Cumhuriyet’in ilk yıllarında birçok kez çok partili hayata geçiş denemeleri yapılmıştır. Bu denemelerin altında yatan temel amaç, genç Cumhuriyeti daha demokratik bir yapıya kavuşturmaktı.
Tek parti iktidarının en önemli özelliği olan seçenek azlığını ortadan kaldırmak, onun yerine daha çok seçenek özgürlüğü sunan çok partili hayata geçilmek istenmiştir. Fakat, çok partili hayata geçiş denemeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bunun en önemli nedeni siyasal olarak toplumun çok partili hayata hazır olmaması ve kurulan yeni partilerde eski düzenin savunucularının barınmasıydı.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne muhalif olarak ilk kez Kazım Karabekir Başkanlığında Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait İsyanı’nın da etkisiyle kapatıldı. İleriki yıllarda Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Bu parti de Terakki Perver Cumhuriyet Fırkası gibi benzer nedenlerden dolayı kısa bir süre sonra kapatıldı. Uzun bir süre tek parti hakimiyeti devam etti. Demokrat Parti’nin kurulması ile birlikte çok partili hayata geçiş başarıya ulaşmış oldu.
Çok partili hayata geçiş denemeleri kuşkusuz çok zor oldu. Çok partili hayata geçilmesi ile birlikte demokratikleşme yolunda çok büyük adımlar atıldı.
Günümüzde ise çok partili hayat, demokrasiyi geliştireceği halde partiler çatışmasını beraberinde getiriyor. Günümüz için, çok partili hayat değil de ‘çok partili karmaşa’ ifadesini kullanmak daha doğru olur. Özellikle iktidar-muhalefet çekişmesi amacından saparak; demokratik yaşamı geliştireceği yerde, demokratik yaşamı baltalıyor.
İktidar ve muhalefet parti liderlerinin çekişmesinin, birbirlerine karşı kullandıkları ifadelerin demokratik geleneklere ne kadar uyuştuğu ortada. İki partide ortak bir amaç doğrultusunda hareket edeceği yerde, birbirleri ile mücadele ediyor. Bu mücadele esnasında kimin ‘sağ’ kimin ‘sol’ parti olduğu bile artık belli olmuyor. Bu durum sadece şuan ki iktidar ve muhalefet partilerine has bir durum değil. Birçok parti, siyasal alanda bu tavrı sergiliyor. Sergilemeye aday yeni partilerin sayısı da bir hayli fazla.
Bu karmaşa devam ettikçe yeni yeni sorunların çıkmayacağını kim söyleyebilir
‘Acil kanmalı bir hasta için acilen kan aranıyor’ diye bir anons duysalar, kan vermek için yola çıksalar. Birbirlerine laf yetiştirmekten hastaya yardım edemeyecekler gibi görünüyor. Birçok konu ve sorun partiler arası çatışmanın gölgesinden kurtulamayarak hala karşımızda duruyor.
Bu gelişmelerin ve ‘çok partili karmaşa’nın etkileri her zamanki gibi halkı olumsuz yönde etkiliyor. Bütün fatura gene halka çıkıyor. Uçsuz bucaksız çimlerle kaplı bir yerde oyun oynayan çocuklar gibiler. Oyun oynarken altlarında ezdikleri çimleri görmüyorlar.
Bu sorunun çözümü ise gayet basit, temiz siyaset. parti menfaatini değil de ülke menfaatini düşünme, kişisel saplantılardan kurtularak siyaset yapma. Bu tip siyaset yapıldığında sorunların çözülmesini engelleyecek her şey kendiliğinden ortadan kalkacaktır.
Sevgi ve saygılarımla…
(Gönder meliha civelek, Nisan 11, 2007, 6:19 PM)