile ilgili olarak, bir uluslararası konferans düzenlenmelidir."
Tercümesi: Türk Silahlı Kuvvetleri sürekli Kürtlere işkence ve soykırım yapmaktadır. Biz ise Kürt devletinin kurulması için Avrupa Birliği olarak her türlü desteği vereceğiz. PKK'yi ve Kürtçüleri, Barzaniyi ve Kürtçü aşiretleri terörist olarak tanımıyoruz. Onlar AB nezninde işgal altında bulunan vatanları için çarpışan birer gerilladır, terörist değil! Bu nedenle Avrupa Birliği PKK isimli örgüte ve Kürtçülere karşı yürütülen tüm faaliyetleri ve Türklerin Yurt savunması dediği şeyi katliam olarak niteliyoruz... Aynı SEVR'deki gibi Türklere pek çok soykırım atfediliyor.
22.12.1993      Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"TÜRK  Devletinin  bütünlüğü,   yalnızca  Kürtlerin   kendi dillerini  kullanma ve     öğrenme   hakkıyla  ve  gelenek  ve göreneklerinin varlığını sürdürmesiyle, fakat aynı zamanda uygun düzeylerde idari özerklikle de uyumlu olabilmelidir."
18.01.1996 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"Kürt vatandaşlarının TÜRKİYE içinde bir tür kültürel özerklik elde etmeleri için, barışçıl yollardan çaba gösterme haklarını tanır."
10.06.1996 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"AVRUPA Parlamentosu, TÜRK yetkililerden TÜRKİYE'de bulunan tüm Kürtlerin haklarını tanımasını ister."
19.06.1996 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"AVRUPA   Parlamentosu,   TÜRK   Silahlı   Kuvvetlerinin sürdürdüğü   Askeri  Operasyonlardan   ve   Kürdistan'daki (Güneydoğu Anadolu Bölgemize Kürdistan diyor!) anlaşmazlığa barışçıl bir çözüm   bulma   yollarını   aramayı   reddetmesinden   büyük kaygı duyar."
20.06.1996 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"AVRUPA Parlamentosu,  çıkmazı aşmak ve sorunun barışçıl biçimde siyasi bir çözüme doğru gidebilmesi için, ülkenin        güneydoğusundaki        askeri       operasyonları durdurması ve tüm Kürt örgütlerle görüşmelere başlaması için TÜRK Hükümetine çağrıda bulunur."
19.09.1996 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"AVRUPA Parlamentosu, T ÜRKİYE'nin Kuzey IRAK'ta bir güvenlik bölgesi yaratma niyetini mümkün olan en sert terimlerle  reddeder ve  bu  girişimi  ciddi bir    uluslararası hukuk ihlali olarak değerlendirir. TÜRKİYE'yi bu plandan vazgeçmeye   ikna   etmesi   için,   AB   Konseyi'ne   çağrıda bulunur."
17.09.1998 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"AVRUPA   Parlamentosu,   TÜRKİYE'nin   Kuzey   IRAK işgalini  lanetler ve  PKK terörizmiyle baş etme ihtiyacının milletlerarası   sınırların    ihlal   edilmesini   haklı   kılmadığını düşünür."  "    Kürt  kimliğinin  yasal  olarak tanınarak,   PKK'nın ateşkes çağrısına uyulması isteniyor ve TÜRK Ordusunun, Kuzey    IRAK'a    girmesi    işgal    olarak    tanınmakta    ve lanetlenmektedir."
Avrupa Parlamentosu Genişleme Grubu'nun 10.02.2000 Tarihinde   Hazırladığı  "TÜRKİYE ve Avrupa  Birliği  ile İlişkiler" Raporundan Aynen :
(1) "AB   kurumlan,  TÜRK  Hükümetinden  Kürt halkına uyguladığı baskılara siyasi bir çözüm bulmasını ister."
(2) (AVRUPA)   Parlamentosu,  "15   OCAK   1998   tarihli kararıyla,   bu  sorunun  çözümü  için  uluslararası  düzeyde girişimde     bulunması    için    AVRUPA    Birliği'ne    çağrıda bulundu ve Konsey'e ve üye devletlere de Kürtlere karşı insan  hakları   ihlalleri  sorununu   Birleşmiş  Milletler  İnsan Haklan    Komisyonu'nda   gündeme   getirmeleri   çağrısını yaptı."
(3)   "TÜRKİYE'nin AVRUPA Birliği'ne üyeliği görüşüyle bir   plan   doğrultusunda   KOPENHAG   Kriterlerini   yerine getirecekse,   Kürt  sorununun  çözüme kavuşturulmasının hayati önemde olduğunu vurguladı."
15.11.2000  Tarihli Kararı:

AVRUPA    Parlamentosu,    TÜRK   yetkililerine,    Kürt toplumunun  siyasi  temsilcileriyle,  özellikle de  ülkelerinin güneydoğusundaki      kentlerin      belediye      başkanlarıyla diyaloga girmeleri çağrısında bulunur."
Yukarıdaki maddelerin tercümesi:  Avrupa Parlamentosu Türkiye'nin güney doğusunu KÜRDİSTAN olarak tanımaktadır. Türk Ordusunun PKK terörizmine veya ülkenin bölünmez bütünlüğünü korumaya  karşı yaptığı her eylem katliam, soykırım ve işkencedir. Türk Ordusu gerilla savaşı yaparak ülkelerini savunmakta olan Kürt halkına karşı yaptığı bu savaşı sonlandırıp, doğu ve güney doğu Anadolu'yu terk edip, bu bölgeleri Kürtlere bırakmalıdır ve Kürtlerin böylece kendi kültürlerini gerçekleştirmelerini sağlamalıdır. Türk Ordusu Kuzey Irak'a ülkesini savunmak ve teröristlerle mücadele etmek için bile giremez! Yani kısacası Avrupa Birliği Parlamentosu aslında Türkiye'nin parçalanmasını ve Doğu'da bir Kuzey Kürdistan kurulmasını istemektedir, aynı SEVR'deki gibi!
Özde Kürdistanla İlgili Kararların Sevr Karşılığı
Madde  62   :
    FIRAT'ın   doğusunda,   ileride  saptanacak ERMENİSTAN'ın güneyinde... saptanan SURİYE ve IRAK ile TÜRKİYE sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca üstün bulunduğu bölgenin yerel özelliğini, işbu antlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak altı ay içinde İSTANBUL'da toplanan ve İNGİLİZ, FRANSIZ ve İTALYAN Hükümetlerinden  her birinin atadığı  üç üyeden oluşan  bir Komisyon   hazırlayacaktır...bu   plan   Süryani  ve Geldaniler ile bu bölgelerin içindeki öteki etnik ve dinsel azınlıkların korumasına ilişkin tam güvenceleri de kapsayacaktır...
Madde 63 : Osmanlı Hükümeti 62. Maddede öngörülen komisyonlardan birinin yada ötekinin kararlarının, kendisine bildirildiğinden başlayarak üç ay içinde kabul etmeyi ve yürürlüğe koymayı şimdiden yükümlenir.
Madde 64 : İşbu Antlaşmanın yürürlüğe konuşundan bir yıl sonra, 62. Maddede belirtilen bölgelerdeki Kürtler, bu bölgelerdeki nüfusun çoğunluğunun TÜRKİYE'den bağımsız olmak istediklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti Konseyine başvururlarsa ve Konseyde bu nüfusun bu bağımsızlığa yetenekli olduğu görünüşüne varırsa ve bu bağımsızlığı onlara tanımayı TÜRKİYE'ye salık verirse, TÜRKİYE bu öğütlemeye (Tavsiyeye) uymayı ve bu bölgeler üzerinde bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçmeyi şimdiden yükümlenir.
 Bu vazgeçmenin ayrıntıları Başlıca Müttefik Devletlerle TÜRKİYE   arasında   yapılacak   özel   bir   sözleşmeye   konu olacaktır. Bu vazgeçme  gerçekleşirse ve gerçekleşeceği zaman, KÜRDİSTAN'ın şimdiye dek MUSUL İlinde kalmış kesiminde oturan Kürtlerin, bu Bağımsız Kürt Devletine kendi istekleriyle katılmalarına, Başlıca Müttefik Devletlerce hiçbir karşı çıkışta bulunulmayacaktır.

3. KONU:
YUNANİSTAN'ın topraklarının AB'nin koruması altında olması hususlarına ilişkin olarak;
15.02.1996 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

"TÜRKİYE'nin AVRUPA BiRLİĞİ'nin bir üye devleti olan YUNANİSTAN'in egemenlik haklarını tehlikeli bir biçimde ihlal etmesinden ve EGE'deki askeri gerginliğin artmasından ciddi biçimde kaygı duymaktadır. YUNANİSTAN'ın sınırlarının, aynı zamanda AVRUPA BiRLİĞİ'nin dış sınırlarının parçası olduğunu vurgular."
(AVRUPA Parlamentosu, Doğu EGE'de KARDAK Adası ile ilgili olarak, TÜRKİYE'nin provaktif askeri operasyonlarından kaygı duymaktadır. KARDAK adası; 1923 yılındaki LOZAN Antlaşması, 1932 yılında İTALYA ve TÜRKİYE arasındaki protokol ve 1947 PARİS Antlaşmasına göre, Oniki Adalar grubuna dahildir ve 196O'lı yıllardaki TÜRK haritaları bile bu adaları, Yunan toprağı olarak göstermektedir.)
17.09.1998 Tarihli AB Parlamentosu Kararı:

AVRUPA Parlamentosu, TÜRKİYE'den "EGE'deki, özellikle KARDAK adasına ve kıta sahanlığının sınırlarının belirlenmesine ilişkin olarak, farklılıkların giderilmesine çalışılmasında uluslararası hukuk ilkelerine saygı gösterilmesini" istemektedir.
Yunanistan’la İlgili Kararların Sevr’deki Karşılığı

Madde 84  :
...TÜRKİYE,  eski Osmanlı İmparatorluğunun Avrupa kıtasında ve işbu Antlaşma ile saptanan TÜRKİYE sınırları ötesindeki bütün haklarından ve sıfatlarından YUNANİSTAN yararına vazgeçer.
Madde  122   :   TÜRKİYE,   şimdi İTALYA'nın  işgalinde  bulunan EGE Denizi  adaları  ile    bunlara    bağlı adacıklar üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından İTALYA yararına vazgeçer.
Madde 84   : ....  TÜRKİYE, eski  Osmanlı  İmparatorluğunun Avrupa kıtasında ve işbu Antlaşma ile saptanan TÜRKİYE sınırları ötesindeki bütün haklarından ve sıfatlarından YUNANİSTAN yararına vazgeçer.
Madde  122    :  TÜRKİYE,   şimdi   İTALYA'nın  işgalinde bulunan EGE Denizi adaları   ile    bunlara    bağlı adacıklar üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından İTALYA yararına vazgeçer.
4. KONU :

Kıbrıs’la İlgili Kararlar
06.10.1999 Tarihli Kararı:

"AVRUPA  Parlamentosu,  TÜRK Yetkililerinin   KIBRIS konusunda ilgili  BM kararlarının kabulü ve uygulanması temelinde   ve   (KIBRIS'ın)   AVRUPA   Birliği'ne   katılması konusundaki      görüşmelerin      kesintisiz      bir      biçimde sürdürülmesinden    bağımsız   olarak,    siyasi    bir   çözüm bulunmasına   bir   kez   daha   aktif   bir   biçimde   katkıda -bulunmasını ister,"
Avrupa Parlamentosu Genişleme Grubu'nun 10.02.2000 Tarihinde  Hazırladığı   "TÜRKİYE ve Avrupa  Birliği  ile İlişkiler" Raporundan Aynen:
"TÜRKİYE, KIBRIS Cumhuriyeti topraklarının 7'sini, yasa dışı bir biçimde işgal etmektedir. Genişleme süreci 31 MART 1998 tarihinde başlatılmıştır ve 10 KASIM tarihinde de aralarında KIBRIS'ın da bulunduğu   ilk ülke grubu ile katılma  görüşmeleri   başlamıştır.  Üyelik,  adanın  tümünü kapsamalı   ve    adayı    bölen   anlaşmazlığa   barışçıl    bir çözümün bulunması sürecini hızlandırılmalıdır."
25.10.2001 Tarihli Kararı:

AVRUPA Parlamentosu, KIBRIS sorununa kapsamlı ve tatmin edici bir çözüm aramada süren tıkanıklık, sürmekte olan   çabalan   zayıflatarak   genişleme  sürecini   ciddi   bir biçimde aksatacak niteliktedir...
Tercümesi: Türk Ordusu Kıbrıs’ı işgal etmektedir. Hemen Kıbrıs’tan çekilmeli ve Kıbrıs’ı tamamen Yunanlılara bırakmalıdır. Zamanla nasıl olsa biz Avrupa Birliği olarak orada kalan Türkleri ya asimile ederiz yada kovarız. Türkiye Kıbrıs’la ilgili tüm haklarından vazgeçmelidir aynı SEVR'deki gibi.
Kıbrıs’la İlgili Kararın Sevr Karşılığı:

Madde 116 :
TÜRKİYE, bu adanın Padişah'a ödenen vergiye olan hakkını da içermek üzere, KIBRIS üzerinde yada KIBRIS'a ilişkin bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçer.
5.KONU
ERMENİ iddialarına ilişkin olarak;
15.11.2000 tarihli AB Parlamentosu Kararı:

(1) AVRUPA Parlamentosu, 1980'li yıllardan beri 1915-1917 olaylarını Birleşmiş Milletlerin 09 ARALIK 1948 tarihli kararındaki "Soykırım" olarak ilan etti ve TÜRK Hükümetinin bunu kabul etmesini istedi; TÜRKİYE'nin bu olguyu reddetmesinin AVRUPA Birliği üyeliğinin kesin engeli olduğunu açıkladı.
(Burada sözde Ermeni Soykırımının kabul edilmesinin Avrupa Birliğine girmek için kesin şart olduğundan bahsediliyor!)
Tercümesi: Türkler Ermenileri 1915'de katletmişlerdir, biz Avrupa Birliği Parlamentosu olarak buna inanıyoruz, zaten kanunlarımıza geçirdik. Zaten aksini iddia edenleri de hapis cezasına çarptırıyoruz. Kızılderileri katleden yada 200 yıl zencileri köle olarak kullanan  ABD'yi, Cezayirlileri katleden Fransa’yı, Türkleri-Çingeneleri-Yahudileri ve tüm Avrupa'yı katleden Almanları, tüm dünyayı sömürge haline getirip Hindistan’dan-Uzak Doğu'ya kadar her yerde halkı katleden İngilizleri, vb. katliamcıları görmüyoruz, çünkü bizim kanunlarımız tek taraflı çalışır. Bu Ermeni soykırımının bedeli Türkiye'den toprak ve tazminat talebidir. Eğer soykırımı tanımazsanız hiç bir şekilde Avrupa Birliğine girmek için bile müzakerelere başlamayız. Bunun arkasından Kürt, Helen, Rum Pontus, Süryani soykırımlarının geleceğini de her halde anlamışsınızdır, ama biz yumuşak yumuşak sizi alıştırıyoruz, canınız çok yanmasın diye! Aynı SEVR'de olduğu gibi!
Ermenilerle İlgili Kararın Sevr Karşılığı

Madde 142 :
....Osmanlı Hükümeti savaş süresince TÜRKİYE'de yapılan topluca öldürmeler sırasında, kişilere verilen zararları en geniş ölçüde karşılamak için, 1 KASIM 1914'den beri herhangi bir soydan yada dinden olursa olsun, ortadan yok olmuş, zorla götürülmüş, gözaltı (enterne) edilmiş yada tutuklanmış kişilerin aranması ve kurtarılması için kendisinin ve Osmanlı Makamlarının tüm desteğini sağlamayı yükümlenir.
Madde 144 : ...Osmanlı Hükümeti, 1 OCAK 1914 'den beri topluca öldürülme korkusuyla ya da başka herhangi bir zorlama yüzünden,  yurtlarından kovulmuş, Türk soyundan olmayan Osmanlı uyruklarının (öncelikle Ermenilerin) yurtlarına dönüşlerini ve yeniden işlerine başlayabilmelerini, olabildiği ölçüde kolaylaştırmayı resmen yükümlenir.
6.KONU :
Mali hususlara ilişkin olarak;
Avrupa Komisyonu 08.11.2000 Tarihli Raporunda:
(1)   AVRUPA Birliği, devlet yetkilerinin merkezi idareden mahalli idarelere devrini savunmakta ve bu amaçla mahalli idareler reformu  yasa tasarısının kabulünü  istemektedir; "Merkezi idarenin mahalli yönetim üzerindeki denetimi güçlü olmaya devam     etmektedir. Daha  öte bir ademi merkeziyetçiliği   amaçlayan ve halen bakanlıklar arasında görüşülmekte olan mahalli yönetime ilişkin yasa taslağının kabul edilmesi beklenmektedir."
(2)  AVRUPA  Komisyonu, TÜRKİYE sendikacılık hareketinin,  "Mezarda  Emeklilik" olarak  nitelendirdiği ve "Sosyal Güvenlik Reformu" adı altında sürdürülen uygulamaları da desteklemekte ve bunlara acilen ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.

AB Parlamentosunun 25.10.2001 Tarihli Kararı:
"AVRUPA Parlamentosu, Ülkeyi finansal krizden çıkarmak için gerekli olan ekonomik reformların uygulanmasında TÜRK Hükümeti 'tarafından yapılan girişimleri memnuniyetle karşılar; ekonomiye istikrar kazandırmak için gerçekleştirilen bu çabanın ürünlerini vermeye başladığına inanır."
13.11.2001 Tarihli Kararı:

Ayrıca, aynı. gün "IMF ve Dünya Bankası tarafından finansal destek sağlanmış ve yeni ekonomik planın uygulanma boyutuyla ilgili önemli sayıda yasa 2001 yılının ikinci çeyreğinde hızlı bir biçimde kabul edilmiştir. Bu reformların amacı krizin aşılması ve AB üyeliği için ekonomik kriterlerin yerine getirilmesine yardımcı olmaktır." şeklinde açıklamada bulunmuştur.

Tercümesi: Tüm ekonominizi IMF ve Dünya Bankası aracığıyla esir aldık. Tarımınızı ve hayvancılığınızı çökerttik. Tüm ekonominiz bizim elimizde. Tüm stratejik kurumlarınızı satın aldık. Ekonominizi yok ettik. IMF'ye 300 milyar dolar borcunuz var ve artık bir kölesiniz. Sizi daha iyi köleleştirmek yolunda AB'ye gireceğinizi söyleyerek siz bir havuç gösterip kandırıyoruz. Aslında sizi parçaladıktan ve Konstantinopolis'i kopardıktan sonra size çok SEVR'den çok daha ağır yaptırımlar uygulayıp Türkleri Anadolu'dan atacağız. Güney Doğu'da bir Kürdistan, Güneyde bize bağlı kantonlar, Doğu'da bir Ermenistan, Karadeniz'de bir Rum Pontus kuracağız.
Not: George Soros'a bağlı bir üniversitesinin ileri gelenlerinden bir Profesör şöyle demiştir :
'... Siz ne sanıyorsunuz, 2025'te İstanbul'da bir tek Türk kalmayacak, var olanlar da asimile olacak, gerisi kaçacak, bunun kararı çoktan verildi!'
Sevr Karşılığı
Madde 234 : Osmanlı Hükümeti, Maliye komisyonunun izni olmadıkça hiçbir iç ya da dış borçlanmaya girişmemeyi yükümlenir.
 Bundan sonraki yorum ve düşünceler sizlerin. Ve konuyu sizlerin de yorumlarına açarak, düşüncelerinizi katmanızı istiyoruz…

666 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.30Rating: 4.30Rating: 4.30Rating: 4.30Rating: 4.30 ( 23 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (8 Tane Yorum Yazılmış)
  • image ıshak bey üstü açık yatmadım ayrıca kuşda değilim.
    (Gönder rizeli reis, Mart 31, 2007, 9:32 PM)
  • image rizeli reis çok komiksin güldürdün beni. üstün açık mı yattın bu kabuslar ondan olabilir. Bence acil doktora git sen
    (Gönder ishak güvercin, Mart 26, 2007, 6:35 PM)
  • image dinlerarası diyalogun vatıkan projesi oduğunu sizin mubarek hocanız söyluyor onada mı ınanmıyorsunuz.yoksa yalan söyleme kontenjanı varda biz mi bilmiyoruz. ab nin kullandığı bütün semboler ve argumanlar gizli örgütlerin işaretleri. opus deı, gül ve haç, tapınak şovalyeler vd. yine mi abartıyoruz. bunlar hep tesadüf mü? eğer gerçeklri saklamak içinkonuşuyorsanız problem yok. ama kor bir vatandaşımızsanız yanaım size. ancak gerçekleri görme kabiliyetine eriştiğinizde siz daha çok yanacaksınız. ayrıca sizin yok sayışlarınız bizi karşı mucadeleden vaz geçiremeyecek. ve Zafer bizimolacak. yanı türk evlatlarının.
    (Gönder rizeli reis, Mart 26, 2007, 6:24 PM)
  • image iyi niyetli insan olmak ayrı, at gözlüklerini takıp ülkemiz üzerinde hem dışarıdan hemde içeriden oynanan oyunları görmezden gelmek ayrı! Ki bazılarımız(!) öyle yapmayı,yaşamayı tercih ediyor. Fikirler tartışılarak doğrular bulunur. Senaryolar da olur paranoyalar da!.. Birileri paranın ve onun getirdiği gücün girdabına fena kapılmış. Ülkemiz Avrupa'ya, Amerika'ya gün gün köle edilmeye çalışılıyor. Bunu görememek asıl paranoyadır! Güçlü bir ülkeyiz doğru, o yüzden bu kadar yok etme, küçültme çabalarını sonuçlandıramıyorlar. Avrupa'nın Amerika'nın himayesine Türkiye Cumhuriyeti'nin ihtiyacı yok! Birlik dedikleri ülkemizin kültürüne,hukukuna vs... aykırı!Bunu görmek, düşlemek kadar da zor değil!
    (Gönder Filiz BADAY, Mart 24, 2007, 5:26 PM)
  • image Dinler arası diyalog vatikan projesi. Dinler arası çatışma bilmem ne projesi. Madem öyle kalkın bir ışık da siz yakın. Sema Baytura katılıyorum. Malesef aydın geçinenler topluma korku satmaktan başka hiç bir şey yapmıyorlar. Kalkıp güzel işler peşinde olanları da vatikan projesi , abd projesi gibi çamurlarla zayıflatmaya çalışıyorlar. Vatikanın eli Türkiyeye uzanacak kadar büyük değil. Biz asil bir milletin ve yüce bir dinin mensuplarıyız.
    (Gönder murat harun yiğit, Mart 24, 2007, 1:33 AM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler