header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Putin'in Enerji Diplomasisi

- Emin Gürses on Haziran 20,2007

image

Bush yönetiminin Irak çıkmazı ve yükselen petrol fiyatları Putin yönetimindeki Rusya Federasyonu için yeni fırsatlar yaratmıştır. Rusya Federasyonu coğrafi olarak enerji diplomasisi geliştirme imkanına da sahiptir. Avrupa ile Asya arasında önemli bir petrol ve doğal gaz bağlantı merkezi rolünü üstlenebilir. Bunun için bir tarafta Sibirya'daki kaynakları kullanırken, Batılı pazarlar için Hazar havzası kaynaklarını öne çıkarmıştır.

YENİ DÖNEMİN SİYASETİ

Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği'nin sıkıştırılması için geliştirilen çevreleme siyaseti Akdeniz hattı üzerinden Asya'ya doğru uzanmaktaydı. Yeni dönemde dikkati çeken husus bu hattın ABD tarafından kuzeye taşınmaya, yani Karadeniz üzerinden Kafkasya'ya doğru uzanan bir hattın inşasına çalışıldığıdır. Tüm bu çabalarda, Soğuk Savaş döneminde Sovyetlerin kontrol alanında olan doğu Avrupa ülkeleri ekonomik olarak AB'nin sırtına yüklenirken askeri açıdan NATO'ya alınarak ABD'nin kontrol alanına sokulmaktadır. Batı Karadeniz'de askeri olarak yerleşme işini tamamlayan Washington yönetimi, yeni çevreleme politikasına uygun olarak Gürcistan'da üs kurmak için Tiflis yönetimine kendisine bağlı bir liderliği getirmeyi de başarmıştır. Türkiye hattında ise Trabzon havaalanının askeri uçakların kullanımına uygun olarak büyütülme süreci de başlatılmıştır.

ALTERNATİF GÜÇ MERKEZLERİNİN KONTROLÜ

Tüm bu çabaların temel amacının ABD'nin karşısında olası alternatif güç merkezi oluşturabilecek ülkelerin kontrolünün sağlamasının yattığı Pentagon tarafından belirtilmiştir. Bush yönetiminin bu çabaları karşısında Putin yönetimi Asya'daki işbirliğini sağlamlaştırırken, Avrupa'ya yönelmeyi de ihmal etmemektedir.
Putin'in Avrupa enerji ihtiyacının önemli bir bölümünün Rusya üzerinden karşılanması için özellikle Almanya ile yakınlaşması Bush yönetimini rahatsız etmektedir. Avrupa-Rusya arasındaki yakınlaşmayı engellemek için yeni bir gerginlik konusu gündeme getirilmiştir. Bu da Polonya ve Çek Cumhuriyeti'ne füze savunma sistemi yerleştirilmesidir. Bu sistemin İran'dan gelebilecek bir saldırıyı engellemeyi amaçladığı ifade edilmiştir. Moskova'nın buna karşı tepkisi ilk önce askeri alanda füze denemesi şeklinde olmuş ve askeri olarak Avrupa'da füze yerleştirilmek istenen ülkelere ilk hedef olabilecekleri konusunda mesaj verilmiştir. Fakat en önemlisi ise eğer batı savunması güçlendirilmek isteniyorsa bu savunma sisteminin Azerbaycan'a yerleştirilmesi önerisini getirmiştir Putin. Bu da Washington yönetimi açısından bir sürpriz olmuştur. Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Steve Hadley bile "ilginç bir öneri" deyip incelenmesi gerektiğini belirtmek gereğini duymuştur.
Putin bir taraftan Bush yönetiminin sıkıştırmalarına karşı yeni hamleler yaparak karşı tarafı meşgul etmeye çalışırken, AB'nin enerji ihtiyacının Rusya Federasyonu tarafından karşılanması gibi önemli bir projenin uygulamaya konulmasını amaçlamaktadır. Eğer bu gerçekleşirse Almanya gibi ülkelerin enerji ihtiyacının ABD-İngiltere kontrol hattından çıkarılması gündeme gelecektir. Bu da, hegemonya için enerji kaynaklarının kontrolünün bugün için elzem olduğu dikkate alınırsa, ABD hegemonyasını önemli ölçüde sekteye uğratacaktır. Çin yönetiminin benzer bir şekilde Hazar havzası ülkelerinden boru hattıyla petrol ve doğal gaz alımına gitmesi ABD ve İngiliz şirketlerini bölgedeki enerji dağıtımı işinde önemli ölçüde saf dışı bırakacaktır.

KİSSİNGER'İN DİKKAT ÇEKTİĞİ RİSK

Washington yönetimi, Putin'in Asya'daki ve Avrupa'daki bazı ülkelerle ilişkilerini geliştirme çabasını izlemekteydi. ABD'nin bölgedeki etkinliği önünde engel olarak duran Moskova-Pekin dayanışmasının Asya'da katılımlarla güçlenmesinin önünün kesilmesi ise, bölge ülkeleriyle bire bir ilişki kurularak sağlanmaya çalışılıyordu.
Rusya'nın Kafkasya'dan dışlanma çabaları Putin'i Çin de dahil alternatif arayışlarına itmişti. Putin, Almanya ve İran'ı kurmaya çalıştığı ilişki zincirine ekleme çabasını sürdürürken, Washington'dan gelen her hamleye karşı hamleyle cevap vermeye çalışıyor. Moskova alternatif ilişkiler geliştirerek Washington'un kendisine yaklaşımındaki tutumunu lehine çevirme peşindedir.
Almanya'nın Avrupa'da etkinliği arttıkça, Rusya toparlanmasını sürdürdükçe Rusya- Almanya yakınlaşmasının gelişeceği ve bunun ABD'nin bölgesel etkinliğini kıracağı riskinden söz eder Dr. H. Kissinger. Bush yönetimi, AB öncü devletleri ile Asya öncü devletleri arasındaki ilişkinin ABD'yi her iki bölgeden de dışlama çabalarını işin başından bozmakta başarılı olamazsa, ileride kendi tasfiyesinin önünü açabilecek gelişmeleri engellemekte zorlanacaktır. Putin yönetimi elindeki enerji kartını, gelişmelerden azami ölçüde yararlanmak için kullanmaya çalışıyor. Moskova'nın alternatif bir merkez olma çabasının, emperyalizmin bölgesel dayatmalarına karşı Ankara'nın direnme gücünü artıracağı ise açıktır. 


255 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 ( 12 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler