Çaykur Rizespor Ankara deplasmanından üç puanla dönerken, hem rakibini ataşe attı hem de tam bir yılı aşkın bir süredir, yaklaşık 411 gün sonra yabancı saha galibiyeti ile tanıştı. Trabzonspor deplasmanından sonra ilk deplasman galibiyetini alan yeşil-mavili ekibimiz bu galibiyetle de aynı zamanda rahat bir nefes aldı.
Rakibi karşısında çok kontrollü oynayan ekibimiz ilk yarı çok organize oldu ve kontrolü elinde tuttu. Özellikle Riberio ve Leandro ikilisi adeta samba rüzgârı estirerek çok iyi bir ikili oluşturdular.
İlk yarıyı 1-0 önde tamamlayan ekibimiz, ikinci yarı rakibinin daha da üstüne gelmesi ile rahatladı ve bu durum ileri çıkarken Ç.Rizespor'a boş alanlar yaratmasına yol açtı.
Bu fırsatlardan sadece birinden yararlanabilen ekibimiz maçtan üç puanla dönerken, şimdilik biraz rahat nefes almış oldu.
Bu maçta kalede Gonzales yine devleşirken, defansta Kürşat yine görevini yaptı. Ortada ise Fahri, geldiğinden bu yana en iyi ikinci maçını çıkardı bence. İlerde Zafer Biryol'un yerine görev yapan Riberio hem gol attı hem de yapmış olduğu asistlerle bu yerin adamı olduğunu da kanıtlamış oldu.
Kendisini çok eleştirdiğim Sayın Susiç bu maçta yine bir kumar oynadı fakat maç kazanıldığı için bu yönü pek gündemde olmadı. Kürşat’la yan yana oynayan Suat Usta'yı bu kez sol bek oynatarak yine yanlışlarında boş durmadı. Allahtan önünde Victoria vardı. Adam hem Suat'ın açıklarını kapattı ve hem de ileri geri koştu. Bu durumda o da yorulunca nihayetinde 70. dakikada oyundan alındı.
Hakem maçı beş dakika uzatmış, Ankara takımı beraberlik için bastırıyor, ekibimizin iki oyuncu daha değiştirme hakkı var ama ortada hiçbir hareket yok… Yahu Susiç Bey biraz oyuna kendini verse, adam vakitten çalmak için iki oyucuyu değiştirse en az iki üç dakika oyundan çalacaksın. Ama nerde… Sayın Susiç maçın bitmesini bekliyor…
Kim ne derse desin ben bu adama ısınamadım. İsterse 50 puan alsın, bana göre oyun anlayışı sıfır… Yine bir sözüm de Lig Radyoda maçı anlatan yılların deneyimli usta spikeri Sayın Ümit Aktan Bey’e. Artık sende bunaldın, bir insan maç anlatır da bu kadar hata olur mu kardeşim… Maçı anlatırken bizim Şadi Çolak’ın ismini gündeme getiriyor, biz de ‘herhalde Şadi oyunda’ diyoruz. Ama oda ne Şadi oyunda ama Ankara Belediyespor'da oynuyor. Hadi ‘bir yanlışlık oldu diyoruz’, ama o ısrarla ‘şimdi top Şadi Çolak'ta, onun vuruşunu kaleci Gonzalez çıkarıyor’… Yani bizim Şadi kendi kalesine vuruyor zannediyoruz. Oysa maçta ne Şadi var, ne Ankara’da… Deneyimli bir spikerin bu kadar ukala ama bilgisizce maç anlatmasını da kınıyorum.
Son olarak bu hafta sonu yapılacak olan Denizli maçının bizim için ikinci bir bayram olması temennisi ile şimdiden tüm Müslüman âleminin Kurban Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederiz...