Fonetik Analizle Aras ve Ararat
Aras Nehri: Antik adı “Aratsu”
Er-ata-su. VI.Büyük Bedri’nin binlerce askeri kenarındaki Artasat kalesinde topladığı su/nehir.
Bakü, Nahçivan, Tebriz, Yerevan/Erivan güzergahından gelen erlerle, Kapadokya, Pantus (Cem ili Cimil’den gidenler) ve Koman Oğuz Krallığından gelen askerlerin büyük buluşma yeri Artashat/Artasat (er-ata- seti/kalesi) buradadır. Büyük Bedri’nin 22 dilde konuştuğu askerler bu ordudaki askerlerdir.
“Arasat’ta buluşmak”, “Arasat’ta kalmak” deyimlerinin nesnel karşılığına burada ulaşıyoruz.
Artasat kalesi 2004 yılında Ermeni diasporası tarafından restore edildi, tiyatro, çarşı ve konaklama yerleri yapıldı. (http://en.wikipedia.org/wiki/Artaxata)
Burası Türklerle Ermenilerin kardeşlik şehri olarak edilmeli ve batının küresel korsanlarına karşı yeniden birlik mesajı verilmelidir.
Aratsu; Japonya’da savaş tanrısı. Japonya’da Aratsu Köprüsü. (Japonca ile Türkçe’nin yakınlığının işaretlerinden.)
Ararat Dağı: Er-er-ata.
Fonetik analiz yönetiminde, ar-ar, per per gibi sözcük tekrarı eylemi çoğullama şeklidir. Burada çoğullanan “er”, çok sayıda er demektir; Türkçe’deki “erat” karşılığıdır.
Antik araştırmamız sırasında, MÖ.80’li yıllarda VI. Büyük Bedri’nin Ararat/Ağrı Dağı yakınlarında, Aras Nehri kenarında binlerce er/yiğit toplanmış olduğu karşımıza çıktı.
VI.Büyük Bedri’nin baş savaşçı kızlarından Cleopatra, Ermenistan kralı Dikran/Tigranes (Dik duran Oğuzlu) ile evliydi. VI.Bedri’nin hazin yenilgisinden sonra orta Anadolu toprakları genç oğlu Boranes eliyle Roma hakimiyetine geçirildi, fakat Ermenistan (Azerbaycan’a bağlı hanlıktı) Kralı Dikran, Komangene’yi ve Suriye’yi de içine alan toprakları kendine bağladı. Bu harita, Romalıların Ermenileri neden sevmediklerini, onları Anadolu’yu yağmalamakta neden kendileriyle işbirliğine zorladıklarını izah eder.
Anımsayalım; 4.Haçlı seferi Van’daki Gregoryan Ermeniler üzerine yapıldı, onları kurtaran Alpaslan Han’dır, 1071 tarihi bunu anlatır, Türklerin Anadolu’ya gelişini değil.
Ermenilerle Türklerin birbiriyle iyi geçinmelerinden batılı korsanlar hep rahatsızdır. Roma’lı korsanların ardılları, bu atadan kalma dostluğu bozmak için, hep aralarına kama sokmaya çalışmışlar ve Ermenileri Türklere karşı kışkırtmışlardır. 1915’de yaşanan tehcirin kararını veren de onlardır.
Tigranes/Oğuzlu Dikran’ın teslim olmayıp Roma’ya karşı dik duruşu, onu Dik Duran Oz’lu olarak tanımlama ve karısı Kleopatra’yı “kirli o paci” olarak tanımlamayı getirmiş görünmektedir. Anadolu’da halen “dik duran” tanımlaması, dikbaşlı, söz dinlemeyen anlamındadır. O, Romalı korsanlara diklenmişti!
Yerevan/Erivan sözcüğünün fonetik açılımında ise şunu görürüz: Yere-van; Yeri-pan/Pan yeri.
Van/Pan/Ban Yeri, Erivan. Azerbaycan Oğuz Türkçesinde B ve P harfleri yumuşar, Pan “van” olur. Pan (büyük) hecesi dönüşerek “man” olarak da ünlenir, ki bir çok soyadındaki “man, men” eki burada karşılığını bulur. Böylece Armeni/Er-mani sözcüğünün fonetik açılımı Azeri Oğuz Türkçesi olarak karşımıza çıkar.
Kral II.Dikran’ın parasında görülen, tacındaki yıldız onun Oğuz inanışlı olduğunun kanıtıdır. Bu yıldız, Pantus parasındaki yıldızla aynıdır.
Dikran’ın Kleoptara’dan oğlu Zariadres/Doria-toros, tıpkı dedesi VI.Büyük Bedri gibi Romalılarla savaşmaya devam etti. Dedesinin büyük ordu topladığı Aras kenarındaki Artasat’ı kendine başkent yaptı.
Ararat ile fonetik benzerliğine bakılırsa, Urartu adının açılımı da aynı olacaktır:
Ur-ar-tu; Ar-ar-tu; Er-er-ata. Bulunduğu yer itibariyle, Van adı ile Pan adının örtüşmesi bir tesadüf olmasa gerek. (Pan’ın açılımında büyüklük vardır.) Burada da tarihte büyük buluşmalar olduğu veya ARASAT’da buluşan Anadolu Birleşik Ordularına Van’dan da katılanların olduğu düşünülebilir. Türkçe’de erat sözcüğü, askerler şeklinde çoğul bir ifadedir, “Er-er ata” (Ararat) ile aynı anlamda görünmektedir. Ata, ağabey karşılığıdır, ki doğu illerimizde bu şekilde halen kullanılmaktadır.
18.4.2008