header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Eğrisi Doğrusu

- Mustafa Bayrak on Nisan 01,2008

image

Barış Manço’nun bir türküsü geldi aklıma, ‘Yaz dostum, su üstüne yazı yazsan kalır mı?’…

Maalesef bizim ki de böyle! Yazdıklarımız sanki su üstünde.

Uyutulmuşuz, susturulmuşuz. Kabuğumuza çekildik. Aç veya tok hayat devam ediyor. ‘Bana ne’ diyerek. Hiçbir şeye tepki göstermiyoruz. Kim ne yazmış, kime yazmış kimsenin umurunda değil.

Köşe yazılarımızın yayınlandığı www.gazetevice.net başta olmak üzere bazı internet sitelerinde vatandaşlar ve dostlarımız ile büyüklerimiz yorumlar yazmakta. Hepsi olumlu, kendilerine katkılarından dolayı teşekkür etmek istiyorum.

Biz yine gerçekleri yazmaya devam edeceğiz. Hayat devam edene kadar. Bazı  yorumcular ise ‘tek suçlu basın’ diyerek suçu bizim üzerimize atmakta. Haklılık payları yok değil! Ama konuşacak insan da var değil!..

- Rize’de muhalefet yok!

- Rize’de tepkili sivil toplum örgütü yok!

- Rize’de gerçekleri söyleyen yok!..

Belki biraz ağır oldu ama maalesef öyle…

       Bazı sivil toplum örgütleri ile bazı muhalefet parti temsilcileri bizleri suçlayarak gerçekleri yazmadığımızı söylemekte.

Yine de belki haklılık payları var ama her gazeteciyi aynı kefeye koymak doğru değildir. Unutulmamalı ki gazeteci sadece köşe yazılarında kendi fikirlerini yazar. Haber kaynağı olmadan haber sadece magazin olur.

Birileri söylesin, kim hangi belgeyi verdi de yazmadık… Kim yetkisiyle beyanat verdi de biz yazmadık. Her şeyi de basından beklemeyin… Sizlerde görevinizi yapmalısınız!

Muhalefet yapın demiyoruz ancak gerçekleri, bildiğiniz tüm yanlışları bizlerle paylaşmalısınız. Birilerini suçlarken kendi suçunuzu da terazinin diğer kefesine koyun. Hangisi ağır basarsa, elbette ki 4x4’lük değiliz. Bizim de hatalarımız vardır ancak, önce vatandaş olarak kendimize de hata aramalıyız.

Ülke zor bir dönemeçte. Bir yandan terör, bir yandan türban, bir yandan ise Anayasa değişikliği ve kapatma davası.

Ama her zaman olduğu gibi bu yazımda da bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim.

Teröristi dağda değil, İstanbul un göbeğinde, Güneydoğu’daki şehir merkezlarinde, panzeri taşlayan, polise ve askerlere molotof kokteyli atanlarda aramalıyız. Kuzey Irak’ın içlerine kadar girerek aramamalıyız.

Bence en büyük hatayı idam cezasını kaldırmakla yaptık. Bu benim görüşüm.

Türkiye Cumhuriyetini bölmek, parçalamak, bayrağı yakmak, masum insanlara kurşun sıkmanın cezası bence idam olmalıdır. Altını çizerek söylüyorum, bu benim fikrim… Ne insan hakları, nede AB beni ilgilendirir.

Asgari ücret alan bir işçiden alınan ücret hiçbir vergiden alınmamakta. İşte o insanlardan alınan vergiler ceza evinde sakladığımız şerefsizlere yedirdiğimiz ekmektir. Boğazlarında kalsın. Benden kesilen vergiyle onlara yedirenlere de hakkımı helal etmiyorum.

Gelelim şimdi Ç.Rizespor gerçeğine. Ç.Rizespor olayında, taraftarların basına karşı tepkisinde haklılık payı vardır. Bizler TV programlarında, bağlı bulunduğumuz gazetelerde Rizesporla ilgili her konuyu masaya yatırdık. Yönetimle sık, sık bir araya gelerek eksikleri, yapılması gerekenleri söyledik.

Uyardık ve ligde hiçbir başarısı bulunmayan Arıca ile yola girilmesinin doğru olmadığını söyledik. Bunu kaleme de aldık. Ancak bizlerden sabır istendi. Her ne olursa olsun Rizespor, tüm Rizelilerin isminin geçtiği bir kulüptür ve buna zarar vermek istemedik. Ancak yumurta geldi dayandı. Önümüzde fazla bir süre kalmadı ve maalesef ligin en alttan ikincisi sırasındayız. Amacım yine zarar vermek değil. Biz başkan ile kongre öncesi ve daha sonralar her şeyi açıkça konuştuk. Tabii yazacak çok şey var. Konuşulacak çok şey var. Sıra onlara gelecek şu ligin hayırlısı ile bitmesini bekliyorum.

Neler mi yazılacak? Birkaç örnek vereyim...

Hangi yönetici hangi futbolcunun transferinden hangi kulüpten ne kadar avanta aldı?..

Hangi futbolcu hangi yöneticiye yakın. Deplasmanlarda nerelerde zamparalıklar yapıldı?..

Sanırım bu bombalar patladığında basının, yani bizim neden sessiz kaldığımızı da anlayacaksınız. Ancak bu durumda şimdilik sessiz kalmayı düşünüyorum.

Ama sanırım bu sessizlikle yaşanan gelişmelere karşı durulan sessizlik pek benzeşmeyecek… Elbette sizlerin de söyleyecek çok sözü vardır.


104 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 ( 3 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler