header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Delilik ve Demokrasi...

- ÖmerŞan on Haziran 05,2007

image

“Delilik; aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.” diyordu bir zamanlar dünyanın dahisi Einstein… Sizce veya bizce ne kadar uyuyordu bizlere bu tanımlama! “Dar” mı geliyordu yoksa “Be” mi?. Belki de “cuk” oturuyordur demokrasi havariliğimizin eşiğindeki siyasi yaşamımıza…

Bu aynı zamanda yapılan hatalar zincirinin aynı şekilde tekrarlanması halinde ortaya çıkması olası sonuçlarla aynı paralellikte bir söylem de değil midir?

Fazla gerilere, yani öyle Osmanlı’nın çöküş yıllarına, Ulusal Kurtuluş Savaşı veya Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarına gitmemize hiç gerek yok! Hani on yıllarca geriye, 60’lı yıllardan sonraya baktığımızda ki, eğer bakıp da görebiliyorsak(!), ne olup bittiğini bir nebze algılayabiliriz. Sanırız, anlatmak istediklerimizin ‘Marshal yardımları’, meşhur ‘6. Filo olayı’ ile başlayıp; 12 Eylül’e uzanışa, terörün tırmanışından, BOP ve AB sürecine kadar gelişine hangi gelişmeler olduklarını anlayabiliyorsunuzdur?..

Mesela bu süreçte yaşananlar çerçevesinde Einstein’in sözüne dahi gönderme yapabilir miyiz… Emperyalizmin emelleri uğruna verdiği uğraşları, işbirlikçi kuklalarının çabaları, ülke ve ulusumuz üzerinde yaşanan ve dahi yaşatılanları açık seçik görebiliriz miyiz bu gönderme ile. Çünkü, bu emellerin aynı amaçlar uğruna tekrar tekrar ısıtılarak önümüze konanlarla, farklılaştırılmış olsa da aynı noktaya yönelen tutulmalarla, topyekün aynı pay ve paydaları oluşturmakta olduğunun bilincini taşıyor olmalıyız.

İşte bu aşamada ülkemizde son 5 yıllık süreçte yaşanan gelişmeleri ‘çuval’dan başlayarak, Ankara’nın göbeğinde patlayan canlı bombaya kadar uzattığımızda, ülkemizdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları, ardındaki gelişmeler, miting ve tepkilerin boyutlarını, dış politikanın dışında ekonomide, Kıbrıs’ta, Petrol ve Tütün gibi diğer yasalarda, yoksulluğun boyutlarında, çalışma ve sosyal güvenlik alanında görerek de değerlendirebilir miyiz acaba bu çerçevede.

Yada Rize’ye bakarak, geçim derdini gelecekle ilgili planların en gerisine iterek; ‘bizum uşak’ söylemleri ile, ‘çay-simit’ hesaplarını, ‘matbaa hatalarını’, ‘Rize’ye ne gerekleri’, ‘kaçak ve sahte çay iddialarını’, ‘yol ve yolsuzlukları’ önümüze alıp seçim derdine düşerek de ‘Einstein’e göndermede bulunabiliriz belki de.

Önümüzdeki seçim süreci, bizce bu anlamda yaşanan gelişmelerin iyice analizlenerek hiçbir kuşkuya varmadan, doğrudan sandığa gidilerek irademizi, tepkimizi, tercihimizi, tarafımızı ve benliğimizi yansıtmamız gereken önemli bir süreç niteliğini taşıyor.

Yıllarca yapıldığı gibi, aynı şeyleri tekrar tekrar yaparak, aynı tercihlerimize hiç geriye bakmadan körü körüne bağlılık çerçevesinde ve umursamadan devam ederek, farklı sonuçlar beklemek veya bu sefer farklı olacağını ummak sizce ne anlama gelir?..

Örneğin, Rize’de her zaman yetersiz görülen sağlık personelinin bütün uğraşlara karşın hala düzelmemiş olması, Rize Devlet Hastanesindeki doktor sayısının 67’den 53’e düşmesi, hastanede yaşananlarla, Tıp Fakültesi konusunda yapılması gerekenlerin bunca gecikmiş olmasının nedenleri nelerdir?

Adaylar belirlenirken yaşanan çelişkiler ve 22 Temmuz’a kadar Rize Milletvekili olanların şimdi isimlerinin dahi anılmıyor olması sizce hangi tesadüfler zincirinin getirdiğidir. Değişimin ve farklılığın gücünü ölçmek midir yoksa!.. Veya, kendi kendine muhalif olmak mıdır, alternatifsizlik mi, alternatif sunmak mıdır yada?..

Kendini mazlum ve mahzun duruma düşmüş göstererek, demokrasi havariliğine kesilen ve demokrasinin kendi amaçları uğrunda bir araç olduğunu, amaçlarını gerçekleştirene kadar demokrasiye bağlı olduklarını, vardıkları durakta demokrasi treninden ineceklerini dile getirenlerle birlikte ‘demokrasi deliliği’ne devam etmek mi gerekir bu durumda.

Aynı şeyleri tekrar takrar yaparak, farklı sonuçlar beklemek midir bizim yapmamız gereken… Dert bizde, derman ellerimizde midir? Yada ‘çaresiz miyiz’, ‘çare biz’ miyiz…

Önümüzdeki süreç oldukça ilginç ve geleceğimizle ilgili bir o kadar da önemli gelişmelere gebe gibi görünüyor.

Sevginin beraberinde getirdiği umut yüklü yarınların beklediğimiz güzellikte olması dileklerimizle…

285 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 ( 17 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler