header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Sitemize Reklam Verin
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı


Bank Asya 1. Lig Puan Durumu
Hızır Beton


PKK, Fransa Taşeronu mu?

- Mahiye MORGÜL on Haziran 30,2010

image

 

            Fransa deyip geçmeyin, biz onu büyük burjuva devrimi yapmış ülke diye biliriz, ama niye İran’a Molla rejimi monte etti diye hiç sormayız. Humeyni’yi 20 yıl besleyip 1980 de İran’a taşıyıp yerleştiren Fransa’dır. Bizim mollayı da Amerika besliyor, biliyorsunuz.

Fransa imal ettiği o rejimin adına İran İslam Devrimi tabelası astırdı! Yani, büyük tarihi yazmış bir devrim ülkesi bunu yapar mı hiç, diye sorgulamadık. Unuttuk ki, bu ülke bir emperyalist ülkedir, burjuvazisi de milli değil emperyalisttir. Devrimi kendine yapar, Asya’ya molla gönderir, Afrika’ya papaz gönderir.

Ya bir de İran’ı şeriat ihraç etmekle suçlamaları yok mu? İran değil ki şeriat imal eden. Fransa İran’dan çekilse, orası dünyanın en modern ülkesi olur. Ki, Şiraz’ın Oğuz Türkleri de, kuzeydeki Azeri Türkleri de molla rejiminin baştan beri muhalifleridir. Fransa onları onlar Fransa’yı hiç sevmez.

Çok enteresandır, Amerikalılar da Fransızları sevmez. Örneğin bir tartışmada düşman örneği vereceklerse akıllarına ilk Fransa gelir.

İran petrolleri molla rejimi sayesinde Fransa’nın elindedir. Fransa, molla rejiminin devam etmesi için iyi pay veriyor Ahmedi Nejad’a.

Artık enerji pastası azaldı, Amerika hepsini kendine istiyor. Avrupa sıkıştı, Amerika Avrupa’yı sıkıştırıyor. Avrupa’nın kaptanı İngiltere değil Fransa’dır. AB’nin dışında bir Avrupa’dan söz ediyorum, Deniz Feneri dosyasının belgelerini bize gönderen.

PKK Fransa taşeronu olabilir mi? Olursa neden olur?

Ufak hatırlatma yapalım; Bayan Mitterand’ın sevgili kızıydı Leyla Zana…

Fransa NATO’dan çıkmıştı bir ara, yeniden çıkabilir.

            Sabah TRT Radyosu yorum programında dedi ki, “Yakında Avrupa’da darbeler olacağı söylentisi var.”

Amanın… Avrupa’da, NATO ülkelerinde, Portekiz mi, Yunanistan mı? Bunlar darbelerle 40 yıl yaşamış ülkeler, feri kalmamış haldeler. Olsa olsa NATO’dan çıkma darbesi olur… O da tek güçlü ordusu olan Fransa’da olur!

Anladım ki, bizim AKP’nin sesi TRT Radyosu, Amerika adına endişe ediyor. Turuncu Amerikan darbeleri olurken “özgürlük geliyor” diye bağırırlardı da.

Fransa ile Amerika bizim topraklarımızda kapışıyor galiba. Babasının oğlu ölmüyor ya…

Düne kadar ABD adına askerimize saldıran PKK, neden bugün Fransa adına saldırıyor acaba, derseniz, sıkıştırıldılar! ABD artık “vur” emri verdi. Dağdan inmek istese de inemiyor, her taraftan sıkıştırıldılar.  Karnını doyurmak için eline silah kim verirse onun adına vuruşacak, bu tuzağa çekildiler bir kere. Pasta paylaşımında Fransa artık ben de varım diyor.

Van’daki şehit töreninde AB’nin parlamenterleri, AB Büyükelçileri ve ABD’nin eş başkanı Recep bey, bir aradaydılar. Bu tablo bize diyor ki, PKK artık ABD’nin taşeronu değildir, üzgündü tam kadro! Başbakan bunu biliyor ki telaffuz etti.

PKK, Amerikan taşeronu iken şehitlerimiz “kelle” idi. 19 Haziran 2010’da ne oldu da PKK’nın öldürdüğü askerimize sahip çıkıldı? Ne oldu da dağlara, siperlere kadar çıktı başbakan! Düne kadar PKK askerimizi yensin diye her türlü moral bozarken, ne oldu da moral vermeye gitti? Korku mu sardı yoksa?

Sayın Başbuğ’un Çanakkale toplantısının adını yazın bir kenara: İpekyolu! Bu yol Asya’dan Avrupa’ya ticaret-enerji yolunun adıdır. Amerika önceki yıl engel olmuştu, Nabukko ve İpekyolu enerji koridorunu kapatmıştı.

Çanakkale toplantısı diyor ki, “Meydan okuyoruz İngiliz-Amerikan donanmasına, bir daha gömeriz Amiral Armada geminizi! Asya Enerji yolları bizimdir!”

Ey büyük Türk milleti!

Emperyalist kurtlar birbirine diş gösteriyor, bundan bize ne! Hiç birinden yana olmak zorunda değiliz! 

PKK da dilerim bunu tezelden öğrenir. Yoksa daha çok kan dökülür bu topraklarda.

Ek:

Sevgili İlhan Selçuk ağabey,

Işıklar içinde uyu. Onlarca yıl senin yazılarını okuduk, aydınlandık. Bir ulu çınardın, seni yıkmayı çok denediler… Kaç kez işkencehanelerden geçtin, kaç tank geçti daktilonun üzerinden… Yılmadın, yıkılmadın.

 

Mücadele azmin ışığımız olsun!


35 Kere okundu

comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler