Mehmet Faraç, Yeni Kitabında PKK'nin Siyasallaşma Çabalarını Gözler Önüne Seriyor
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Faraç, son kitabı "PKK'nin Şifreleri"nde, terör örgütünün özellikle Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının ardından başlattığı siyasallaşma çabalarını gözler önüne seriyor. Kitapta örgütün şehir yapılanmaları, sabotaj timleri, suikastları, lojistik unsurları, İran, Suriye ve Irak'taki kolları, parasal bağlantıları, kaçakçılık yöntemleri, Hizbullah, Talabani, Barzani ve Amerika'yla ilişkileri de irdeleniyor. PKK içindeki iç savaşı anlatan bölümler ise dikkat çekiyor.
Bugüne kadar töre ve GAP'taki sosyo-ekonomik kavganın yanı sıra Hizbullah ve El Kaide gibi şeriatçı terör örgütleriyle ilgili kitaplar yazan Mehmet Faraç, yeni çalışmasında 1984 yılından bu yana izlediği PKK'yi tüm boyutlarıyla ele alıyor. PKK’nin Eruh ve Şemdinli ilçelerine yaptığı baskının ardından başlatılan Güneş Harekatı'nı izleyen gazetecilerden biri olan Faraç, 2000 yılından itibaren Cumhuriyet Gazetesi'nde yazmaya başladığı analizlerinde bir dönem "Bir avuç eşkiya" diye tanımlanan örgütün askeri ve siyasi açıdan geçirdiği büyük değişimin boyutlarını okuyucularına sunuyor. Örgütün Suriye’nin Bekaa Vadisi’ndeki 50 kişilik ilk silahlı gruptan 6-7 bin kişilik bir güce ulaşabilmesini sorgulayan Faraç, "PKK'nin Şifreleri"nde "Döz ovada siyaset", "Pişmanlık Yasası" gibi tartışmalara da ilginç gözlemleriyle dikkat çekiyor. Kitapta, Abdullah Öcalan'ın İslamcılıktan miliyetçiliğe, Kürtçülük'ten Marksizm'e uzanan çizgisinin yanısıra, sık sık yakalandıkları iddiasıyla gündeme gelen Murat Karayılan ile Cemil Bayık'ın şaşırtıcı yaşam öykülerini anlatıyor.
Gerçekleşen Öngörüler
Cumhuriyet Kitapları'ndan çıkan eser, Faraç'ın örgütün stratejisi ve hedefleriyle ilgili öngörülerini de içeriyor. Mehmet Faraç'ın 12 Şubat 2000'de kaleme aldığı "PKK ısrarla muhatabını arıyor" başlıklı yazıda örgütün siyasallaşma çabalarından ve Öcalan'ın yakalanmasının ardından başlayan yeni dönemdeki stratejesinden söz ediyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 12 Aralık 2007'de yaptığı açıklamada gündeme getirdiği "siyasallaşma", "legalleşme çabaları" ve "milis grupları" gibi ifadeler Faraç'ın okuyucuları için pek yabancı gelmiyor. Kitapta sadece örgütün Türkiye içindeki eylemleri değil, Kuzey Irak'ta peşmerge liderleri Celal Talabani ve Mesut Barzani'yle ilişkileri, Suriye ve İran'daki kollarının faliyetlerinin ulaştığı aşamalar da irdeleniyor. Barzaniciliğin Güneydoğu'da yükselişiyle ilgili bölümde ise çarpıcı tespitler yapılıyor. Analizler ve öngörüler PKK'nin, salt Kandil Dağı'ndaki bir grup yöneticinin talimatlarıyla hareket eden silahlı bir grup olmadığını gösterirken örgütün Avrupa'da yoğunlaşan siyasi faaliyetleri ve lobi çalışmalarıyla geliştirilen ilişkiler deşifre ediliyor.PKK'nin Şifreleri'nde örgütün şehir yapılanmaları, sabotaj timleri, suikastları, lojistik unsurları, İran, Suriye ve Irak'taki kolları, Hizbullah'la ilişkileri, parasal bağlantıları, kaçakçılık yöntemleri de önemli satırbaşlarını oluşturuyor. Kamuoyuna fazla yansımayan iç kavgalar, örgüt içi infazlar, muhaliflere yönelik baskılar da "Derin PKK" ve "PKK'nin Susurluğu" gibi bölümlerde irdeleniyor.
Kandil Dağı'ndaki Yangın
PKK'nin bugüne kadarki eylem stratejilerini anlatan Faraç, gelecek dönemdeki hedeflerini de şöyle sıralıyor:"PKK şiddeti bir yöntem olarak kullanırken üç hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Örgüt Türk ve dünya kamuoyunun baskılarıyla taleplerini giderek daraltırken, en kısa anlatımıyla Kürt kimliğinin Anayasa'ya girmesini, Kürtçenin resmi dil olmasını ve Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını istiyor. PKK tüm bu hedeflerine varmak için Kandil Dağı'nda şiddet yangınını körüklüyor! Urfa'nın Halfeti ilçesine bağlı Amara (Ömerli) köyünde doğan Abdullah Öcalan ise İmralı Adası'ndan çıkarak Kürt siyasal hareketinin başına geçeceği günü bekliyor! "