header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Siyasi Partilere ve Seçmenlere

- Nevzat Özer on Haziran 08,2007

image

TEMA’dan Çevre Manifestosu 

TEMA Vakfı olarak 15 yıldır erozyonla mücadelenin ne denli önemli olduğunu vurguluyor, tarım arazilerine tecavüz edilmesini önlemek için mücadelemizi sürdürüyoruz. Bir yandan yaygın kamuoyu desteği ile yaptığımız çalışmalarımızı sürdürürken, diğer yandan da toplum olarak gerekli bilince ulaşmadığımız takdirde sorunların derinleşeceğinin farkındayız.

İklim değişikliğinin ana nedeni, iki yüz yıldır yaşam standardımızı belirleyen fosil yakıtlara bağlı sanayi devrimi. Bunun insanlık için ne denli önemli bir tehdit oluşturduğunu, susuzlukla karşılaşınca fark etmeye başladık. 

Türkiye, iklim değişikliği konusunda atılan uluslararası alandaki en önemli adım olan Kyoto Protokolü’ne imza koymamakta ısrar eden az sayıda ülkeden biri. Bu konuda ABD ile aynı tavrı göstermenin sorumluluğunu taşıyor. 

ABD Başkanı dahi Kyoto Protokolü konusunda duruşunu değiştirirken, Türkiye yönetiminden henüz ses yok! Kyoto Protokolü iklim değişikliğine yol açan karbondioksit salımının denetim altına alınması konusunda bir taahhüt anlamına geliyor; ki halkımız bu taahhüdün dışında kalmayı kabul edemez.

Sanayi devriminin iklim değişikliğine yol açtığı herkesin kabul ettiği bir gerçek. Ancak bireyin tüketim alışkanlıklarının ulaştığı düzey ve nüfus baskısı bu olumsuz gidişi daha da hızlandırmakta, doğal yaşam yok olmakta. Fosil enerji kaynaklarına dayalı küresel üretim ve tüketim bir yandan toprak varlığını tüketirken, artan nüfusu beslemek iddiasıyla başlatılan ve geleneksel tarımı yok eden üretim teknikleri bir yandan, bireylerin kişisel çıkar doğrultusunda doğal alanları ve ormanları yok ederek karşımızdaki tehdidi dayanılmaz noktalara getirmekte. 

Oylarımızla iktidara getirerek ülkemizi yönetme vekaletini verdiğimiz TBMM üyelerinin yasama döneminin son icraatı olarak meralarla ilgili olarak aldığı karar, topraklarımıza yönelik tehdidin boyutlarını ortaya koymakta.

Ülkemizde ve dünyada gıda ve su güvenliği tehlike altında. Her geçen gün bu tehlike büyüyor ve daha fazla insanı etkiliyor. Yiyecek gıda ve içecek su kalmadığında diğer bütün kaygılar anlamsız kalacak.

TEMA Vakfı 320.000 gönüllüsü ve TEMA Vakfı mesajlarının öneminin farkında olan kamuoyunun % 62’si ile siyasi partilere sesleniyoruz. Ve taleplerimizin yerine getirilmesini istiyoruz.

Toprak Yoksa Ekmek Yok!

TEMA Vakfı’nın büyük mücadelesi sonucunda “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” TBMM’de kabul edildi. Buna karşın ülkemizde toprak erozyonu hızla devam etmekte ve Türkiye çölleşmektedir. Verimli topraklarımızın, tarım arazilerinin, meralarımızın amaç dışı kullanımının engellenmesi ve korunması için her türlü tedbirin alınması şarttır.

Su Yoksa Hayat Yok!

Türkiye su fakiridir. Su varlığımız giderek azalmakta ve kirlenmektedir. Türkiye’nin acilen “Su Çerçeve Yasası” çıkartılmalıdır. Su havzalarımızın planlaması yapılmalı, köyde ve kentte su tasarruflu kullanılmalı ve arıtımla geri kazanılmalıdır.

Değişen İklim Değil Enerji Olsun!

Enerji verimliliği sağlanmalı, fosil yakıtlara bağımlılık ortadan kaldırılmalı ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmelidir. Bu çerçevede KYOTO Protokolü en kısa zamanda imzalanarak ülkemizde sera gazı salınımları güçlü bir yatırım ve değişim süreci içerisinde azaltılmalıdır.

Bereketli Topraklarda Doğru Tarım!

Toprak varlığımızın erozyona uğraması ve su kaynaklarımızın azalması ile birlikte gıda güvenliğimiz tehlike altındadır. Gıda güvenliğimizin sağlanması için toprak ve su koruma yöntemlerine ek olarak Tohumculuk Kanunu’nda çiftçimizin aleyhine olan hükümler düzeltilmeli, Biyogüvenlik Yasası çıkarılmalıdır.

Doğal Varlıklarımız, Ormanlarımız!

Doğal varlıklarımız ve ormanlarımız korunmalı, Orman, Maden ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunları’na dayanılarak yasal kılıflar altında tahribat yapılmasına göz yumulmamalıdır.

Gelecek İçin Arazi Planlaması!

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde bütün Türkiye’nin arazi kullanım planlaması yapılmalı ve bütün üst planlar arazi kullanım planlaması üzerine inşa edilmelidir. Topraklarımızın yönetimi Toprak-Su Genel Müdürlüğü yeniden teşkil edilmelidir.

Siyasi Partilere Sesleniyoruz!

Geleceğimiz, TEMA Vakfı’nın öneri ve taleplerinin en kısa zamanda hayata geçirilmesine bağlıdır. Siyasi Partilerimize sesleniyoruz! TEMA Vakfı’nın öneri ve taleplerini SEÇİM BİLDİRGELERİNİZE ALIN çünkü toprak, su, enerji, tarım ve arazi planlamasına dair önerilerimize yer vermeyen programlar 320.000 gönüllümüze ve kamuoyunun sesine kulak vermiyor demektir. TEMA Vakfı’nın önerilerini programına almayan partiler bu ülkenin geleceğini düşünmüyor demektir.

Seçmenlere Sesleniyoruz!

Geleceğimize TEMA Vakfı’nın önerilerini hesaba katarak EL KOYUN. TEMA Vakfı’nın önerilerini dikkate almayan, toprak, su, enerji, tarım ve arazi planlamasına dair önerilerimizi parti programlarına koymayan partilere OY VERMEYİN! Bu topraklarda çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanır bir çevre bırakmak için TEMA Vakfı’nın önerilerini bildirgelerine alan ve  programlarına koyan partilere oy verin!  


487 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.71Rating: 4.71Rating: 4.71Rating: 4.71Rating: 4.71 ( 14 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler