Evet, 2010’un 1/12’si gitti…
Türkiye Cumhuriyeti zor günlere getirilmiştir. Zor günler ne demektir? Hukuk devletinde zor günler demek, hukuka uymayan günler demektir. Yani memleketimiz idare edenler hukuka uymayan günlere bizleri getirmişleridir. Nasıl getirmişlerdir? Yaptıkları icraatlar sonunda getirmişlerdir.
Bu sütunların okuyucuları bilirler. Hemşerilerim bilirler. Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir. Ama siz Çarşamba gününü bu gün olduğunu bilmiyorsanız yarın Perşembe olacağını da bilmiyorsunuz demektir. Bu gün Çarşamba ise yarın Perşembe olacaktır. Bu gün borç almışsan yarın alacaklı kapıya gelecektir.
Bu gün bütçen açık verdi ise yarın borçlanacaksın veya malını mülkünü satacaksın. Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir, bir deyimdir. İsrafın sonu iflastır gibi bir şey bu.
Türkiye Cumhuriyeti israfla yönetilmektedir. 1950 yılından beri israfın çeşitleri ile yönetilmektedir. Onun içi israf Çarşamba ise bu günkü durum Perşembe’dir.
Açık bütçe Çarşamba ise bu günkü durum Perşembe’dir.
Yıllardır açık bütçe ve israfla yönetildiğimizi unutarak din hizmetlerimiz az onları tamamlarsak işler düzelir yanlışı üstünde politikanızı kurarsanız olacağı budur.
Dinimiz ve ahlakımız az değildir. Yetersiz de değildir. Türk milletine dinin noksan, eksik veya yetersiz demeğe kimsenin hak ve yetkisi yoktur. Türk milleti dindardır. Türk milleti laiktir. Ahlak ve fazilet örneğidir. Bunlarda bir eksik yok. Eksik, bu büyük milletin faziletini temsil eden temsilciler yok.
“Ankara, Ankara Güzel AnkaraSeni görmek ister her bahtı karaSenden yardım ister her düşen dara Yetersin onlara güzel Ankara…”
Diye şiirler yazılan ve şarkılar bestelenen günlerde değiliz. Neden? Bu günden farkı ne o günlerin. O günlerin tek farkı var. Bütçemiz denktir denk. Seyahatlerde milleti parası israf edilmemektedir.
“Başta bütün dünyanın saydığı başkomutan Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan” diye marşların yazıldığı ve bestelendiği günlerden de uzağız.
Yazımızı toparlarsak: Bu gün o günlerin coşkusu yok. Ağızlar bıçak açmıyor. Atatürk’ün Tekel işçileri sokaklarda açlık grevinde… Atatürk ordusunun karargahları didik didik aranıyor. TSK’ya sivil yargı bakacak diye kanun çıkardılar, Anayasa mahkemesi iptal etti. Yani Hükümet ve TBMM, Anayasayı ihlal etti. Anayasa Mahkemesi, Anayasa ihlalini tespit ederek durdurdu.
Bütçede bu yıl 50 milyar açık ön görülmektedir. 2009’da ise 14 milyar açık ön görülmüştü. 2009’da gerçekleşen açık ise tam 53 milyar TL’ye ulaştı. 14 milyar açık, tahmini 53 milyar açıkla gerçekleşirse, 50 milyar açık tahmini kaç TL açıkla gerçekleşir?.. Hesabını siz yapın!..
Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir. 2010 yılının gidişi de ilk ayın gidişinden bellidir.
Cumhuriyetimizin yönetimindeki kaptanlar, Atatürk ve Anayasa rotasından bir hayli uzakta görünmektedirler. Fırtınanın üstüne hiç aldırmadan gidiyorlar. Zaten bu fırtınalı rotayı da kendileri seçtiler.
Atatürk ve Anayasa’da verilen rota bu gün gitmekte olduğumuz rota değildir. Dost acı söyler, bu gün beni bağışlayın…