header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Farkındalık

- Ömer ŞAN on Nisan 16,2007

image

            Aslında her şey bir reklamla başladı demek yerinde olur. ‘Farkında mısınız!..’ diye yapılan vurgulama nedense birilerini oldukça rahatsız etti… Daha geriye gittiğimizde Sezen Aksu’nun şarkılarında buluyoruz farkındalığı. Ama önümüz açık, geriye gitmektense günümüze dönmeli diye düşünüyoruz…

            “Farkındalık, bir nesnesi ve hedefi olduğunda bilinçtir” diyen Uzak Doğu’nun bilge adamı Nisargadatta Maharaj; bilinç ve farkındalık kavramları arasındaki farkı açıklarken “Farkındalık esastır” diye söze başlıyor ve aynen şu şekilde devam ediyor: “Farkındalık, başlangıçta mevcut olandır. O, başlangıcı, sonu ve nedeni olmayan, hiçbir şey tarafından desteklenmeyen, parçaları olmayan, değişmez olan, aslî haldir. Bilince gelince, o temasta olan, bir yüzeyde yansıyandır, bir ikilem halidir. Farkındalık olmasa bilinç de olamaz. Fakat bilinç olmazsa da farkındalık olabilir - derin uykuda olduğu gibi. Farkındalık mutlaktır, bilinç ise görelidir, içeriğine göredir; bilinç her zaman bir şeyle ilgili, bir şeye aittir. Bilinç kısmî ve değişkendir, farkındalık ise bütün, değişmez, sakin ve sessizdir. Ve o bütün deneyimlerin ortak ana kalıbıdır.”

            Bu ince ve felsefik girişten sonra, sanırım nelerin farkında olamadığımızı veya olabildiğimizi de sıralamak gerektiğini hissediyoruz. Reklam’dan söz etmiştik girişte, işte o reklam nedeniyle kimi rahatsız oldu, kimi anlamsız buldu, kimi yaratıcılık örneği olarak gördü, kimi ise hislerine tercüman olarak algıladı. Ama geride bıraktığımız hafta sonu Ankara’da ‘Cumhuriyet Mitingi’ için toplanan abartısız 1,5 milyona yakın insan(-ki söylenene değil, göz görümüne göre) sanırız bir şeylerin farkına varmıştı. Fazla yoruma gerek yok sanırız!..

            Geçen hafta ‘kıskandığımız’ konular belki de aynı zamanda farkına vardıklarımızdı da… Ama, öyle bir oldu ki, sanki bizim bu farkındalıklarımız suçmuş gibi algılandık. Oysa ki, daha sıralayamadıklarımız vardı. Mesela yaklaşık 15-20 yıl önce merhum Kayıkçı Dayı ile sıkı sıkıya savunduğumuz ve bize ‘artık çok oluyorsunuz’ denilen ‘Rize Havaalanının’ bu gün yeniden gündeme gelmesi. Batum’dan gelecek ‘tren yolu’nun Rize’den Samsun’a ve Sivas’a bağlanması, deniz kenti olan Rize’de Riport Rize Limanı dışında denizcilikle bağlantılı başka herhangi bir yatırımın olmayışı… Yok, hayır. Daha fazla uzatmayacağız. Uzattık uzatacağımız kadar zaten, oldukça rahatsızlık vermişiz sanırız!

            Gelelim güzel şeylere. Evet farkına vardık. Rize Devlet Hastanesinde yapılan ‘açık kalp ameliyatı’nın güzelliğinin farkına vardık. Gururlandık. Ama aynı saatlerde KTÜ Tıp Fakültesi’nde bekleyen onlarca insanın çektiği sıkıntıları da gördük!.. Evet, Karadeniz Sahil Yolu için de gururlandık! Ancak, Kemalpaşa’dan Samsun’a uzanan 542 km’yi baştan sona giderken de henüz önemli bir kısmı bitmemiş yolun ne manada açıldığına bir o kadar söylendik.

            Hani, ‘likit yumurtaları’, ‘burs parasıyla alınan gemileri’, ‘Talabani’nin yanaklarını’, ‘Barzani’nin yalakalıklarını’… Offf ki ne offf…

            Bakın ki, ne kadar demokratik bir ülkeyiz. Kendini ortadan kaldırmak için türlü dümenler çevirenleri, açıktan söylenenleri, bizi ‘paranoya’ durumuna sokanları, ‘muhtar bile olamaz’ denilenleri demokrasi adına ‘Başımıza’ getiriyor, Anayasa’yı değiştirtiyor, yasaları ezdiriyor, Cumhur’un başına getirecek kadar güçlendiriyoruz; ondan sonra da ‘demokratik’ tepkimize ‘halellendiriyoruz’. Suçlu kim, ayağa kalkmasına bile gerek yok! Kalkamıyor çünkü!..

            Evet! Biz farkındayız… Farkındalıkları fark ediyoruz. Farkındalık bilinci doğurur. Farkındalık, aynı zamanda bir sistemin içerisinden çıkıp o sisteme dışardan bakabildiğimizde kendimizi hissettiğimiz ruh haline verdiğimiz addır. Ve aynı zamanda farkındalık, kendimiz hakkındaki gerçeği bilmektir. Kendi yaratıcı yeteneğimizi, sınırsız potansiyelimizi ve kendi yarattığımız engelleri görebilmek, hissedebilmek, anlayabilmektir de. Nil Gün’ün de dediği gibi, “Farkındalık bilinçli düşünce, duygu ve davranışlarımızın ve bilinçaltının faaliyetlerinin bizi nasıl etkilediğini değerlendirmemizi sağlar. O zaman, anın farkındalığı içinde tepkisel değil, etkisel davranırız. Her anın hakkını veririz.”

            Sizce olan bitenin, çevremizdekilerin, yaşanan gelişmelerin farkında mıyız?

            Sanırız bizim üstlendiğimiz bu mesleğin ilk görevlerinden ve sorumluluklarından birisinin de bu olduğunun farkındasınızdır!..


451 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.96Rating: 4.96Rating: 4.96Rating: 4.96Rating: 4.96 ( 25 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (3 Tane Yorum Yazılmış)
  • image merhaba ne güzel herkes herşeyin farkına varmış artık konuşmaya ve yorumlamaya ihtiyaç duymuyor .Umarım farkındalıklarını seçim sandığında oy olarak kullanırlar ve bu kullandıkları oylar onlara,ovit tüneli,tersane ,yat limanı ve 25 bin kişilik stadyum olarak geri dönecektir... saygılarımla
    (Gönder meliha CİVELEK, Nisan 18, 2007, 1:48 AM)
  • image İnsanlar ne kadar Tepkisiz! İnsanlar ne kadar ilgisiz! İnsanlar ne kadar Bananeci! İnsanlar ne kadar vurdum duymaz! Futbol belki zorunlu değil ama insanların vaz geçemediği için Basında devamlı gündemde olan bir olgu. Futbol ve Stadyum hakkında herkesin mutlaka bir bilgisi veya fikri vardır. Rize'nin gelecek yirmi yılına damga vuracak 35 Milyon YTL'lik bir proje için yorum yaptım bu yazıyı 47 kişi okumasına rağmen yazmış olduğum yoruma saçma veya haklısın yada şöyle olmalı diyen kimse çıkmadı vay bizim halimize.(EDİTÖRÜN NOTU:Sayın Saruhan, haklısınız!Sanırız bu da yaşadığımız sıkıntıların bir göstergesi.Dikkat çekmek istediğiniz konuları zaman zaman yazı, yorum ve haberlerimizde dile getirmeye çalıştık.Yeri geldiğinde vurgulamaya da çalışıyoruz.Özellikle Ovit Yolu, Tersane, Yat Limanı gibi konuların yanı sıra Stadyum konusunda da...Mevcut Stadyum 10 bin 500 mevcutlu, yenisi 15 bin olacak doğru.Biz en az 25 binlik olması için çaba harcadık ama gördüğünüz gibi bizler de yalnız kaldık. Artı, sanki vurguladığımız konular bizim kendi özel isteklerimiz gibi algılanıyor ya...O dokunuyor! İlginize teşekkürler...)
    (Gönder Cengizhan, Nisan 17, 2007, 8:45 PM)
  • image Çok güzel... Birçok şeyin farkındasınız ama, gelecek 20 yılda Rize'nin sosyal hayatını büyük oranda olumsuz etkileyecek olan yeni Rize Şehir Stadyumunun neden farkında değilsin! Bilindiği üzere, eski stadyum 12.000 kişilik. Eskisi yıkılıp yenisi yapılacak, yeni yapılan stadyum ise 15.000 kişilik. Rize nüfusu göç almadan göç verir bir durumda iken 160.000. Rize nüfusu, Üniversitenin açılması ile bir anda 200.000 olabilir. Dünyada bilimler incelenir iken, Demografi ve istatistik bilimi göz ardı edilemez. Rize, Artvin ve eğer yapılır ise OVİT Tüneli ile Erzurum'un denize açılan en yakın kapısı ve ili konumundadır. Trabzonspor, bugün işleri iyi gitmediğinden dolayı 25.000 kişilik stadyumunu dolduramıyor ama yeni Projeleri 50.000 kişilik Olimpiyat Stadyumu. Bugün 15.000 kişilik Stadyum ancak ilçelerde olabilir. Yeni yapılacak stadyum 20 yıl daha yıkılıp yenisi yapılamaz ama tüm bunlara ragmen Rize'ye bir ilçe stadyumu yapılıyor. Yerel basın stadyum ile ilğili haberleri verirken Modern Stad diye bahsediliyor. Amaç Modern Stadyum ise modernlik yapıların yaşı ile olmaz. İstanbulun en pahalı Oteli Çırağan Sarayıdır. Çırağan Sarayı, 20 yıl önce harabe idi bakım ve onarım ile şimdi ne hale geldi. Hangi yapıları yeniden modern hale getiremeyiz? Onlar da Hastahanelerdir. Asansörü,ameliyathanesi,otoparkı,acili imkanlar kısıtlı ise degiştiremezsiniz. Ama Stadyumun eğer kapasitesini artırmayacak iseniz onun koltuk ve tuvaletlerini,soyunma odalarını yenileyerek dışını da boyayıp modern hale dönüştürebilirsiniz. Lütfen Beyler, STADYUM en az 25.000 kişilik Olmalı. Bu konuda mutlaka toplumu uyarın! Yanlıştan bir an önce dönülüp, yeni stadyum projesi yeniden revize edilsin.
    (Gönder Cengizhan, Nisan 17, 2007, 3:38 PM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler