header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Doğanın İntikamı

- Emrah Ciğerim on Temmuz 13,2007

image

Doğal güzellikleri herkes tarafından bilinir Karadeniz’in. Sahil kenarına inerseniz denizin kokusu  içinize dolar, bütün hücrelerinizi etkileyerek sizi yaşama daha da sıkı bağlar. Uçuşan martıları, zorda olsa balık avlamaya çalışan küçük kayıkları ile göze hoş görünür Karadeniz.            

Eğer denizi sevmiyorsanız ve deniz size çekici gelmiyorsa; denize sırtınızı dönüp yürümeye başlarsanız, baş döndürücü bir yeşillik kaplar her yanınızı. Her adım attığınızda yeşilin tonu biraz daha değişir. Yükseklere çıktıkça denizin kokusu kaybolur, bu sefer yeşilin kokusu hücrelerinize işlemeye başlar. Sadece iki renge alışır gözleriniz, çevrenizdeki yeşil ve gökyüzünün güzel mavisi. Karadeniz’de iki renk var sanırsınız. Doğa buraya iki rengi münasip görmüş, diğer renkleri yasaklamış sanırsınız. Küresel ısınmaya inat edebilecek tek yer Karadeniz’dir, diye geçirirsiniz içinizden; fakat bu düşünce masum olduğu kadar da gerçek dışıdır.           

Küresel ısınma, bir anda ortaya çıkan bir kavram değil elbet. İnsanlık olarak onu, zaman içinde aşamalı bir şekilde oluşturduk. Fabrikalar arttıkça küresel ısınma da  arttı. Biz kozmetik ürünleri kullandıkça hava daha çok kirlenmeye başladı. Biz ormanı tahrip edince   toprak kaymaları daha da arttı, santral yaptıkça bitki örtüsü yok oldu.            

Tüm bu yaşananlar süresince görmediğimiz yada görmek istemediğimiz bir gerçek her yanımızı kuşatmış  durumda.  Biz doğaya ne kadar çok zarar verirsek doğada intikamını bizden, fazlasıyla alıyor. Bu intikam şekilleri birbirinden farklı; fakat aynı amaca hizmet ediyor. Doğa kendisinden  aldığımız düzeni çok kötü bir şekilde geri almasını biliyor. Küresel ısınma, seller, kuraklık bunlardan sadece birkaçı.                     Yoğun yağışlar nedeniyle  İkizdere ilçemizin yolları neredeyse yok oldu. Bu olayın sebebi olarak yağışın fazlalığını gösteriyoruz. Fakat nedenin bu olmadığı ortada. Çünkü doğa, kendi kendine zarar vermez. Doğa, yaptığı her eylemde kendisinde eksik olan bir şeyi tamamlamaya çalışır. Doğal afetler, bize göre bir yıkımdır fakat doğaya göre ise bir düzenleme çalışmasıdır. Biz bozdukça doğa düzenler ve biz bu düzenlemeye doğal afet deriz. Biz bozdukça da doğa düzenlemeye devam edecektir.           

Karadeniz’in birçok yeri insan ihtiyaçları yüzünden tahrip edildi. Bu nedenden dolayı son birkaç yıldır doğal afetlerde artma oldu. Bu şekilde giderse doğal afetlerin ardı arkası kesilmeyecek gibi görünüyor.                       

Biz ne kadar doğayı tahrip edersek, doğa da bunun karşılığını bizden alacaktır. Yapmamız gereken doğa ile uyum içinde yaşamak. Ona yardım etmemize gerek yok, onu rahat bırakalım yeter. O kendi işini çok iyi biliyor.            

Doğayı kendi amaçlarımız için  kullanırsak ve onun döngüsüne müdahale edersek, intikamını bizden fazlasıyla alacaktır. Bu intikamın dehşetinden ise bizi hiçbir güç kurtaramaz.   Sevgi ve saygılarımla.


1216 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.73Rating: 4.73Rating: 4.73Rating: 4.73Rating: 4.73 ( 44 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (3 Tane Yorum Yazılmış)
  • image Doğanın intikamını okudum.Çok güzel yani böyle bir konuya değinmek bence herkesin dikkatini çeker.
    (Gönder isimsiz, Aralık 29, 2007, 6:30 AM)
  • image Sevgili Emrah... Bizi yorumlarından ve zevkle okuduğumuz düşündüren yazılarından mahrum bıraktın! Bir daha okumayı ümit ettiğimiz yazılarını bekliyoruz... İyi çalışmalar...
    (Gönder pinee, Ekim 24, 2007, 2:41 AM)
  • image Karadenize dair doğayla olan denge açısından huzur bozan tek şey insana yapılmak istenen yatırım olmadığını hepimiz biliyoruz... İnsan önemsenmiş olsaydı bugün Karadeniz insanı bu kadar dertli olmazdı. Yaşamın en büyük derdini bu bölge çekiyor olmazdı... Karadenizli hem kederini yaşıyor hem de gerçeğini.. Karadeniz talan ediliyor bu doğru ama bunu Karadeniz insanın geleceği için kimse yapmıyor.. Herkesin derdi başka... Küresel ısınma kaygısından en az etkilenecek olan bölge olması nedeniyle herkes gözünü Karadeniz'e dikti, herkes rant derdinde.. Kimsenin bölge halkını koruma kollama gibi bir kaygısı olmadığı gibi, ne nasıl el değiştirir onun telaşında.. O yüzden bunu başka türlü anlatmalı insanlara.. Herkes elinde olan varlığın kıymetini bilmeli.. Ezasını çekenler lütfen keyfini de süreceğiniz zamanı beklemeyi bilin... Sevgiyle kalın...
    (Gönder melek köse, Ağustos 16, 2007, 5:47 AM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler