header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Kalemleri Kırmak

- Emrah Ciğerim on Temmuz 05,2007

image

Eğitim kavramını duyduğumuzda bir çoğumuzun aklına ‘Türkiye’nin  en önemli sorunu eğitimdir’ cümlesi hemen düşüverir. Bu cümle klasik ve bir o kadar doğru bir cümledir. ‘Eğitim’ ve ‘sorun’ kavramları hep bir arada kullanıldığı için öğrenme psikolojisinin de  yardımıyla iki kavramı eşleştiriyoruz ve biz istemesek de iki kavramı aynı anlamda kullanıyoruz. Bu nedenle ‘eğitim’ denince hemen ‘sorun’ kavramını cümlemizin sonuna yapıştırıyoruz. Eğitim sitemindeki çürüklükler böyle giderse bize bu çağrışımı uzun süre yaptıracak.             

Politikacılarımız, bir sorunu çözmekten  daha çok hatırlatmayı tercih ettikleri için sorun  çözen bir siyasi görünüm  değil de, sorun hatırlatan bir siyasi görünüm ortaya çıkıyor. Seçim için yapılan reklamları  saymazsak ‘bu sorun şu şekilde çözülebilir’ deyip ortaya bir çözüm önerisi atan bir siyasi gelişmeyi hatırlamak için zihnimizi çok zorlamamız gerekebilir.           

Bir sorunu çözmek için ilk olarak onu  tanımlamak gerekir. Daha sonra sorunun kaynağını bulmaya çalışırız. Sorunu sorun yapan bizim göremediğimiz yada görmek istemediğimiz önemli değişkenleri ortaya çıkarmaya çalışırız. Eğer bu aşamaya kadar başarılı olursak sorunun büyük bir kısmını çözmüşüz demektir.           

Bunlardan hareketle eğitim üzerinde ‘sorun dedektifliği’  yapmaya çalışalım. İlgili olanların da bildiği gibi kısa bir süre önce Milli Eğitimin Bakanlığı’nın anlamsız sınavlarından biri olan ve özellikle de öğretmen adaylarını ilgilendiren  KPSS yapıldı. Sınav çıkışında bazı öğretmen adayları sınavı protesto etmek için sınava girdikleri kalemleri kırarak küçük çapta bir basın açıklaması yaptılar. Burada kırılan kalemler değil, bir öğretmen adayının mesleki duygularıydı            

İstedikleri şey bir ayrıcalık veya hak etmedikleri bir mevki değil. Sadece hak ettikleri mevkie gelmek istiyorlar.  Yaklaşık iki yüz bin  öğretmen açığının olduğu bir durumda üç beş tane kontenjan açılmasına karşı çıkıyorlar.  Bunca sınavdan başarılı olup mezun olan aday ‘gene mi sınav’ demek istemediği için kalemini kırıyor.             

Beş yıllık eğitim fakültesinden mezun ve tüm yeterliliğe sahip olan bir öğretmen adayı, hak  ettiği mevkie  gelmek için birçok sınava girmesinin anlamsız olduğunu kalemlerini kırarak ifade ediyorlar.             Bir öğretmen adayının kalemini kırarak eğitim hayatına atılması  onun tüm mesleki faaliyetlerine kırgın olarak başlamasını sağlayacaktır .Öğretmen adayları daha mesleğe başlamadan  anlamsız ve yıpratan sınav süzgeçlerinden başarılı bir şekilde  geçse bile bir küskünlük bir yıpranmışlık duygusu onun psikolojisini rahat bırakmayacaktır.            

Bu psikolojik arbededen  çıkan  ve eğitim görevlisi olarak mesleğini yapmaya çalışan bir öğretmenden verim beklemek  saflık olur.            

Eğitim siteminin en önemli öğesi öğretmendir. Bir eğitim öğretim planı ne kadar iyi olursa olsun onun uygulayıcısı olan öğretmen onu uygulamıyorsa  verim almak çok zordur. Öğretmen bir sanatçının elleri gibidir.  Sanatçı zihninde güzel bir eser planlasa bile elleri küskün ve yıpranmış olan bir sanatçıdan güzel bir eser bekleyemezsiniz.            

Eğitim öğretim faaliyetlerine başlayan bir öğretmenin bu şekilde küstürülmesi ve yıpratılması eğitimin başlıca sorunlarında biri. Eğitim politikaları yüzünden tüm öğretmenler küskün bir şekilde görevime başlıyor.  Küsmesinin nedeni bazen anlamsız sınavlar bazen ekonomik yetersizlik olabiliyor. Bu nedenler sürekli değişebilir; fakat değişmeyen tek şey hepsinin mesleğine başlamadan küstürülmesi ve yıpratılması. Bu duygu, eğitimin sorunları büyük çapta tetikliyor. Eğer öğretmen adaylarına hak ettikleri verilirse ve eğitim sistemi  bu anlamsız ekonomik politikanın etkisi altından çıkartılırsa öğretmenlerimiz eğitimi bir sorun olmaktan çıkartacaktır. Eğitim öğretim faaliyetleri düzgün bir şekilde yapıldığı zaman sorunların ortaya çıkmasına ortam oluşmayacağı için sorunlar başlamadan son bulacaktır.                        

 Bunca zorluklara rağmen eğitim hizmetine gönül veren öğretmen adayı arkadaşlara sevgi ve saygılarımı sunuyorum.


215 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.80Rating: 4.80Rating: 4.80Rating: 4.80Rating: 4.80 ( 10 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (1 Tane Yorum Yazılmış)
  • image Sözlerinize katılmamak elde değil, bence ülkemizin en önemli sorunudur eğitim. Hele yarının gençlerini yetiştirecek olan öğretmenler bu eylemlere katılmamak elde değil. Ülkemizde her konu gibi bu da saçmasapan çözümlerle geçiştirilmeye çalıştırılıyor keşke her konuda da halkımız sizler kadar duyarlı olsa...SAYGILARIMLA...
    (Gönder ahmet, Temmuz 13, 2007, 6:48 PM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler