Türk Silahlı Kuvvetleri'nin geçen yıl sonbahar başında başlatmayı düşündüğü Kuzeyden Güneye doğru PKK terörünü tasfiye operasyonu, Washington'u rahatsız etmiş ve bir koordinatörlük konusu gündeme getirilmişti. Bu süreç harekatın ertelenmesine yol açmıştı. Bu arada PKK, özellikle hem Kuzey Irak'taki birimlerce hem de bazı batı Avrupa başkentlerindeki destekçileri sayesinde bir toparlanma-eğitim sürecinden geçirilmişti.
Koordinatörlük biriminin bir aldatmaca olduğu sıkça ileri sürülmüş olsa da, bu işe soyunanlar Washington'un amacının oyalama olduğunu sonradan fark etmiş ve rahatsızlıklarını basın-yayın organlarında dile getirmeye başlamışlardı. Tam bu süreçte müttefiklerin oyalama çabalarını gören Genelkurmay’da ilkbahar sonu gelmeden operasyona başlamak gerektiği, aksi taktirde çok geç kalınabileceği düşüncesi öne çıkmış ve bölgeye operasyon için gerekli birliklerin aktarımı tamamlanmıştı.
Süpürme operasyonu sürerken, Kuzey Irak'ta Barzani bölgesinde bir KDP merkezine yapılan saldırı Barzani'yi ürkütmüştü. Barzani'nin Ankara'ya karşı sert söylemlerinin arkasında Kuzey Irak'ta görev yapan ABD'li ve İsrailli birimlerin olduğu bilinmektedir. Ankara'nın sertleşme politikasına karşı Washington'dan Barzani'ye daha temkinli konuşması doğrultusundaki uyarının arkasından Barzani Brüksel'e yönlendirildi. AB'den Ankara'ya baskı yapılmasını istemek için Bush yönetiminin bilgisi dahilinde ve yönlendirmesiyle Barzani Brüksel'e gönderildi. Fakat Ankara-Brüksel arası olumsuz ilişkiler, Brüksel'in Ankara üzerindeki etkisini zaten asgariye indirmişti. Bu nedenle Barzani buradan eli boş dönmek zorunda kalmıştı.
ABD'nin Kuzeye Konuşlanma Planı
Bush yönetiminin, orta Irak'ta başarısız olduğunun kabul edildiği bir süreçte TSK'nın Irak'a doğru PKK'yı süpürme operasyonu en çok Washington'u rahatsız etti.. Kuzey Irak'ta, Barzani-Talabani müttefikliğiyle, Doğu Akdeniz-Hazar Bölgesi arasında bir operasyon merkezi oluşturmak peşinde olan Washington yönetimi Ankara'nın Kuzey Irak'a operasyon yapma girişiminden zarar göreceğini biliyor. Bu harekat Washington'un hesaplarını bozabilir. Bölgede Ankara-Washington arası bir gerginlik İran'ın ve dolayısıyla arkasından gelebilecek diğer ülke müdahalelerinin de önünü açabilir. Böyle bir gelişme Bush yönetiminin tüm bölgesel hesaplarını çıkmaza sokar.
Pentagon kontrollü bazı köşe yazarlarının Ankara'yı tehdit etmek için "Washington'u Türkiye ile Kuzey Irak Kürt yönetimi arasında seçim yapmaya zorlamayın" gibi açıklamaları da sürdürülüyor. Bu durum, orta Irak'ta sıkışan ve kuzeye çekilmeyi hesaplayan Bush yönetiminin nasıl bir çıkmazda olduğunu göstermektedir.
Bu arada, daha önce sıkça dile getirdiğimiz BM gözetiminde bir ‘Müslüman ülkeler barış gücü’ oluşturulabileceği konusu Londra kaynaklı dile getirilmeye başlandı. Bu yeni bir şey değil. Sıkışan Bush yönetimi orta Irak'ta yerleştirmeyi amaçladığı ‘İslam barış gücüne’ sorunları devredip kuzeye çekilme hesapları yapıyor. Benzer bir durum, Somali'de başarısız olan ABD'nin çekilmeden önce komutayı Türkiye'ye devretmesinde yaşanmıştı. Irak'taki yenilgiden ve çıkmazdan ‘Müslüman barış gücü’ sorumlu tutulacak.
TSK'ya Mesaj
Ankara'da patlayan ve diğer bölgelerde de patlatılması hesapları yapılan bombaların Türkiye'ye sokulmasının, emperyalizmin yıkıcı faaliyetleri arasında son yıllarda öne çıkan sıradan bir uygulama haline geldiği unutulmamalıdır. Bu patlamayla Ankara'ya ve özellikle TSK'ya mesaj verilmek amaçlanmıştır. Devletin ilgili kurumları mesajı almış ve Genelkurmay Başkanı, açıklamasında, terör örgütünün arkasındakilerin batılı bazı müttefiklerimizin olduğunu ima etmiştir.
Burada yapılacak olan geri adım atmamaktır. Emperyalizmin başarısızlığı saldırganlığını artıracaktır. Fakat göz önüne alınması gereken önemli bir nokta ise yaşanan paniğin emperyal kampta başarısızlık oranını artıracağı gerçeğidir.
PKK gibi mafyalaşmış bir örgütün bölgesel emperyal hesaplarda ayak işlerinde kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, batılı bazı başkentlerde el üstünde tutulma çabası öne çıkmıştır. ABD ve müttefiklerinin terör üzerinden bölge ülkelerine boyun eğdirme çabası, emperyal projelerinin ne kadar önemli bir çıkmazda olduğunu göstermektedir. Emperyalizmin bölgesel başarısızlığı ise bölge insanının kurtuluşunun önünü açacaktı.