Artık Ç.Rizespor’da kongre dönemine girildi. Yaşanan gelişmeler neleri beraberinde getirir veya nerelerden buralara gelindi ayrı bir değerlendirme yapmak gerekir. Ancak bu hafta, bir önceki haftanın değerlendirmesi ve duygusal bir bakış sergilemek istiyoruz.
Ne oluyor Ç.Rizespor’a? Tribünlerde taraftarlar ateş püskürüyor. Taraftar, Altay maçı sonrasında önümüzü keserek “Yazın kardeşim… Bu nasıl takım, ne oluyor, neler oluyor, sizi de mi satın aldılar” diye soruyorlar. Bizde soruyoruz. Sorduk da.
Altay maçı sonrasında Teknik Direktör Metin Diyadin’e sordum:
“Son 10 dakikada rakip takım mutlak 3 net pozisyondan yararlanamadı. Sağ kanattan ceza alanına yapılan tüm ortalar kaleciye gitti. Net gol pozisyonunuz yok!”
Hocanın cevabı ise hazır: “Çalışacağız. Bizim çok sayıda pozisyonumuz var. En iyi maçımızı oynadık. Daha iyi olacağız!..”
“Bu nasıl iyi top oynamak” derken, hoca basın toplantısı çıkışında “Derdiniz varsa yönetime anlatın, yönetim bana sorar” diyerek soyunma odasını terk ediyor.
Altay maçına dönmeden maç günü olanlara dönelim. Yönetimden zorla da olsa istifa eden bir yönetici hala tesislere gidip geliyor ve hala tesislerde. İlk bakışta insanın aklına duygusallık geliyor. Bu yönetici Ç.Rizespor’u çok seviyor. Gerçekten Ç.Rizespor hastası. Bunun aleyhine yazmakla hata mı ettik diye düşündüm. Ama bugün duyduklarım benim o tarihlerdeki yazılarımda haklı olduğumu gösterdi.
Maç günü bir gazeteci arkadaş sokaktan yürürken bu eski yönetici futbolculardan biri ile konuşuyor. Arkadaş kulak misafiri oluyor. Derler ya ‘gazetecinin kulakları büyük olmalı, iyi koku almalı bu arkadaş kokuyu’ aldı. Bu eski yöneticinin konuşması bana aktarıldığı gibi aynen şöyle. “Takım içinde iki oyuncu var bunlarla konuştum, iyi oynamayacaklar, maçı kaybedeceğiz, sen rahat ol, hoca da gidecek yönetimde. Sabredin az” bu konuşmayı yapan yönetici sizce Rizeli olabilir mi?,, Bu eski yöneticinin bu konuşmasından sonra sizce bu yönetici, yöneticilik yaptığı dönemlerde dürüst davranmış olabilir mi?
Ben inanmıyorum. Kim ne derse desin. Bu yöneticiyi gazeteci bir arkadaşım arıyor ve kendisine ‘futbolcularla böyle bir konuşma yapılır mı’ diyor. İnkar ediyor ancak işin gerçeğini kendisine hatırlatıyor. Aynen şöyle: “Sen şu iş yerinin önünde şu saatte şu futbolcuyla bunları konuşmadın mı?
Tabi inkar edecek bir şeyi kalmıyor! Ona şunu diyorum: “Yeter, Ç.Rizespor’un senden çektiği… Çek elini artık, yoksa dahaları var senin için. Yazılacak çok şey var!”
Dönelim Ç.Rizespor maçına ilk yarıda ilk 10 dakikada konuk ekibin baskısını kıran bir Ç.Rizespor ve 35 dakika iyi mücadele eden, net pozisyon olmasa da pozisyonlar üretmeye çalışan bir Ç.Rizespor vardı sahada.
Ancak ikinci yarıda oyuna denge kurmaya çalışan konuk ekip Ç.Rizespor’un orta alanda yaptığı pas hatalarından iyi yararlandı. Talihsiz yenen bir golden sonra sürekli baskı kuran Ç.Rizespor, defansta gedikler vermeye başladı. Konuk ekibin kendi kalesine attığı golden sonra mutlak 3 net pozisyondan yararlanamadı. Ç.Rizespor’un ise bir şutu direkten dönerken, kanatları iyi kullanamamanın sıkıntısını bu maçta da yaşadı.
Taraftar gözüyle bakılırsa, taraftar haklı. Artık Metin Hoca daha tedbirli olmalı. Bu takım zevk vermiyor artık.
Samsun maçı daha oynanmamıştı bunların değerlendirmesini yaparken. Ancak, hafta içindeki istifalarla yönetimin olağanüstü kongre kararı gelmişti. Nasıl olsa bu meçhul eski yönetici futbolcuyla yaptığı konuşmanın devamı geliyordu!..
Bakalım bundan sonraki gelişmeler beraberinde hangi duygusallıkları getirecek…