header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Terör, Neden Ör-Ter!..

- Ömer ŞAN on Ekim 07,2008

image

            Çekmedik bu terörden çektiğimizi hiç bir şeyden…

           Nedense hep ne olduysa 1950’li yıllardan sonra oldu! Hani meşhur bir yardım vardır ya, süttozlarının okullarımıza dağıtıldığı… Önce Köy Enstitülerinin hedef alınarak, çatma çatılı okullar yapılan ve devamında yollarımızın güzergahı ve kadastrolarımızın çıkarıldığı meşhur yardım…

           Hani bize, ‘nasıl yar-dım’ denilen yardım! Ne olduysa ondan bu yana oldu… 68’lilerin budandığı, ihtilaller kuşağının yaşanmaya başlandığı… Ardından ‘74 harekatı ve ’80 darbesi!.. Ve terör… Terörü kim, neden ör-ter? Yada terör neyi ör-ter?
          Şimdi çıkıp da her iki kelimenin heceleme veya türetme anlamlarına girersek uzun iş alacak. Ama sadece ve kısaca ‘ör’mek ile ‘ter’den yaklaşım gösterirsek; kimin neyi ne neleri örtmeye veya örmeye çalıştığını siz çıkarabilirsiniz.

           Bayram’dan geriye kalanlarla girecektik bu döneme. Yollardan başlayıp, yolsuzluklara uzatacaktık bir solukta okunup; suya sabuna dokunmaklarımızı. Hainliğini anlatmaya kelimelerin kifayetsiz kaldığı terörün katlettiği canların haberi geldi. İlk zamanlarda 15 olarak açıklanan şehit sayısı, yazımızı hazırladığımız sırada yapılan açıklamalarla 17’ye yükseldi. Bütün sular duruldu. Sayı yüksekti ya. Nasıl olsa öncekiler tek tüktü! Geride bıraktığımız 35 günde 37 şehit verdiğimiz sanki es geçiliyordu!

            Kimileri zamanlama, kimileri strateji ve kimileri ise yol yordam bulma hesabı yapıyordu… Dağlanan yürekler, parçalanan yürek sancıları protestolara, sessiz isyanlara karışıyordu. Tezkere ve kapatma davası öncesinde gelen bu hainliğin, müttefik desteği ile(!) insansız bölgelere yapılan operasyona verilen tepkinin ötesinde 9,5 saat süren çatışmanın neleri kopardığını da iyi analiz etmek gerekir!

              Dost ve müttefikimiz(!) ABD’nin Washington Post gazetesi, Türkiye’nin bu yıl terör örgütü saldırılarında verdiği asker kaybının Irak’taki saldırılarda ABD’nin verdiği kayıptan daha fazla olduğuna dikkat çekmiş! 

              Ya bütün bunların yanında kentlerimizde yaşananlara ne demeli? Balıkesir, Sakarya ve Tekirdağ’da yaşananlar neyin kışkırtıcılığıdır mesela? Yoksa hala film senaryoları ile mi avutuluyoruz!.. 

              Vadilerden ismini alarak dönme dolap gibi yönlendirilen filmlerin, vadilerin isminin verildiği operasyonlara dönüştürülmesi; romanların iddianame dosyalarını oluşturduğu gelişmelerle mi bağlantılamak gerek dış odakları?..

               İhracat hayalleri ile yanıp tutuşarak, türlü entrikalara mı girmeli yoksa ticaretin siyasi uzantılarına? Terörün her türlüsüne lanet yağdırırken; bu vatanın bağımsızlığı, Misak’ı Milli sınırlarının ‘kırmızıçizgileri’, Cumhuriyetin temel ilkeleri uğruna canını vermekten çekinmeyen ve bu uğurda ‘şehit düşen’ yurdum evlatlarına rahmet, ailelerine ve bütün ülkemize başsağlığı dilerken mi gelmeli bunlar aklımıza? Yeterli midir bu dilekler? 

               Ununu akıtan, yolunu bilen, naylon fatura icatçılarının ‘likit yumurta, mısır ve gübre vurgunları’ ile uğraşırken; sülalece ampul ve enerji hamlesine kapılmalarını örter mi bu? 

              Ya Şeyh Sait’in ‘travma yaşayan’ torunlarının ihracattaki hayalleri… Devletin denetmenlerini, müfettişlerini suçlayarak, kendilerini ‘ak’ çıkarma çabaları! Sonrasında dokunulmazlık zırhına bürünerek, ağzı bozuk terimlerle meydan okumaları…

              Biliyorsunuz, bizde de var bunlardan. Stajını yaparken zor kanaat düğün yapan, sonradan çalınan yüzlerce milyarlık ziynet eşyaları ve dövizlerinin düğününde takı olarak geldiğini, ‘çıkınını’ vekil olduktan sonra dolduranlar, şimdilerde ‘eskimiş’ olanlar da var. 

              Mesela, hakkındaki ‘evrakta sahtecilik’ ve kaçakçılık’ iddialarını soruşturan müfettişleri, kendisi ile uğraştıkları gerekçesi ile şikayet ederek görevden aldıran milletvekilimiz, Başbakan’ın ‘görevlerini yapıyorlardı’ kararından sonra ne yapmayı düşünecek? Çayı ve Çaykur’u Çerkezköy Gümrüğü’ne kadar götürecek mi? Çaykur’un yaş çay işleme kısmının ‘spekülatif olarak’ özelleştirilmesinin, Çaykur’un özelleştirilmesi anlamına gelmediğini mi anlatacak hala! Yoksa, tüzük ve yönetmeliklere göre üyesi bile olamayacağı Ulusal Çay Konseyi’ne hala etik olarak(!) Başkanlık yapmaya mı devam edecek?

              Bir zamanlar hayalleri ile ihracat yapanların hayallerini renklendirenlerin, bugün hayal bile edemeyecekleri görevlerde bulunduklarını da belirtirken; katmerli kayalardan gelen prestijli dolandırıcılıklarına da gönderme yapacağız sırası gelince.

             Çaykur’un bu yıl gerçekleştirilen rekorlarını(!) sıralarken, 3.sürgün devam ederken, üreticinin 4. Sürgünü yoldayken kapanan kampanyadan; taksitle ödenen yaş çay bedellerinden ve üreticiye çay parası yerine kuru çay verilmesinden de söz etmeli elbette. Bunun ötesinde depolardaki silme kuru çaylara da bakmalı. 
            Mesela ince bir hesap yaparak; ülkemizin yaklaşık 210 bin tonluk kuru çayının nereden karşılandığı sorusunu da gündeme getirebiliriz. Çünkü sadece Çaykur’un değil, özel sektörün de depoları kuru çay dolu. Satış yok! Ama piyasada çay var! Yoksa gelir olarak, satılan işlenmeye hazır çay atıklarının sağladığı miktarlar mı hesap ediliyor?
            Deniz Fenerleri’nin ışığı daha sönmemişken, Ay Işığı’nın gölgesindeki yargılamaların çetelesi mi tutuluyor yoksa bir yerlerde…
            Daha girmeden derinlere örtülebilenler kadar özgür olduğunuzu hayal edebilirsiniz bu ‘teröri’ ortamlarda. 

         Ör-Ter’siniz ödeneklerinizi… Çookk yolumuz var nasıl olsa… Durmak yok ya!

         Rize’nin ödediğinden az yatırım ve harcama almasının, Rize’de ‘vergi kaçırma zemini’ olmayışına bağlanmasına giremeden bu hafta da sağlıklı ve sevgi dolu günler geçirmenizi; şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve ulusumuza baş sağlığı diliyoruz…

71 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.00Rating: 4.00Rating: 4.00Rating: 4.00 ( 4 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler