header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


NATO ve Karadeniz Kavgası!

- Ahmet Şefik on Nisan 16,2008

image

Romanya’nın Başkent Brüksel’de yapılan NATO Zirvesi’nin arka planında, Karadeniz’in bugünkü ve gelecekteki statüsüne ilişkin büyük bir kavga yaşandı.

Karadeniz’i bir süredir, geleceğin en önemli stratejik mücadele alanlarından biri olarak gösteriyoruz. Brüksel zirvesi, bu saptamanın ne kadar doğru olduğunu gösteren çok önemli tarihi bir toplantı oldu.

Bilindiği gibi Sovyetler Birliği’nin dağılması ve ABD’nin egemen olduğu tek kutuplu dünyanın oluşmasının ardından, Türkiye’nin de öncülüğünde bir Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) süreci başlatılmıştı. Bu sürecin temel amacı, Karadeniz Havzası’nda her alanda yeni bir işbirliğinin yolu açmak ve dışarıdan gelebilecek etki, baskı ve oldu bittilere karşı bir bölgesel inisiyatif oluşturmaktı.

Gelin görün ki bu süreç, kurulmasında büyük rolü olan Türkiye’nin de yanlış adımları ile amacına ulaşamadı. Bir taraftan ABD’nin böyle bir bölgesel inisiyatifi kendisi için bir tehlike, tehdit ve engel olarak görmesi, diğer yandan AB’nin doğuya açılma isteği dolayısıyla yaptığı girişimler, bu süreci baltaladı.

Bugün KEİ sürecini yeniden canlandırma çabaları olsa da, artık bölgesel bir inisiyatif özelliği çok tartışılır. Bu nedenle KEİ içinde özellikle Türkiye ve Rusya arasında bazı yakınlaşmalar yaşandı. Türkiye ne kadar NATO üyesi ve AB’ye aday üye statüsünde bulunsa da, bu iki ülkenin uzun vadeli çıkarları, kaçınılmaz olarak birlikte olmayı gerektiriyor.

Karadeniz, gerek mevcut ticaret ve enerji yolları ve gerekse gelecekteki enerji kaynakları ve stratejik konumu dolayısıyla, dünya egemenliği peşinde koşan ABD için denetlenmesi gereken bir bölge. Dahası, Avrasya’nın en önemli noktası, önümüzdeki dönemde dünyada oluşan yeni güç odaklarının ortak sınırı. Bunu tek başına yapmakta çok büyük sorunları bulunan, hatta büyük tepkiler çeken ABD, NATO’yu, NATO’nun amaç ve stratejilerini, yeni konseptini kullanarak Karadeniz’de söz sahibi olmak istiyor.

Geçen yıllarda, yine NATO’yu kullanarak Karadeniz ‘e silahlı kuvvetler çıkarmak isteyen ABD, gerek Türkiye ve gerekse Rusya’nın büyük tepkisini çekmişti. ABD’nin önündeki en büyük engelse Montrö Boğazlar Sözleşmesi. Geçmişte Sovyetler Birliği için handikap olan bu sözleşme, şimdi Rusya ve Türkiye’nin güvenliği için yaşamsal öneme sahip.

ABD’nin NATO ile Karadeniz’e girme planlarının en önemli ayağı, bu ülkenin üzerinde büyük etkisi bulunduğu Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya üye yapılmaları. Ama Rusya’nın tavrından dolayı şimdilik bu gerçekleşmedi. Aslında Brüksel zirvesi bir anlamda ABD’nin tek süper güç konumunu tartışmalı hale getirdi. Yani dünya bu toplantı ile, çok kutuplu bir dünyaya doğru evrilme yoluna girdi.

ABD, Karadeniz’de etkinlik sağlamak için, Yugoslavya’yı parçalayarak Avrupa’nın yüreğine oturttuğu yeni yapıyı giderek Karadeniz ve Kafkaslar’a kaydırmayı amaçlıyor.

Bu nedenle ABD, KEİ sürecinde, bölgesel ve ikili inisiyatiflerde de etkili olma peşinde.

Bu amaçla, Türkiye ve Rusya’nın başını çektiği ve toplam 6 Karadeniz ülkesi tarafından oluşturulan simgesel askeri bir güç olan Karadeniz Gücü’nün (BLACKSEAFOR), NATO’nun Balkanlar oluşturduğu Güneydoğu Avrupa Tugayı'nın (SEEBRIG), Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları (SEDM), Güneydoğu Avrupa İş Birliği Girişimi (SECI) gibi oluşumlara dönüştürülmesi öneriliyor.

NATO’nun Karadeniz ülkeleri içinde yeni üsler bulması halinde bu bölgedeki süreç tıpkı Balkanlar’daki gibi ABD’nin etki alanına girebilecek.

Eğer Karadeniz ülkeleri, hiç olmazsa birkaçı, bölgesel inisiyatifi geliştirmeyi ve NATO’nun genişlemesini önlemeyi başarabilirse, hem Türkiye, hem de bölge ülkeleri açısından daha güvenli bir ortam varolacak demektir.

Ama her şeye karşın önümüzdeki dönem Karadeniz için büyük stratejik mücadelelerle geçecek. Kuşku yok ki bu mücadele en çok, Trabzon’un ve Doğu Karadeniz’in de ciddi tartışma ve oluşumlara konu olacağı Karadeniz Havzası’nın doğusunda olacak.  Trabzon Limanı ve havalimanının geleceği açısından duyulan bazı kaygılar, hiç de bir paranoyanın yada komplo teorisinin sonucu değil.


99 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 ( 0 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler