Gazi Mustafa Kemal Paşa, Nutuk'ta emperyal merkezlerin güce verdikleri önceliği vurgulayarak uyarıyor; "Efendiler, herhalde dünyada bir hak vardır. Bu hak, gücün üstündedir. Ulusun haklarını bilip müdafaa ve muhafazası yolunda her türlü fedakârlığa hazır olduğuna ilişkin dünyaya bir kanaat vermek lazımdır".
Her Türlü Fedakarlığa Hazır Olmak
Bu kanaati vermek görevini Büyükanıt Paşa üstlendi açıklamalarıyla. Türk milli devletinin direncini kırma çabalarına karşı 12 Nisan'daki açıklaması batılı emperyal merkezlere, 27 Nisan'daki açıklama ise dahildeki işbirlikçilere yönelikti. Bu açıklamalar dahili ve harici merkezlerin saldırılarına karşı dayanışmaya çağırmaktaydı.
Emperyalizmin ülkemize yönelik hesapları gizli değil. ABD Savunma Bakanlığı'yla yakın işbirliği içinde olduğu bilinen araştırma kuruluşu RAND Corporation'ın ABD hava kuvvetleri adına 2000 yılında hazırladığı "Körfez'in Güvenliği: Müttefiklerin Askeri Katkısını Arttırmak" adlı çalışmada, Ortadoğu'ya askeri müdahale konusunda özellikle Türk askerinin olumlu yaklaşmadığı ifade ediliyordu. Ecevit'in ve MHP'nin Türkiye'deki askeri tesislerin kullanımının önünde engel olarak görüldüğünün de vurgulandığı çalışmada, Irak'a karşı saldırıda tesislerin kullanılması konusunda Özal'ın gösterdiği gönüllülüğün bir istisna olduğu belirtiliyordu. Bu rapora uygun hareket eden Washington yönetimi, Ecevit hükümetinden bir operasyon sonrası kurtulmuştu. Özal benzeri bir yönetim uygulayacağı mesajını veren AKP hükümetinin tavizkâr tutumunu gören Washington yönetimi taleplerini arttırarak psikolojik baskıyı yoğunlaştırmıştı.
Milli Tepkiyle Başlayan Süreç İyi Koordine Edilmeli
Bugün, Brüksel ve Washington'dan gelen talep ve dayatmaları elden geldiğince yerine getirmeye çalışan AKP hükümetine karşı yoğunlaşan milli tepki yeni bir sürecin de başlangıcı olacak bir doğrultuda gelişiyor. Fakat bu süreç iyi koordine edilemezse doğabilecek belirsizlik milli dayanışmanın kırılmasına yol açabilir. Bu da bölgemizde özellikle Washington'un yerli işbirlikçileri aracılığıyla yeni bölgesel planlarının önünü açacak gelişmelere yol açabilir. Bunun dikkate alınarak seçimlere giden yolda Büyükanıt Paşa'nın çıkışıyla ortaya çıkan milli heyecanı belli çatılar altında toplamak gerekmektedir.
Uluslararası düzeyde örgütlenen bazı güçlü basın-yayın organları ulusal düzeydeki bağlantılarıyla haberlerde tehlikeli bir yönlendirmeye aracı olabilmektedirler. Batılı bazı istihbarat birimleri bunları kullanarak Türkiye üzerinden bölgesel hesaplar yapmaya çalışmaktadırlar. Siz bunları müttefik zannedip sonra pişman olma durumuna düşmemelisiniz. Büyükanıt Paşa bu tehlikeyi görmüş, Türk kelimesinden rahatsız olan Washington ve Brüksel merkezli işbirlikçilerine 27 Nisan'da gerekli mesajı vermiştir. Dost ve düşmanların tanımlandığı bu mesajla işbirlikçilerin kendilerini kurtarma planları bozulmuştu.
Eylül 1919'da Mustafa Kemal dahiliye nazırına ne diyordu? "Düşmanlarla millet aleyhinde hainane tertibatta bulunuyorsunuz. Güvendiğiniz şahısların ve kuvvetin akibetini öğrendiğiniz zaman kendi akibetinizle karşılaştırmayı unutmayınız". Londra'nın Mayıs 1922'de Anadolu'da Hristiyan kıyımı olduğu yalanını nasıl yaydığını, Londra'nın, 'ya barış yaparsın yada İngiltere'nin komutasındaki Yunanistan'la savaşı yeniden göze alırsın' tehdidine direnen Mustafa Kemal'den kurtulmanın yollarını arayan Lloyd George'un hesaplarını nasıl çöktüğünü hatırlamakta yarar vardır.
Pes Eden Emperyalizm Oldu
Kissinger anlatıyor. Nisan 1975'te Vietnam'daki savaştan çekilmeye çabalayan ABD'nin büyükelçisine Kamboçya Başbakanı Sirik Matak şöyle hitap etmişti; "Tek hatam size inanmak olmuştur". Emperyal merkezlerden medet uman yerli işbirlikçiler bekleyedursunlar. Milliciler tek başına kurtuluş olmadığını bilerek dayanışma ve direnişlerini sürdürmelidirler. Vietnam'da, Irak'ta, Latin Amerika'da direnenlerin ve birlik olanların karşısında pes eden emperyalizm olmuştur.
(Gönder SERDAR AKIN, Mayıs 29, 2007, 11:44 PM)