header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Adaylarımızın Dikkatine; Sporun Manifestosudur

- İsmail Karali on Haziran 20,2007

image
Araştırmamı anlamlaştırmak ve kolaylaştırmak için Doçent Dr. Vakur Kayador’un makalesinden yararlanmayı uygun buluyoruz.

Sayın Kayador, Aydınlık Dergisi 1038 Sayısında “Milli Takım Ve Türkiye Gerçeği”ni çözümlerken bütünden koptuğu için çoğu spor yazarları gibi, emperyalizmin denetim ve kontrolünde olan futbol sporunun ilk yedi arasına giremememizin suçunu getirip yönetime bağlıyor.

Yönetimden kastı federasyonlar olmayıp, Türkiye’yi yönetenleri kastetse bile temelden yanlıştır. Çünkü“küresel başarı” kavramını şampiyonluğa bağlamıştır. Güçlü halkçı- devletçi spordan habersizdir. Dahası Avrasya Organizasyonu söz konusu bile değil. Kaldı ki bunun dışında bırakınız ilk altıya-yediğe girmeyi, şampiyon olsanız ne yazar Sayın Kayador. Sporu oyun olarak da görmemenin sonucu bu bakış açısı.

İşçi Partisi programına da uygun değil. “...düşmanlık ve bireyciliği kışkırtan kapitalist (emperyalist İ.K) yozlaşmanın etkilerinden arındırılacaktır…toplumda dostluğu, dayanışmayı ve kardeşliği güçlendiren bir spor kültürü.” Sporun temel amacı yenmek değil, kitleye spor götürmek baş sorundur. KATILMAK! “Yönetimler suçlu” demekle, “yönetimler iyi değil” demekle açıklanabilir mi bu durum. Size göre takımı şampiyon olan güçlüdür, değil mi? Şampiyon ya, o halde yönetimler güçlü! Aslında aldatıcı. Sürekli spordan yazıyorsunuz ama spor bilimcisi değilsiniz; pek çokları gibi. Aslında iletişimci yazılarınızı zevkle okuyoruz.

Toplumbilimci bakış bu olamaz. Doğru ve yanlış bakış, iç içeliği doğru-gerçeği bozar.

Şundan olamaz; bir kez bütünsel değil, diyalektik değil. İkincisi bunu deneyen dünyada çok ülke var; şampiyonlar da yarattılar. Ama bu ne anlama geliyor ona bakalım. Bize gerçeği olgular söylesin. Örnek çok; baskette ve futbolda bir zamanların Yugoslavya’sı, bir dönemin Sovyetler Birliği, ünlü Macar Milli takımı, Arjantin, Brezilya, hele hele çarpıcı bir örnek Demokratik Almanya, Çekoslovakya, Romanya, ve Türkiye örneklerine bakıp bir karşılaştırma yapalım. Konuya sadece bu açıdan bakmak bile yeterli.

Çoğu Prof ve sözde bilimci insanların kariyer yapmak adına spordan ille de futboldan söz etmeleri, yazmaları ilginç doğrusu. Futbol, milletvekili bakan başbakan seçtiriyor; seçilenlerin iktidarını uzatıyor, kolaylaştırıyor. Hitler, Mussolini, Franko, Salazar, Evren, RTE vb. gibi. Bütünden kopukluk mantığı buraya kadar getirir. Bakan Gül ve devletin zirvesi Mehmet Topuz ve Gökhan Ünal için devreye giriyor. Aynı mantık.

Devrimci bir parti bunu yapamaz, yapmamalıdır. Dahası tuttuğu takım bile olmamalı. Atatürk’ün FB’li olduğu söylenir bu doğru değildir. Sempatisi, Kurtuluş Savaşına katıldığından söz edilir; ne ki Kurtuluş Savaşı’na GS ve BJK’li oyuncular da katılmıştır.

Perinçek’in GS sevgisi çok gerilerde kalmıştır, kalmalıdır. Bu konuda laik devlet gibi olunmalı; takımlara aynı uzaklıkta. Ülkeye yararlı mı değil mi? Tüm profesyonel takımlar UEFA, FİFA gibi emperyalist Gladyoların güdümündedir. Sayın Kayador bu durumu da es geçiyor. O şampiyon istiyor, küreselci şampiyon; işte geleceği nokta burasıdır. Ve çok tehlikeli bir yaklaşımdır. Bugün örneğin ABD maçında bile olsa 3-0 galipseniz, Türkiye’nin attığı üç gol rakip takımın hanesine yazılır, yazılıyor.

Aşağıda bunu ispat edeceğim. Ve tüm İP yönetici ve partili arkadaşlara önerim de olacak.

Babalar gibi satıcı Eskişehir’de; gelir gelmez Eskişehirspora el attı. Unakıtan, toplumun karşısına direk çıkamadığından Eskişehirsporlu yönetimin istediği futbolcuların işini o her zamanki gibi (Siti Bankasından 3 milyar dolar alacağımızı silivermesi gibi) bitiriverdi. 3 futbolcuyu takıma kazandırdı. İstenirse Alex’i bile alabilirmiş.

Konuyu bölmeden Kayador’a soralım; yukarıda saydığım ülkeler şimdi nerede!!??

Sırayla bakalım;

YUGOSLAVYA; Tito’nun ülkesi yok artık; paylaşıldı! Dünyanın en büyük basket yıldızlarından Drazan Petroviçle birlikte öldü. Daha doğrusu ikisi de ABD emperyalizmi tarafından öldürüldü. BAŞARILIYDILAR!

SOVYETLER BİRLİĞİ; Lenin’in kurduğu devlet parçalandı! 21. Yüzyılın futbolunu Kiev oynuyor deniliyordu. Yaşin’ler, Blokin’ler…Ama devlet yok oldu. BAŞARILIYDILAR!

DOĞU ALMANYA(Demokratik Almanya); Böyle bir ülke yok artık ! BAŞARILIYDILAR!

ÇEKOSLAVAKYA; Parçalandı ! Bir dönemin çarpıcı takımıydı. Her dünya kupasında o vardı. Efsanevi atlet Çek Lokomotifi lakaplı Emil Zatopek’in ülkesiydi. BAŞARILIYDILAR!

MACARİSTAN; Puşkaş’la, Koçis’le dünya sahnesinden birlikte çekildi; öldüler. BAŞARILIYDILAR!

BREZİLYA ve ARJANTİN; Pele ve Maradona’nın ülkeleri Brezilya (4), Arjantin (2) kez Dünya Şampiyonu oldular. Brezilya Lula dönemine değin durmadan sömürüldü, Arjantin yağmalandı. Şampiyon olduğu günün ertesi İMF kapılarındaydı. BAŞARILIYDILAR!

ROMANYA; Dünya Olimpiyat şampiyonları; Olga Nemes, Fransizka, Mahsun kraliçe Komeneçiler, subay Hagi’nin (GS) ülkesi. Dünyada söz sahibi bir takımdı. Yıkıldı. ABD’nin emrine girdi. BAŞARILIYDILAR!

VE TÜRKİYE;

FATİH TERİM;“En derin teknik Direktör”, “Kulübedeki Napolyon”, “İmparator” lakaplarıyla anılan ve Milan gibi bir dünya devini çalıştırdı. Yöneticileri Bilderbergli ve CFR’den!

MUSTAFA DENİZLİ; İran’da T. Direktör.

HAKAN ŞÜKÜR, NİHAT KAHVECİ, EMRE ve onlarca futbolcu AB takımlarında kapış kapış. Dahası, GS’ın UEFA şampiyonluğu, Milli Takım Dünya Üçüncülüğü vs. vs.

Ne oluyoruz; Türkiye’yi emperyalist AB(Avrupa Birliği) çok sevdi galiba!

ÖTE YANDAN TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNDE. PARÇALANMAYLA KARŞI KARŞIYA .

OLSUN BAŞARILIYDILAR! Bağımsızlık makalenin merkezine alınmadan hiçbir konu doğru yorumlanamaz. Bu iyi biline. Yoksa sadece futbol sporu yoluyla ülke parçalanabilir. Bu spor penceresinden milletvekili aday ve üyelerimize önerimdir. Dahası makalenin sonunda.

VE ULUSAL TAKIM ULUSAL OLMAKTAN ÇIKTI

Ulusal Takım yabancılara açıldı. Ve ulusal takım ulusal olmaktan çıktı. Ulusal Takım yağmalanıyor. Yakında Ankaraspor-Samsunspor ve Galatasaray Soros tarafından satın alınabilir. 11 oyuncu da yabancı olmasına izin çıkabilir. Ve Ulusal takım da bu üç iyi takımdan TÜRKİYE Milli Takımına devşirilebilir. Olay 1-Mart tezkeresinden feci olabilir. Emperyalist yönetiminde profesyonelliğin geleceği yer budur.

Bir de arkadaş Kemalettin Şentürk, Hakan Şükür, arkadaş Metin Kurt, Fatih Terim, Terörü futbol okulları açarak durdurabileceğini iddi eden, projeler hazırlayan eski arkadaş Gültekin Onay yönetiminde bir sendika da kurdular mı Türkiye’nin işi tamamdır. ABD’nin yapamadığını bu sendika yapar.Türkiye parçalanır. Çünkü bu sendika ne değin tutarlı olsa da bütünden, diyalektik temelden yoksun olacaktır, başarıya, yenmeye, dolara-paraya koşullu olacaktır.

Spor-oyun ise yenmeğe değil, seyretmeye değil oyuna katılmaya koşulludur.

Evet Türkiye eğer Doç Dr. Vakur Kayador’un gerçeğini izlerse geleceği yer kaçınılmazdır. Ona BAŞARI kavramını incelemesini öneririm; YARIŞ kavramını incelemesini, FİFA ve UEFA kurumlarını incelemesini öneririm. Biraz ayıp-reklam olacak ama (olsun, kabulüm) bu konuları içeren yayınlanmamış, ama mutlaka yayımlanacak dört kitabımı öneririm. 1.SPOR VE GORİLLERİ 2.ULUSAL SPOR 3.MAEDYATİK VE MAFYATİK SPOR 4.KÖLECİ OLİMPİYATLARINDAN EMPERYALİST OLİMPİYATLARINA

ÇÖZÜME YAKLAŞIM

İşçi partisi programına koyduğu kitle sporu temelinde Kemalist sporu uygulamalıdır. Seçim propagandasında üye ve yöneticiler kendi kentlerinin sporunu-takımını Kemalist spor çizgisine çekeceği özetinde yorumlayabilirler. Unakıtan tavrı bize yakışmaz, aldatıcı ve yanlıştır. İşçi Partisi bir saatte 40 bin insanın gencin-çocuğun-engelli tüm kitleyi bedelsiz spor yaptırarak onlarca kapıdan çıkabileceği ve başka 40 bin kişinin ANA KUCAĞI benzeri (K. Kore uygulaması) stadyumlarda spor yapmasını savunmalıyız. Profesyonelliği de Kemalist spor kademesine çekebileceğimizi söyleyip, anlatmalıyız.

YANİ HER KONUDA HALKÇI VE DEVLETÇİ BİR YAKLAŞIMI MERKEZE ALMALIYIZ . DAHA AÇIKÇASI SAYIN PERİNÇEKİN TERÖR KONUSUNDA SÖYLEDİĞİ ÇÖZÜMLER SPOR İÇİN DE TAM TAMINA GEÇERLİDİR.

ONU DA AÇARSAK DİYEBİLİRİZ Kİ

1. GÜÇLÜ, TABİİ Kİ BAĞIMSIZ BİR DEVLET. (DEVLETÇİ AĞIRLIKLI BİR ÜLKE)

2. ÖRGÜTLÜ HALK İÇİN ÜLKE DÜZEYİNDE SEFERBERLİK (HALKÇILIK)

3. ORTADOĞUDA VE GİDEREK EZİLEN ÜLKELERİ KAPSAYACAK BİR AVRASYA. (AVRASYA SPOR ORGANİZASYONU) Yani, Türkiye’nin önderliğinde, yada Türkiye, Rusya, Çin önderliğinde bir spor organizasyonu, dahası Avrasya Olimpiyat Organizasyonu çıkış yoludur.

Sadece AB’den, Gümrük Birliğinden, Nato’dan vb. çıkmak yetmez;FİFA ve UEFA’dan da çıkmalıyız. SPOR CEPHESİNDEN MANİFESTOM BUDUR.

295 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.20Rating: 4.20Rating: 4.20Rating: 4.20Rating: 4.20 ( 5 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler