(Haber Merkezi)- Dünya Çevre Günü etkinlikleri dolayısıyla TEMA Vakfı Rize Temsilciliği “Karadeniz Kirliliğinde Tarımsal Gübre ve Evsel Atıkların Etkileri” adlı bir panel düzenledi.
Rize İ.Kahraman Kültür Merkezinde yapılan panele konuşmacı olarak Rize Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazmı Turan Okumuşoğlu, KTÜ Deniz Bilimleri Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Muhammet Boran ve Yrd.Doç.Dr. Coşkun Eröz, Rize Su ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Bülent Verep ile Ziraat Yüksek Mühendisi Trabzon eski Tarım İl Müdürü Ali Çankaya katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Ziraat Mühendisi Nevzat Özer, yaşlı dünyamızın bir Dünya Çevre Gününe daha sorunlarla girdiğini ifade ederek, “Dünyamız, her geçen gün artan baskılar ve sorunlarla, varlığımızı sürdürmek için bütünüyle bağlı olduğumuz doğal sistemlerini ve kaynaklarını kaybediyor. Değişen iklim, seller, fırtınalar ve eriyen buz dağları hafife alınıyor. Yaşanan kuraklık, tarımsal üretimdeki düşüşler, erozyon, ormansızlaşma, aşırı nüfus artışı , kaybolan bitki ve hayvan türleri, çevre kirliliği yarınları tehdit ediyor” dedi.
Konuşmasında, Karadeniz’deki toprak ve su kirliliğine dikkat çekmek istediklerini ifade eden Özer, “Bu konu bölgemiz için çok önemli. Topraklarımız sınırlı ve kıt, yeniden üretmemiz mümkün değil. Topraklarımızı hem yerinde tutacağız, hem de üretken kılacağız. Su varlığımız yüksek ama suyun kalitesi de önemli. Kirletilmiş suyun ne önemi var.Bu sular bize yüzlerce binlerce yıl gereklidir” şeklinde konuştu. Aşırı ve gereksiz gübre kullanımının çay üreticisine yılda 15 milyon dolarlık bir maliyet yüklediğinin de altını çizen Nevzat Özer; “Çay bahçelerinde kullandığımız tek yönlü ve aşırı gübrelerle ürettiğimiz çayın kalitesini de düşürüyoruz. Topraklarımızda aşırı azot, fosfor birikmesi tespit ediliyor. Çay bahçelerinde istenen dozda gübre kullandığımızda 15 milyon dolar tasarruf ederiz” ifadelerini kullandı.
Panelde konuşan RÜ Rektörü Prof.Dr.Nazmi Turan Okumuşoğlu ise öncelikle yerel yöneticilere sitem ederek; “Burada gübre tartışılıyor Çaykur yok, atıklar tartışılıyor Belediye yok, bu konular sadece gönüllüleri mi ilgilendiriyor” şeklinde tepkisini dile getirdi.
Çevre kirliliğinin sadece Karadeniz Bölgesinin değil, ülkemizin ve dünyamızın en büyük sorununun olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Okumuşoğlu; küresel ısınma, iklim değişiklikleri ile ozon tabakasında yaşanan sorunların bütün dünyada etkilerini gösterdiğini ve evrensel bir sorun haline geldiğini ifade etti.
“Yaşamamızı, sağlığımızı, geleceğimizi direk etkileyen üç yaşam unsuru olan su, toprak ve havayı ne yazık ki insanlar olarak bizler yok ediyoruz” diyen Okumuşoğlu, bölgedeki toprak ve su kirliliğindeki en büyük payın yanlış ve aşırı dozda kimyasal gübre kullanımında olduğunu; bunun önce toprak, sonra su kaynakları, dereler ve deniz üzerinde büyük zararlara neden olduğunu belirtti ve çay üreticilerine gübreyi mutlaka toprağa karıştırmalarını, aşırı gübre kullanmamalarını, kimyasal ilaçları ise bölgeye hiç sokmamaları tavsiyesinde bulundu.
Karadeniz’in, bölge havzasında yer alan ülkelerdeki yoğun tarımsal faaliyet ve yüksek miktarda kullanılan tarım ilaçları ve gübreler nedeniyle hızla kirlendiğini belirten Doç.Dr.Muhammet Boran ise, bu nedenlerle sulardan Karadeniz’e taşınan aşırı miktardaki azot ve fosforun besin zincirini olumsuz etkilediğini ve balık üretiminde azalmaya yol açtığına işaret etti. Panelde, Yrd. Doç Dr.Coşkun Erüz, Toprağa sızdırılan kanalizasyonların bir başkalarınca içme suyu olarak kullanıldığının bilinmesi gerektiğine işaret ederken; Yrd.Doç Dr. Bülent Verep ise Rize derelerinde yapılan kirlilik araştırmasında ‘gübrelerden kaynaklanan yoğun kirlilikler görüldüğünü’ belirtti.
Ziraat Yüksek Mühendisi Ali Çankaya ise, bölgede organik çay tarımının ciddi olarak gündeme alınması gerektiğini belirterek “Organik tarımla hem doğayı koruyacağız hem de çay üreticisinin gelirini yükselteceğiz” dedi.
(Gönder hasan, Mart 19, 2008, 8:39 PM)