header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Hesaplaşma

- Ömer ŞAN on Eylül 11,2008

image
 İçi var, dışı var… Herkesin kendine göre bir hesaplaşması var. Kimine göre ekonomik, kimine göre tarihi veya siyasi. Kimi ne göre ise rant-a-bul, yani Türkçe okunuşuyla ‘rantıbıl’… Bizim deyişimizle de ‘rantı bul’… Ama sonuçta hepsinin içerisinde hesap-kitap meselesi var. Kiminin kitabı olmasa da artık belgesi oluyor! Yani ‘kitapsız’ da oluyormuş. Artık, hesabın içi mi dışı mı sizi ilgilendirir onu bilemeyiz.
 Elbette ki sizin de bir hesabınız vardır kafanıza göre. 
Mesela bizim iktidarın, daha doğrusu hükümetimizin Rusya hesaplaşmasını da örnek olarak alabiliriz buna… Hani Gürcistan ‘kozu’nu gözeterek falan… Irkdaşlarımız, dindaşlarımız falan var ya Gürcistan’da, ticaret hacmimiz ve siyasi ilişkilerimiz Ortadoğu’yu ısıtıyor ya… Rusya’ya kafa tutup boğazlarımızda ‘Montrö’yü deldirtiyoruz ya, daha ‘Misak-ı Milli Sınırları’mızı tanımayan cânım müttefikimiz ABD’ye…
 Hadi, bir yandan tersadüfi veya kura eseri ulusal futbol karşılaşması oynadığımız Ermenistan’ı ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘aylar öncesinden planladık’ dediği gezisini ve de yankıları ile yorumlarını bir kenarcığa kaydedelim… Orly katliamı sanığı Garbisyan’sız Protokolden ‘soykırım anıtı’ görünmedi ya. 
Hani bugün İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşu, Yunan’ın işbirlikçilerin Anadolu topraklarından denize dökülüşünün 86. yıldönümü… Yani Anadolu’nun kurtuluşu. Aman duymasın kimseler, barış marış çığırtkanları hele de… Çünkü o zaman onlar da barış(!) için kırıp geçiriyorlardı Anadolu insanını… Aynı, binlerce çocuğu ve kadını, masum insanları Irak’ta, Afganistan’da Vietnam’da Hiroşima’da misket ve atom bombalarıyla katleden ABD’nin taşıdığı demokrasi kılıcı gibi…
Hesaplaşmaya hangi yönden bakarsanız bakın, tarihi gizleyemediğiniz gibi, kendinizi de saklayamazsınız içerisinde. 
Yaklaşık bir aydır, ‘Dişli’ mişli iddialar kasıp kavuruyor siyaset arenasını. Milyon dolaylar gelip geçiyor ‘rüşvet belgeleri’nden… ‘Çevreciliğin daniskası’ ile çevreler ‘biatlikle’ hemzemin yoklamalarına yerleşiyor… Kanallarda 7’liyor, mum dibine ışık vermeyince ‘fener’leniyor deniz… İnceden bi hesaplaşma dönüyor ‘doğan, doğan’… Hani bir aralar ‘Göknel Olayı’ vardı, neredeyse solu silkeleyip sindiren... Ama bakıyorsunuz ‘Ali Dibo’larla yüzde 47’lere çıkan sağın alternatifsizi, ‘rantıbıl’ kaynak kullanımları sayesinde ‘denizin fenerlerine diş biliyor’…
Aslında pek sevmeyiz şu Fransızları ama, atasözleri de bizi aratmıyor yani. ‘Aydın diye geçinen devlet yöneticilerinin milletlerine verdiği zararı; at ve yaban domuzu sürüleri mısır tarlalarına vermemiştir’ deniyor mesela bir Fransız atasözünde. 
Nereden esti diyeceksiniz de, aklımıza şu CHP ve Baykal fobisi geldi Sayın Başbakan ve AKP’li dostlarımızın… Okurlar veya seçmenleri de diyelim buna… Aslında haklılar bu fobi konusunda ve çok güzel de işliyorlar!
Mesela… CHP ve Baykal, bir zamanlar ‘muhtar dahi olamaz’ denilen yasaklı ve siyasetin alternatifi olarak gösterilen ismin, ‘demokrasiye ve devletçiliğe olan bağlılığı’(!) sayesinde bu ülkenin başına başbakan olarak gelmesini sağlamıştır. Hatta bu, o sevgili çevrelerin değerlendirmesi ile ‘demokrasiye ve bu halka, seçmenine resmen ihanet etmiştir’ yorumuna da mazhar olabilir!.. Onun için başta Sayın Genel Başkanları olmak üzere AKP’liler, Sayın Baykal’a ve CHP’ye ne kadar küfretseler haklıdırlar… Hem de alayı… Bir de Sayın Cumhurbaşkanının Ermenistan’a gitmesini ‘yıldırım’ gibi savunan dini bütün Türklük sevdalıları da…
Devlet adamı ile siyaset adamı arasındaki farkı ‘devlet adamı gelecek nesilleri, siyaset adamı ise gelecek seçimleri düşünür’ ayrımı ile anlatan bir başka ifade ise hesaplaşmanın bir başka yüzünü sergiliyor olsa gerek.
Bundan sonrasını bekleyip izleyeceğiz ve nasipse göreceğiz artık…
Geliyoruz bir başka hesap-kitap işine.
Başta ‘Dünya Rizeliler Günü’ olmak üzere birçok ilginç projenin ‘keşifcisi’ Rize Valisi Sayın Kasım Esen, önceki hafta içerisinde yapmış olduğu ekonomik değerlendirmelerle Rizelilerin gelecekte ‘varlık içerisinde yokluk çekeceğini’ ifade etmiş… Sayın Esen’in belirlemelerinde Rizelilerin ‘üretimden çok tüketime yatırım yaptığı’ sonucuna ulaşılmış. Muziplik yönünden haklılığına bakarsak mesela ‘başbakan Rizeli ama Rize’nin başbakanı yok…var ama yok!..’ gibi bir ‘varlık içerisinde yokluk’ dizebiliriz önümüze. Yok, diğer taraftan bakarsak eğer, -gene muhaliflik yapmış olacağız- onda da haklı… Yıllardır Rize’ye üretim yönünde bir çivi çakılmamış, istihdama yönelik bir çalışma yapılmamış, Ovit Tünelleri, Tersane gibi projeler askıda ve hayallerde kalmış… Bunlara karşılık Rize’deki birçok kurum ve kuruluş komşu illere kaydırılmış…
Dahası, Rize aldığı yatırımdan çoğunu ödemiş vergi olarak. Diğer üniversiteler devletten alabildiğince yardım alırken, bu dönemde kuruluşu gerçekleştirilen RÜ’nün adı bile anılmamış…
Çaydan, Çaykur’dan söz ederken hesaplamaların önü kesilmiş ‘sendikal demokrasi’ mücadelesi ile ‘rantıbıl’ hesap kesimlerine gidilmiş… 
Aslında devir hesap devri… Herkesin kendince bir hesabı var, Nasrettin Hoca’nın göle çaldığı maya gibi, ‘ya tutarsa’ diye. Ama bir de bunun ‘tutulursa’ sı var!
Yeni bir eğitim-öğretim yılı daha başladı. Tüm ülkemize hayırlı olması dileklerimizle yine bir Fransız ata sözü ile noktalayalım istedik… Uyarsa… “Eşeği mektep müdürü yapan, sınıfların ahır olmasından şikayet etmemelidir!” 
Hesabınızın evden çarşıya uyması umuduyla, yürekleriniz sevgisiz kalmasın…


103 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 ( 2 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler