Gün geçmiyor ki, yeni gündemlerle halkın dikkati dağıtılmasın…
Türbandır, Güneydoğu’da terör olayıdır. Kuzey Irak’a Türk jetlerinin saldırısı. Her gün gündemler değiştiriliyor...
Ortada bir gerçek var. Ekonomi… Halkın cebinde para yok! Her geçen gün işsizlik artmakta.
Rize, son 7 yılda 49 bin göç verdi. Nerde bu insanlar? Nerde köylerimiz? Ekonomik sıkıntılar her geçen gün artmakta. Rize’de ise iki sendika arasında başlatılan bir mücadele ve hükümet yanlısı olan bir sendika ile 55 yıldır işçinin yanında olan bir sendika karşı karşıya… İyi veya kötü, Tek Gıda-İş 55 yıldır işçi sorumluluğunu almış ve küskünlerin ayrılması ile yeni bir oluşum başlatılmış. İşçilerin bir kısmı kandırıldı, ama pişman olanlar geri dönmeye başladı.
Çay paralarının bitimi ile birlikte artık Rizelinin, hele Haziran ortalarına kadar cebinde para görmeyeceği bir gerçek. Rize’yi terk eden edene, göç her geçen gün artmakta. Valiliğin düzenlediği ‘Halk gününe’ katılım artmakta ve her gelenin derdi iş. Artık ‘halk gününe’ gelen insanlar görüntülerini bile aldırmak istemezken; asıl utanması gereken kişiler utanmıyor ve devletin kapısı iş kapısı diyenler gelen halka kömür, yiyecek veya 3-5 kuruş vererek günü savuşturuyorlar. Ne kadar gidecek bu oyalama. Ülkeyi toz pembe gösterenler, 2003 yılında 3 yıl süre isteyenler, herkese ev, aş, iş demediler mi? Ne oldu, 5 yılda aş da, işte gitti. Üstelik 49 bin kişi de gitti.
Köylerimiz tamamen boşaldı. Halk gününe gelen bir vatandaş, köyde kimsenin kalmadığını ve tek başına kaldığını söyleyerek “Ben de iflas ettim, köyüme döndüm, çocuklarım 5 kilometre yaya yürümek zorunda” diyor. Bu Rize’nin gerçeğini göstermiyor mu? ‘Organize Sanayi Bölgesi kurulacak’ dediler. ‘Bakanlar Kurulu kararı çıktı’ dediler. Hala beklenmekte, Valilik yeni projeler üretiyor. Rize’de kalanlar kahve köşelerinde sürünürken Sayın Vali onlara teknolojiden bahsederek, kitap okumaya davet etmekte. Millet aş ve iş istiyor Sayın Vali. Bırakın 27 mi, 37 mi ne proje üretmeyi de şu göçü önlemenin yolu olan iş ve aş bulmanın yolunu bulalım. Belki de Sayın Valinin dediği gibi, ‘akıllılar’ Rize’yi terk etmeye başladı.
Organik tarım denmeye başladı. Zaten 30 yıl öncesinde organik tarım yok muydu? Neden organik tarımdan hormonlu tarıma döndük? Halkı zehirledikten sonra, topraklarımızı yaramaz hale getirdikten sonra, şimdi AB istiyor diye yeniden organik tarıma dönmeye başladık... 30 yıl önce de AB bizi sokmadı mı asitli tarıma? Çok geç olduğunda mı aklımız başımıza gelecek? AB projeleri deniyor ve millet, resmi kurumlar yeni, yeni projeler üreterek AB’den para alma peşinde koşuyorlar. Kimse kimseye bedava para vermez!..
Artık Rize kendi özüne dönmeli. Avutulmamalı. Güneydoğu’da halkın yüzde 70’i vergi vermeyip, elektrik parası ödemezken; Rize’de bu rakam, elektrik parası ödemede yüzde 90’ların üzerinde ve vergi ödemede ise Türkiye’de ilk 6. sırada yer almakta.
Terör laneti dediler. Kuzey Irak’a kadar uzandılar. Hakkari merkezde, Cizre’de Türk Bayrağı indirilmedi mi? İstanbul’da bazı semtlerde ‘terör’ gösterileri yapılmadı mı? Neden hala dağlarda terörist aradığımızı anlamadım!.. Teröristler şehir merkezlerinde istedikleri gibi propagandalarını yaparken, biz hala dağlarda onları neden arıyoruz?
Bu kadar avutulmak olmaz!.. Kim kimi kandırıyor anlamadım?..
Türban bahane, Kuzey Irak bahane bence. Bırakalım avutmayı, halkın açlığına kulak verelim.
(Gönder Fahrettin MELEMŞE, Mart 19, 2008, 1:03 AM)