header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Sitemize Reklam Verin
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı


Bank Asya 1. Lig Puan Durumu
Hızır Beton


Mayıs'ın 19'u

- Ömer ŞAN on Mayıs 19,2009

image

            “Mayıs ayların gülüdür, Mayıs’ta gönlüm delidir…” diyordu Sabahattin Ali.

             Baharın gelişi, doğanın canlanışıdır, Anadolu’da toprak kokusudur, bahçedir, çaydır Rize’de, Karadeniz’de… Eylem zamanıdır kırlarda alanlarda… Samsun’a çıkıştır, Ulusal Kurtuluşun başlangıcıdır… Emperyalizme, sömürüye, faşizme karşı çıkış; emeğe saygıdır Mayıs…

            Onun için ayların gülüdür, gönüller delidir… Kan deli dolaşır damarlarında, ‘kansızlıklara’ inat… Evet, bugün Mayıs’ın 19’u! Kutlu Olsun!..

 

            Artık Mayıs’a övgü düzmek yerine kendi boyumuza posumuza da bakalım azcık… Çaya övgüler düzerken, düzülen sövgülerin yankısını hisseder gibi oluyor kulaklarımız ama sonuç da ortada!

 

            Hak ettik mi? Ettik…

 

            19 Mayıs’ı başlığa çekerken sanırız ayrıntısına girmeye de gerek yoktu! Çünkü Mayıs’ı ortalarken çayı da alıyorduk elimize.

 

            Bu yıl geri vuracaktı hem başlangıç ve hem de rekolte olarak…

 

            Fiyat belirlemesi ise her zamanki hengame ve boş teranelerden geçiyordu! Yıllardır sistem aynıydı.

 

            Ölçü değerimiz ‘Sent’, Amerikancası ‘Cent’, Doların alt birimi… Bize göre Kuruş!

 

            Ederi 57 ‘Sent’miş çayın. Yani bize göre 90,5 Kuruş! Virgülden sonraki ‘5’in adı yok! Eskiye göre ‘Para’… TL’ye vurmakta zorlanırsınız! Yani, yazılışta 0,90.5 TL yazarsınız, okunuşta doksanbuçuk Kuruş dersiniz… Kafanıza göre yani!

 

            Beklediğimizin üzerinde açıkçası… İyi para verdi, memleketi Diyarbakır’a özel çay çıkartan Tarım Bakanı Eker!

 

            Başbakan’ın 2002’deki sözünü de geçti çay fiyatı böylece! Çay-Simit-Kaşar hesabı yani… Enflasyon  ya, zam %8…

 

            Hem sonra bir de gübre sorunu vardı, boşuna takmışız… Nasılsa biz yanlış biliyor, üretici yanlış ödeme ve uygulama yapıyormuş, gübre fiyatı artmamış bilakis düşmüştü ‘ekici’ Bakana göre… Aptalız ya!

 

            Sonra bir de şu ‘gümrük’ meselesi vardı! Hani 50 bin Dolarlık ithalatta ‘gümrük istenmeyen ürünler arasında’ çayın da yer alıyor olması durumu… Türk çayını bitirecekmiş ya! Bizimkiler ‘fasa fiso edebiyatı’ yaparken, zatı-ı muhteremler ‘malı’ götürecek nasıl olsa… Trabzon Ticaret Borsası yetkilileri, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ‘evrakta sahtecilikten’, RP’nin kayıp trilyon davasında yeniden yargılanmasına hüküm verdiği Cumhurbaşkanı Gül’e bu konuda uyarı mektubu yazmış!..

 

            Bizde ne var? Borsa, Ticaret Odası, Çaykur, Ziraat Odası ve hatta hepsinden önemlisi Çay İhtisas Gümrüğü ve dahası Ulusal Çay Konseyi… Değme gitsin…

 

            Sahte evrakla ‘dahilde işleme’ ve ‘ithalat’ belgesi alan ve bir yerlere ‘baş’ olma merakıyla yanıp tutuşan zat ve etekleri ne yapar? İşte o ‘malı götürme’ edebiyatından da onlara inceden bir gönderme gider…

 

            Bir zamanlar Çağlar’ın Yılmaz’a dediğinden olanlar (!), şimdilerde zırvalar dururlar!.. Hakları! Kimse yalandan yere didinip durmasın!

 

            Hemen aklınızın ucundan ‘kaçak çay’ hesabı geçecek doğal olarak! Bakın, ne bakan ne vekil ne de uzantısı olanlar söz edebildi mi? Genel Müdür beklentide, sektörün ezasını çekenler de aynı durumda! Hele bir de şu gümrük işi geçirildi mi, değmen gitsin artık! Dava dosyaları, soruşturmalar ‘ak’ çıkacak nasılsa…

 

            Ankara’da hava iyice ısındı! DP ve DSP kongreleri derken ‘inadına’ Tandoğan’a sığmadı insanlar! Malum odakların tehdit ve saldırmaları yıldıramadı yüzbinleri… Demokrasinin aydınlık yüzü olsun istiyorlardı, Cumhuriyetin temelindeki asıl değerler korunsun, yargı bağımsız kalsın, hukukun üstünlüğü yok sayılmasın istiyorlardı… ‘Faşizme karşı omuz omuza’ diye bağırıp, el ele tutuşarak halaylar çeken yüzbinlere ‘darbeci’ diyebilir misiniz? Tam bağımsız Türkiye isteği ‘mandacılıkla’ eşdeğer olabilir miydi?..

 

            Nazım’ın ‘Akın var güneşe akın, Güneşi zapt edeceğiz, Güneşin zaptı yakın…’ dizelerindeki gibi akıyordu Anadolu Ankara’nın Tandoğan’ına 17 Mayıs sabahı… Ne oldu? Hava kurşun gibi ağır mı geldi?..

 

            Siz gene de Mayıs’ın deliliğine kaptırmayın kendinizi! Mayıs ayların gülü olmaya devam etsin… Gönlünüzün deliliğine vurun bazen sayıp sövmelerinizi!

 

            Bugün 19 Mayıs… 19 Mayıs 1919’un yıldönümü! Bugünkü haliyle ‘Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’… Kutlu olsun!

 

            Şöyle bir anlık geriye doğru yaslanıp arındırın bedeninizi anlık düşüncelerden ve bu günü düşünerek geçmişe yönelin…

           Varsayın 1919 Mayıs’ındasınız!

669 Kere okundu

comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler