Ç.Rizespor bildiğiniz gibi dört kez çıkmış olduğu Süper Lig'den, 5. sezonunda bu yıl lige veda ederken; bana göre belki de hakkı ile düşen takımların başında geliyordu…
Her ne kadar üzülsek de, daha önceleri düşerken bile mücadelesinden hiç bir şey kaybetmemesine rağmen, bu yıl nedense ‘ben bu lig'e lüks geliyorum’ dercesine hiç bir varlık gösteremeyen ekibimiz bana göre de bunu hak etmiştir.
Bunda başta yönetimin her ne kadar suçu varsa, kendilerini profesyonel sayan ama bana sorsalar üstüne para bile verse bu takımda oynamayacak oyuncularda da vardı bu suç. O kadar oyuncu vardı ki bu konumda, bu oyuncuların bir takım için zaten handikap olup, düşmemesi elde değildi...
Bunlardan bazılarını ele alırsak; özellikle gidenler için, Altan: Takım ve Rize halkı ondan çok şey beklemesine rağmen, kendisi iki sezon boyunca oynamış olduğu maç sayısı 10’u geçmez. Her hoca tarafından sorunlu olan bu oyuncu, takımına ihanet etmiştir...
Zafer Biryol: Yılların golcüsü. Oda bir buçuk sezondan beri kendisine verilen o kadar şansa rağmen hiç bir maçın adamı olamamış, kendisi adeta sefilleri oynayarak ‘benim artık jübilem geldi’ diye bağırıyordu...
Fahri: Ara transferden alınmasına ve üstelik bu takımda kendisinden çok şey beklenmesine rağmen bir tek maç dışında hep kendisine oynadı. Hiç bir varlık gösteremedi. Rizeli kendisini affetmeyecek...
Anderson: O, Rıza hoca zamanında takımın kurtarıcısı idi ama o da helekeye uyunca bu yıl kendisinden hiç faydalanılamadı…
Cumhur: Kapasitesi bu kadardı. Kendisi belki de Süper Lig'in en çok top kaybeden oyuncusu olması ve pas yüzdesi sıfır olan bu oyuncunun adam yokluğunda bu takımda oynaması nedeni ile bana göre 1. Ligde bile zor oynar…
İgor: Türkiye’de bunun gibi adam çok, kim bulmuş, nasıl almış ben anlamış değilim... Emrah: Bana göre bu sene kötülerin en iyisi yine o idi. Her gelen teknik adamın takımı onun üzerine kurması, kendisine çok sorumluluk vermesine rağmen en çok eleştiriyi yine onun alması bana göre yanlıştı...
Şimdi gelenlere bakıyoruz. Alınan oyuncular genellikle kendi takımlarında sivrilen oyuncular. Özellikle Giresunspor'dan alınan Emrah ve Malatyalı Serdar Samatyalı, kendi takımlarında üst düzey oyuncular. Fakat yeniden yapılanma sürecine giren ekibimiz, teknik adam Metin Diyadin ile ilk haftalar olmasa bile ilerleyen haftalarda bu geçiş sürecini iyi atlatırsa bu takım bir şeyler yapabilir.
Ama bakıyoruz şimdiden daha lig başlamadan bol keseden atmalar, her sene olduğu gibi yine başladı. Şimdiden Süper Ligi garanti görmeye başlayanlar, ‘bu yılda hedefimiz UEFA kupası’ hedefi koymuşlardı. Ne oldu, küme düştün!..
Bu takım iyi transfer yapabilir belki ama, eğer bu yönetim anlayışı ile aynen böyle devam ederse yine fiyasko ile sonuçlanabilir bu sezonda...
Temennilerimiz yönetimin çok iyi disipline olup, önce kendi hatalarını gözden geçirip ‘bu takımı biz nasıl tekrar Süper Lige çıkarırız’ sorusu ve sorumluluğu ile hareket ederek; bu görev aşkı ile gece gündüz çalışmalıdır...
Bizde görünen kılavuz budur. Yol da bellidir!Sağlıcakla kalın...