header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Tanga mı Tango mu?

- Mustafa Bayrak on Mayıs 09,2007

image

Bu haftaki köşemizde son zamanlarda Rize ilimizde yaşanan olaylar ve seçim süreciyle ilgili çeşitlemeler yapmak istiyorum.

Seçim sürecine girmişken hemen aklıma bir hikaye geldi. Geçenlerde bir gazeteci arkadaşım dedi bana, onun yalancısıyım; Sayın Vali “Rize’den akıllılar gitmiş, akılsızlar Rize’de kalmış” demiş!.. Ne kadar doğru bilmiyorum. Kimsenin günahını almadan duyduğumu yazdım.

Şimdi seçim yaklaştı ve aday adayları kendilerini açıklamaya başlayınca aklıma birden bu laf geldi nedense. Gerçekten akıllılar gitti de, Rize’de akılsızlar mı kaldı.

Bakarsanız aday adaylarına, çoğu dışardan ve sanki Rize’de adam yok, Milletvekilini dışarıdan getirteceğiz…

Yok arkadaş, ben dışarıdan gelen insanlara oy vermem! Çevreme de verdirmem. Rize’nin suyunu içen, Rize’nin sorunları ile uğraşan, Rize’yi sadece seçimlerde hatırlamayan Rizeliler gerek.

Vefa borcu olabilir ancak, vefa ile Milletvekilliği adaylığı olmaz. Şimdiki Milletvekillerimize bakalım. Şöyle tarihi canlandırırsak, aslında bunlar için yazılacak çok şey var. Hele Sayın Abdülkadir Kart için; 1993–94 yıllarına geri dönecek olursak, Sayın Kart’ın Belediye Başkan yardımcılığı görevini yürütürken, Şevki Yılmaz tarafından görevden alınmasının, Kazdal Camii yanında bulunan binayla olan bağlantısı neydi?

Tabii bunu zaman içinde yazacağız. Hiçbir şey saklı kalmayacak. Şimdilik bu kadarını yazmakla yetineceğim.

Dikkatimi çekti, bilmem sizler de aynı kanıda mısınız? Aday adayları kendini açıklarken mevcut Milletvekillerimizden ses yok! Aday olmayacaklar her halde. Bence doğrusunu yaparlar.

Rize için çalışan, Rize’ye değer veren insanlara ihtiyacımız var. Bir organize sanayi hala karanlıkta. Yıllardır yazıyorum. Çayın alternatifi çaydır. O halde çaya yine çay üzerinden alternatif bulmalıyız. Ülkemize büyük oranda kaçak ve yabancı çay girmekte, maalesef Güneydoğu Bölgemizde kuru çay satışları her geçen gün düşmekte. O halde alternatifimiz yine çay olmalı. Ancak soğuk çay. Japonya’da üretilen çayın yüzde 90’ı meşrubat sanayinde kullanılmakta. Neden olmasın? Özel kuruluşlarımız veya Çaykur önderliğinde üretim fazlası çaylarımızı soğuk meşrubat olarak pazarlayabiliriz.

Son günlerde yine satışa çıkartılan Dedeman Oteline bir işadamımız talip oldu. Ancak ihale en kısa sürede iptal edildi. Ancak bu otelin birilerine peşkeş çekilmek istendiği konuşuluyor Rize’de. Kimse bu oteli peşkeş çekemez. O günleri iyi hatırlarım. Dönemin Sayın Valisi Erol Çakır, o otelin yapılmasında büyük emek harcadı. Kimseye peşkeş çektirmeyiz. Rize sahipsiz değildir.

‘Başka ve farklı olaylarla bağlantısı var’ denilen bir arkadaşımız ve maalesef tüm çevresi gözaltına alınıp tutuklandı. Rize’ye gelmesi bile suç sayıldı. Nereye gidiyoruz. Bugün bu ülke, devletini ve milletini seven Karadenizlilerin sayesinde ayakta. Şöyle İstanbul’a bir bakın kimlerin ellerinde. Dengeler kaydırılmış ve maalesef İstanbul, yaşanmaz bir kent haline geldi.

Ben Rize’mi, ülkemi ve Rizelilerimi seviyorum. Hatta akıllısıyla da, akılsızıyla da!..

247 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.00Rating: 4.00Rating: 4.00Rating: 4.00 ( 10 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler