header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Kıskançlık

- ÖmerŞan on Nisan 10,2007

image

Çoğu kez sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi bilim dallarının da konusu olan kıskançlık olgusuna, bilim adamları farklı görüşler ileri sürerek açıklık getirmeye çalışıyorlar. Sokolof 'a göre kıskançlık, ‘İnsanın en az bilinen duygusu ve üzerinde en az konuşulan davranışıdır. Bir muammadır." Decrates’e göre kıskançlık, ‘Sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur.’

Ünlü antropolog Margaret Mead 1928 yılında yayımlanan bir kitabında, davranışlarımızın genlerimizle değil, çevresel faktörlere bağlı olarak belirlendiğini ileri sürmüş. Bir çok sosyal bilimci ise kıskançlığı ruhsal bir bozukluk olarak tanımlarken; buna karşılık olarak bazı psikologlar da kıskançlığın, insanın gelişim süreci içinde kazanılan bir uyum olduğunu savunmakta.

Bu girişten sonra, ‘şimdi nereden çıktı bu kıskançlık’ diyebilirsiniz. Yada farklı yorumlar da getirebilirsiniz. Hemen her fırsatta dile getirmeye çalıştığımız ve eleştirel yaklaştığımız siyasal gelişmeler konusunda bazı ‘iktidar sahiplerinin’ bizleri bazen ‘paranoyalıkla’, ‘göz görmemezliği’ yapılanlara karşı ‘kıskançlık’ sergilemekle suçlaması, eleştirmesinden çıktı bu konu.

Ülkemizin uluslar arası arenada düşürüldüğü durumdan tutun da, iç politikadaki reel gösterge ve buhranların ‘Sayın’lı, ‘Kelle’li anlatımlarına kadar bir sürü şeyi kıskanıyoruz sahiden!..

En son Sayın Başbakan’ın Sahil Yolu’nun resmen açılışı için bölgemize gelişini kıskandık mesela. Neyi mi kıskandık?..

Bölgemiz bir kenara Rize’mizde bunca sorundan söz ederek, projelerin ve yatırımların yetersizliğini anlatmaya, en azından birazcık daha etkili olmamız gerektiğini vurgularken; haftalar öncesinde Başbakan’ı karşılama telaşı içine düşülmesini kıskandık. Elbette ki, önemli bir çalışmaydı bu ‘ele güne’ karşı!.

O nedenle, yerel iktidar sahiplerinin kapı kapı dolaşarak konvoy için araç dilenmesini, 2 ay önce Rize’ye gelen Başbakan’ı kendisini karşılamaya gelen araç ve insanlardan daha az bir kalabalıkla karşılayan il başkanını ve bu ilgisizlikten dolayı ‘Rizelilerden utanan’ milletin vekilini kıskandık!.. ‘Matbaa hatalarını’, ‘dil sürçmelerini’, ‘300 bin Euro’ya satılan dairelerini’ kıskandık…

Yol kenarında boş dizilen iş makinelerini, taksi, dolmuş, TIR ve akaryakıt tankerlerini, işsiz güçsüz olmalarını, bazılarına söz verilen yevmiyelerini kıskandık!.. Hatta gecenin bir yarısı, henüz tam anlamıyla tamamlanmamış tesislerin açılışı için atılan havai fişeklerinin korkudan yataktan düşürdüğü, telefonlara sarılıp, ‘kim kime saldırdı’ diyen, şikayette bulunan yurttaşları kıskandık!..

Açılışı yapılan yolun Rize sınırları içerisinde bulunan henüz tam anlamıyla tamamlanmamış ‘ampulü’ olmayan tünelleri, aynı yol üzerinde sırt sırta vermiş ve bir sürü kazaya davetiye çıkaran taş kamyonlarını da kıskandık!..

Dahası, ertesi gün sabahın erken saatlerinden itibaren Rize’den Hopa’ya kadar bütün ilçelerde yol kenarında dizilerek Başbakanı bekleyen yurttaşların, gökyüzünde süzülen helikoptere el sallayışını da kıskandık…

Ovit Tüneli ve Transit yolu projesini, 5 yıldızlı otelleri, Çamlıbel Tünelini, Yat Limanını, Rize Limanını, Çay İhtisas Gümrüğünü kıskandık… Bunların yanında Tersaneden, İhtisas Hastanesinden, İstinaf Mahkemelerinden mahrum kalışımızı, Kıyı Emniyeti, DLH ve Tekel’in Rize’den gidişini de kıskandık açıkçası!..

Daha öyle çok şeyi kıskandık ki!.. Rize Üniversitesi yasası, Tıp Fakültesi, Toki Evleri, Hastane bile aklımıza gelmedi… Doğalgazı unuttuk mesela. ‘Beytülmal’a uzanan eli keserek(!), yapımına bir anlamda engel olan iktidarın bakanının adı verilen Kültür Merkezi’ni de…

Evet, aslında her insanda az veya çok ‘kıskançlık’ duygusu vardır. Karşısındakini ya sevgiden dolayı, ya da ‘sende var bende niçin yok’ diye kıskanır kişi.

Kıskançlığın olmaması bilim adamlarına göre aslında bir kişilik sorunudur da. Ama yanlış kullanıldığında çok yıkıcıdır. Abartıldığında, sevgi gibi yapıcı bir duygunun zıddı haline gelebilir; sadece kıskananı değil, kıskanılanı da yıpratırmış. Çok aşırıya varmışsa bir paranoya vakası ile karşı karşıyayız demektir. Şüphecilik ve evhamlılık baş gösterir, her şeyden olmadık anlamlar çıkarılır. Kıskançlık duygularının kaynağı araştırılmalıdır. Nedenlerini kendi kendimize sıralamalı, haklı mı haksız mı olunduğuna karar verilmeli ve kıskanç insanın çevresine rahatsızlık saçtığı akıldan çıkarılmamalıdır.

            Sanırız biz de bir anlamda bunu yapmaya çalıştık… Sizce çok fazla mı kıskanç olduk, çevremize rahatsızlık mı verdik… Özür dileriz… Çevremize verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü!..

2004 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.29Rating: 4.29Rating: 4.29Rating: 4.29Rating: 4.29 ( 41 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (11 Tane Yorum Yazılmış)
  • image YBALTACI'ya verilen cevaptaki Düzelme yazısı. Trabzon 4.5 yılda Başbakanın ağzı ile söylenen 1.5 Katrilyon aldı, Rize ise 300 Trilyon anca alabilmiştir. Ha unutmadan Sürmene'ye 105 trilyonluk Tersana parası çıktı, Rize'ye de Valilik önündeki Kayıkhanelerin yapılması için 1 trilyon yollandı. Trabzon'a Güney Çevre yolunun müjdesini verdi, 38 Km yol istimlak hariç 1.2 Milyar dolar. Rize Ovit Tüneli ise Allah için bir hayırsever bulunursa ihale edilecek. Ona da Sayın Başbakan söz vermedi.
    (Gönder Mustafa, Temmuz 26, 2007, 3:37 PM)
  • image Y.Baltacı, Tayyip Bey'in Rize ve Trabzon mitinglerini dinledin mi. Artık kına yakarsın dimi. Ömer Bey'in ne kadar haklı olduğu gördün mü? 4.5 Yılda Trabzon 1.5 katrilyon yatırım aldı, Trabzon'da 300 trilyon. Onbeşgün önce Trabzon'da tabakhane denen bir dere var surların dibinde oranın istimlak edilmesine Faruk Özak 65 Trilyon ödedi. Bizim Başbakanımız o Paraya Rize'de bir tersane yapsa idi 10.000 kişi ekmek yerdi. YBALTACI Seni meşgul etmeyeyim senin işin var, bir an önce kınanı yakmana bak.
    (Gönder Mustafa, Temmuz 26, 2007, 3:36 PM)
  • image Öyle mi Sayın Civelek, demek ki siteniz(BEN SİZİ ÖYLE ANLADIM.Sitenin avukatısınız herhalde) de her eleştirilenleri HEDEF tahtasına konulan kişi olarak algılayıp suç duyurusunda bulunulmasını salık vericekseniz valla ben sizden korktum.Ben Ömer Beyin yakınlarından biriyim.Onu ayrıca herkes tanır.Hedef seçen onu her yerde bulur.Adrese gerek yok.(Bunu yazmak zorunda kalmak çok kötü belirteyim)Hem böyle saçmalık olur mu iktidarı herkes eleştirir, her eleştirilen hedef olursa siz de beni eleştirdiğimden dolayı hedef gösterdiniz siz de suçlusunuz o zaman.Çağdaş demokrasilerin gereği olarak herkes herkesi eleştirir ben de Ömer Beyi mizahi bir şekilde eleştirdim.Ama siz hemen olayı nasıl bir ruhsal altyapıyla davrandınız bilmiyorum hedef olayına neden çektiniz. Sakın bir daha böyle yorumları farklı anlamlara çekip insanların aklına başka şeyler getirmeyin.Beğenmediğiniz yorum sahiplerinin niyetlerini beyninden okumayın.Yanlış düşünürsünüz şimdiki gibi.Esas ben Civelek adına Ömer Bey'den özür dilerim.Ömer Bey yazacak, eleştirecek biz okuyanlar da alttaki yorum yaza tıklayıp onun yazısını eleştireceğiz.(Nasılki o eleştiriyorsa o da eleştirilecek)Bundan doğal ne olabilir Sayın Civelek...
    (Gönder rumuz cvlk, Temmuz 26, 2007, 3:34 PM)
  • image Sayın Baltacı, yazdığınız yorum yazısını kendiniz beğendiniz mi, yoksa birşeyler yazdığınızı mı zannediyorsunuz.Sizin yaptığınız kibarca hedef göstermek ve bu da açıkçası suçtur, hakkınızda suç duyurusunda bulunulabilinir.Bu kadar rahat bir şekilde insanların hayatı ile ilgili bilgi veremezsiniz, parmaklarınızı klavyeye koyduğunuzda bir dahakine ne yazacağınıza çok dikkat edin...Saygılar!
    (Gönder meliha civelek, Temmuz 26, 2007, 3:31 PM)
  • image Ömer Bey mi? Yazısını okumadan yazıyorum ve diyorum ki her şeye rağmen muhalefet!.. Oda ne, mutfaktan hanım sesleniyor; ki oda okumamıştır biliyorum, çünkü bilgisayar kullanamaz onu iyi tanırım... 'bak yaşarrr... ömer abi bugunkü yazısında yine olumlu bir şey görmemiş, ne olacak bu adamın hali yaa... Acaba Mustafa Topaloğlu ile bir akrabalığı mı var.' Ben de ona 'dur hanım, yazıyı bir okuyim; belki bugün sağ tarafından kalkmıştır, iyi yazmıştır belki, bir hak daha verelim.' O da 'yok ya boşuna bekliyorsun bence Yaşar! O 30 yıldır kendine yakın veya uzak hükümetlerin hiçbir şey yapmadığından, nasılsa çok sevdiği bu hükümetten, 5 yılda yapılamamış hizmetleri bekleyip, bunları da göremeyince dumura uğramış bence Yaşar' dedi. Ben de ona 'yok ya Ömer Abi sabırlıdır. Seçimlere 4 ay daha var, bu hükümet Ömer Abisi için istediği her şeyi yapacak' dedim... Oda ne, yataktan düşmüşüm. Meğer rüya görmüşüm. Ömer Abiden helallik alacam. Nerde bulabilirim onu anladım, parktaki gazeteciye takılıyor bay muhalefet...
    (Gönder ybaltaci, Nisan 17, 2007, 8:52 PM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler