Her geçen gün Genel Seçime bir adım daha yaklaşıyoruz. Özellikle parti propagandası yapmak için, siyasi partiler tarafından güzel bir şekilde süslenip meydanlarda gezen miting arabalarının çıkardığı ‘yüksek ses’ bize seçimin daha da yaklaştığını hatırlatıyor.
Sokakta yürürken uzaklardan gelip yanınızdan geçen miting arabalarının çıkardığı ses bir çoğumuzu rahatsız etse de, hala tüm hızıyla seçim propagandaları sürüyor
En çok sesi çıkartan en çok oyu alacak gibi bir yanılgı var sanırım.
Çıkardığı seslerin şiddeti, kararımızı o siyasi partinin lehinde değiştirmeyeceği kesin. Fakat bu seslerin şiddeti daha da artarsa bu propagandalar siyasi partilerin zararına olmaya başlayacak. Sadece çıkardığı sesten dolayı partiye antipati duymaya başlayanlar bile var.
Nasıl, ‘mazot 1 YYL’ ya da ‘ÖSS kalkacak’ diye dillendirilen reklamlar işe yarmayacaksa; miting arabalarının çıkardığı yüksek ses de hiçbir işe yaramayacak gibi görünüyor.
Seçmen olarak her birimiz, büyük çoğunlukta hangi siyasi partiye oy kullanacağımıza karar vermiş durumdayız. Yanımızdan geçen miting arabasının çıkardığı yüksek ses bu kararımız değiştirmeyecek.
Hangi siyasi parti adına oy kullanacağımızı her birimiz değişik şekillerde belirlemişizdir. Kimimiz sağ veya sol parti oluşundan, kimimiz muhafazakar oluşundan, kimimiz liberal oluşundan vb nedenlerden etkilenmişizdir. Hatta yakınları oy veriyor diye, o siyasi partiye oy verenler bile olmuştur. Fakat miting arabalarının çıkardığı yüksek sesten etkilenip o partiye oy veren bir seçmene rastlamak çok zor, hatta imkansız diyebiliriz.
Bu nedenlerden dolayı miting arabalarının ses tonunu iyi ayarlamak gerekir. Yüksek ses çıkartarak reklam yapıp oy artırmaktan ziyade kenti menfaatine ters düşecek etkinliklerde bulunuyorlar.
Bir ürünün en iyi reklamını ürünün kendisi yapar. Ürününün kalitesini ön plana çıkardığımız zaman ve bu ürün de kaliteliyse reklam yapmak için fazla çaba harcamaya gerek yoktur. Zaten ürünün kalitesi kendi reklamını yapıyordur. Eğer ürün kaliteli değilse siz ne kadar mazotu 1 Ytl’den satacağınızı söyleseniz de reklam size oy getirmeyecektir. Oy getirse bile bunu bu reklamların etkisine bağlamamak gerekir. O partiye oy gitmesini sağlayan başka etmenler vardır. Çünkü, bilinçli seçmen olan halkımız bu tip reklamlara ve miting arabalarının çıkardıkları yüksek sesin etkisi altında kalarak oy tercihini değiştirmeyecektir. Önümüzdeki seçim Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimi olarak nitelendiriliyor. Özellikle ‘laiklik’ ve ‘terör’ gibi kavramların sıkça gündeme gelmesi bu seçimlerin önemliliğini bir kat daha artırıyor.
Seçmen olarak bize düşün en önemli görev, bizi temsil etmeyi hak eden birine oy vermektir. Bu şekilde doğru bir tercih yapmış oluruz.
Sevgi ve saygılarımı sunarken; 30 Haziran’da sınava girecek tüm öğretmen adayı arkadaşlara başarılar diliyorum.