header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Terör ve Paranoya

- EmrahCiğerim on Nisan 02,2007

image

‘Terör’ kelimesi Latince’den gelir. Kelime anlamı: Korkudan titreme veya titremeye sebep olmadır. Latince anlamına paralel olarak birçok dilde de buna benzer anlamları çağrıştırır. Örneğin, Fransızca sözlüklerde, Bir toplumda bir grubun, halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korkudur. İngilizce sözlüklerde ise genellikle siyasi nedenlerle, halkın gözünü korkutmak ve halkı yıldırmak için dehşet öğesini kullanmak anlamına gelir.

            Türkiye’de yıllarca teröre karşılık olarak ‘anarşi’ kelimesi kullanılmıştır. Son yıllarda bu kelime terk edilerek yerine ‘terör’ denmeye başlanmıştır. Terör kavramının Türkçe’deki karşılığı ‘yıldırma’, ‘korkutmadır’.  

            Terörün etimolojik anlamında olan kötü çağrışımların yanında pratik hayattaki çağrışımları ve etkileri daha korkutucudur.

            Terör, kelimesini duyduğumuz zaman tüylerimiz ürperir. Kelimeyi ilk duyduğumuz anda hiçbir suçu olmadan ölen insanlar, ailesi parçalananlar, topraklarından zorunlu olarak göç ettirilen insanlar aklımıza gelir. Belki de en çok aklımıza gelen, en suçsuz olan ve terör kelimesinin anlamını bile tam olarak bilmeyen çocuklardır. Terörün hangi dilde ne anlama geldiği onlar için pekte önemli değil. Bilmeseler de olur. Fakat onlar için önemli olan daha güvenilir ve daha yaşanabilir bir dünyadır. Böyle bir dünyayı onlara sunmakta ne kadar çaresiz kaldığımızın gerçekten farkında mıyız?

            ‘Terörün kaynağı dış mihraklardır. Terör dışarıdan besleniyor’ cümlesini hemen hemen her siyasetçiden duymuşuzdur. Türkiye’nin, bulunduğu coğrafya gereği sürekli tehdit altında olduğu bir gerçek; fakat başımıza gelen bütün olumsuz olayların nedenini de dışarıda aramak gibi bir yanılgıya kapılıyoruz. Bu paranoya o kadar uç noktalara çıktı ki, Marmara depremini bile dış güçlerin yaptığını düşünenler; hatta söyleyenler oldu. ‘Amerikalıların yaptığı bir düzenek, fay kırıklarına etki yaparak deprem etkisi yaptı’ dendi.  Bu örnek belki de paranoyanın en uç noktası olarak ifade edilebilir.    

            Bir devletin dış düşmanının olması reel politika gereği gayet normal çünkü; devletler de insanlar gibi varlıklarını sürdürmek için ‘en güçlü’ olmayı isterler. Güçlü olma isteği ise kendine düşman seçmek için yetmektedir. Dışarıda güçlü olmanın tek koşulu da iç siyasette güçlü olmaktır. Birçok devlet ilk önce iç siyasette güçlü olmanın gereğini bildiği için ilk olarak iç siyasette güçlenmeye çalışmıştır. İç siyasete güçlü olduğunu düşünen bir devlet, içerisinde olan bir olumsuzluğun sebebini ilk önce kendi iç siyasetinin bir zafiyeti olarak değerlendir. Eğer sorun içerde değil ise dış güçlerden şüphelenmeye başlar.     

            Bizde ise tam tersi bir yapı söz konusu,  Sorunun kaynağını ilk önce dışarıda aramaya başlıyoruz.  Bu arayış bir süre sonra paranoya haline bile gelebiliyor. Ülkemizdeki terör olgusu da bu aşamaya gelmek üzere. İç siyasetteki güçsüzlüğümüz yeni sorunların doğmasına ve var olan sorunların daha da büyümesine sebep oluyor.

            Tüm bunlar yaşanırken hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar ölmeye devam ediyor. Biz ise paranoyalarımızı temellendirmek için yeni yeni paranoyalar üretiyoruz. Bunlardan kurtulmamızın yolu ise ters orantıyla yaklaştığımız bu durumu doğrultmak. Yani iç siyasetteki olgunluğu ve gücü yakalayabilmekten geçiyor. Bu durumda ve bu koşullarda ne derece başarılı olabiliriz, artık orası da güçlü siyasetçilerimize kalmış!

             Sevgi ve saygılarımla.


870 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.89Rating: 4.89Rating: 4.89Rating: 4.89Rating: 4.89 ( 37 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (4 Tane Yorum Yazılmış)
  • image Terörü kim yaratıyor ve bu düşünceleri kim sevgi ve barışın üzerine serpiştiriyor.Çok uzağımızda değil hemen yanı başımızda iki ayrı kültürün ve tarihin kaynaşmasına izin verilmeyen bir kültür şenliğinin sakıncalarını ve korku tohumlarını ekmeye başlamışlar.hopa ve diyarbakır kardeşliğini çok gördüler.Etmeyin efendiler gölgenizden korkmayın bu ülke gerçekten sevgi ve barışa çok ihtiyacı var.Yapılan emeğe saygı durun ve baltalamayın ......
    (Gönder meliha civelek, Nisan 6, 2007, 8:39 PM)
  • image merhaba Günümüzde, 'terör' ve 'terörizm' tanımı da çok büyük bir önem kazanmıştır. Her ülke kendi ulusal ve politik çıkarları doğrultusunda terörizmi tanımlıyor. Bazı ülkeler için 'terörist örgüt' olarak görülen hareketler, diğerleri için 'özgürlük savaşçısı'; bazıları için 'terörist ülke' olarak görülen ülkeler, bir diğeri için 'sadık müttefik' olabiliyor. Günümüzde iktidar güçlerinin her tür baskı, sindirme, yok etme vb. uygulamalarına karşı özgürlüklerini kazanmak amacıyla başkaldıran ezilenlerin çeşitli oluşumlarına 'terör örgütü' hatta 'yasadışı terör örgütü' deniliyor. Yasal terör örgütü mümkünmüş gibi daha çok olumsuz olmak amacıyla yasadışı ibaresinin kullanılması ise, terör tanımındaki bu kavram kargaşasında düşülen komik durumun göstergesidir.Kelime oyunu oynanan terör politikasına sadece bakış açımız farklı işte. Yani terörün açtığı yaraları ve yaşananları anlatmakla bitmez.Belki unutuyoruz ama yakın zamandan beri birileri kral çıplak demeye başladı,ve diktatörlerin bile devrildiği bu dönemde...umarım bu aydınlığın ışığıdır ve umarım bu ışık artık bundan sonra bütün karanlıkları aydınlığa çeviren en güzel unsur olur...güzel bi konuydu kayıtsız kalmamak elde değil iyi çalışmalar...pinee
    (Gönder pinee, Nisan 2, 2007, 6:21 PM)
  • image savunma mekanizmalarından birini türk halkının hizmetine sunduk. ugurlu olsun.şakkk şakk şakk şak şak.... bu durumu madem psikolojik alanda ele almışsınız bizde o alandan devam edelim. diyelimki savunma mekanızmalarından "yansıtma" bu terör konusunda kabahati başkasına atma diye özetleyebileceğimiz bir mekanizma. bunu bu noktada ciddi şekilde kullanıyoruz. emrahın yazsında geçen marmara depremi , onu bile başkalarına yüklüyoruz. ee yeni mekanizmaya sahip olanlar sık sık kullanır. eskiyene kadar. burada bizim için tehliki olan şey, savunma mekanızmaları sık sık kullanılırsa düşünen ve uygulayan insanı hayattan koparır ve ciddi ruh sağlıksızlıklarına neden olur. işte terör ve paranoya yazısının sebebide bu , sürekli olarak kullanılan savunma mekanizmaları. sıkıntılı bir durumu gidermek için organizmanın kullandığı kısa süreli rahatlama mekanızmalarıdır.
    (Gönder saman yanar, Nisan 2, 2007, 10:06 AM)
  • image mrb.çok güzel bir konuya deyinmişsiniz.Gerçektende ülkemizin büyük sorunlarından biri terör. Dediğiniz gibi kaynağının hep dış mihraklar olduğu söylensede;kendi içindeki barışı,bütünlüğü sağlayamayan bir ülke paranoyak olmayı çoktan haketmiştir...
    (Gönder firdevs, Nisan 2, 2007, 1:04 AM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler