header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Örtüşme ve Sürtüşme

- Ömer ŞAN on Kasım 12,2008

image
 Gün oluyor, havanın aydınlanışı gibi çıkıyor ortaya geceden kalma sürtüşmeler… Karşılıklı restleşmelerin, çıkar dalaşmalarının, ciddi iddia ve belgelerin ortalarda uçuştuğu ortamlarda ansızın ortaya atılan didişmelerin nelerin örtüşünü sağladığının ayrımına varıyoruz bazı bazı… Mesela, Kılıçdaroğlu’nun ‘baron’u (!) Dengir Mir’in, bir anlamda Başbakan’ın DTP’lilere yönelik restini görmesi, ‘topluca’ yenilen yemeğin bir göstergesi mi, yoksa belgelenenlerle yenilen sözlerin arka planı mı?..

 Biz aslında bunun bir bezerini ‘Terör Ör-Ter’ başlıklı yazımızda da vurgulamıştık… Yani terörle örtülmek istenenlerin, aslında ortaya çıkartılan sürtüşmelerle yapılan örtüşmelerin ardına dikkat çekmek istemiştik!

 Benim duygusal köylüm ‘Obama Mobama’ kurban kesip kutlama yaparken, ‘Obama gibi gelip, Bush gibi gitme’ hesaplarına ‘sevsinler seni’ yorum ve göndermeleri oluştururken; başka devlet büyüklerimiz de, ‘sen kendi liderini yetiştirmezsen, başkalarının liderine kurban keser, şenlik yaparsın’ edebiyatları ile kıyaslamaya giriyor!.. 

 Biz şimdi ulusal programlardaki sürtüşmelerin içindeki örtüşlerin endamına dalmadan kendi boyumuzun ölçüsüne bakalım.

 Önümüzde bir Çaykur hesabı var. Yani AB uyum sürecinde oluşturulan programlar çerçevesinde bir özelleştirme hedefi. Rekorlarının alınan kredilerle bağlantısı veya ödemeler dengesi, stok veya satış durumlarına değinmeden; bu uğurda sürdürülen sendikal mücadeleye ucundan değinelim… Hatta Kayseri’de batırılan trilyonların kurtarılması hesaplarına da girmeyelim!

 Sürtüşmenin örtüşmesine bakalım yani…

 Mesela Çaykur’daki yetki karmaşası… Tek Gıda-İş aylardır yırtınıyor. Topyekûn mücadelede. Türk-İş’ten nedense ‘ses’ yok-tu. Şimdilerde çıkıverdi ortaya Kumlu. Ancak şimdi görebildi AKP’nin kendisine olan yakınlığını!.. Yada başka şeylerin farkına varabildi üzerindeki örtüşmelerden. Şimdilerde bir bakıyorsunuz Türk-İş başka, Hak-İş başka diyor. Biri birilerine ağızlarına ilk geleni söylemekten çekinmiyorlar.

 Ne oldu mesela bu süreçte. Aylar süren mücadele, ama demokratik ama değil… Baskılar, yıldırmalar bir yana… Eldeki sonuçlar Tek Gıda-İş’in belgelediği gibi. Çoğunluk ortada. Zaten Öz Gıda-İş’te böyle bir rakam olsaydı ‘velveleden’ durulmazdı ortalarda. ‘Ari, bali verecek’ hesapları tutturulmuş olurdu!

 Ama ne oldu? Tek Gıda yöneticileri bu rehavetin rahatlığı ile yetki başvurusunu bekletti. Kendileri başvuru yaptıktan sonra karşı tarafın itiraz edeceği hesaplarını yaptılar. Bunu engellemek için de başvuru süresini uzatacaklardı. E doğal olarak ‘rehavetteki hesaplar’ örtüşme hesaplarına uymadı… Öz Gıda hiçbir şeyi beklemeden hemen sürecin başladığı gün başvuruda bulundu. Bundan sonra da ‘keser döner, sap döner hesapları’ başladı. Etiğe uymayandan, ‘metiğe’ uyması beklenebilir miydi?

 Doğal olarak karşılıklı atışma ve suçlamaların hedefindeki siyasiler de konuşacaktı. Bakan çıkıp, ‘bizi karıştırmayın’; Başbakan da ‘birbirinizle uğraşmayın’ diyecekti!

 Sonuçta olan Çaykur çalışanına olacaktı. Toplu sözleşme bu süreçte askıda kalacağı için işçiler birçok sosyal ve ekonomik haktan yararlanamayacak, maaş zammı alamayacak vs. vs… Peki bu durum kimin umurunda olacak veya kimin işine gelecek! Örtüştürün bakalım bu sürtüşmeyi…
Aslında kimin ne söylediğinin kabak gibi ortaya çıkması için hiç de öyle uzun uzadıya mahkemelere dökmeye gerek yok işi. Örneğin bakanlık veya yetki mercileri tutup Çaykur’dan fabrikalar bazında hangi sendikaya ne kadar üyelik aidatı veya dayanışma aidatı yatırıldığına ilişkin bir kayıt ve belge istese olay kabak misali ortaya çıkacak; yani şapka ile kelin örtüşmesi her açıdan belli olacaktır. 

 Kurumdaki atama, yer değiştirme, yazışmaların kaynağındaki görevlendirmelerin de nasıl bir hukuksuzluk sergilediği kendiliğinden ortaya çıkmış olacak böylece. Yani şu Teftiş Kurulu ile Personel Dairesi arasındaki gidiş-gelişler karmaşası netlik kazanacaktır belki de!

 Bu durumun içindeki sürtüşmenin hangi örtüşmeleri beraberinde getirdiğini az çok hesaplayabilirsiniz belki de.

 Ancak, yapılan açıklamalara bakıldığında önümüzdeki yılın programında yer aldığı ifade edilen ve bu yönde çalışmaların başlatılmasının kaçınılmaz olduğu Çaykur’un özelleştirilmesi sizi ne kadar ilgilendiriyorsa bizi de o kadar ilgilendiriyor. 

 Bu aşamada, işçilerin uğrayacağı kayıplar bir yana, bu çalışmalar başlatıldığında içinde bulunulan durum gereği Tek Gıda-İş Sendikası ve Türk-İş bu özelleştirme çabasına karşı eli kolu bağlı mı olacaktır? Bunu da sorgulamak ve netleştirmek gerekecek önümüzdeki süreçte. 

 Önümüzdeki yıl yapılacak olan yerel seçimlerin bu süreçte yaşanacak sürtüşmelerle neyi örteceğini veya neleri beraberinde getireceğini hep birlikte göreceğiz…

 Hani bu sıralar adından pek söz edilen ‘Mustafa’ filminin ‘Sülaymaniye’nin devamı olduğu yönündeki eleştirilere girmeden, ülkemizin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 70. yıldönümünde özlem ve minnetle andığımızı bir kez daha vurguluyoruz. 

 Sizi de etrafınızdaki sürtüşmelerin nelerin örtüşünü yaptığını keşfetmeye davet ediyoruz…




102 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 ( 4 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler