Bazen öyle bir yer de durursunuz ki, taşı tam gediğine koymuş gibisinizdir. Ama bazen de durduğunuz ve tuttuğunuz yerde kendinizi bile tanımlayamazsınız. Aşağısı sakal, yukarısı bıyıktır kimi zaman. İki arada bir derede kalmışsınızdır veya. Sadece ‘an’lardır sizi yaşama bağlayan, yön veren. Keşkeler, bileşkesini oluşturur bu öyle bir yerin…
İnsan yaşamının gerçekliğidir aslında bu ayrışım.
Rize bu ayrışımın öyle bir yeridir genel bir bakışta. Yıllardır aynı sorunlarla boğuşagelmesinin çözümsüzlüğüdür bir anlamda yaşadıkları.
Geride bıraktığımız ve yoruma mahal bırakmayan, aslında yoğrulması gereken seçim sürecinin hemen arifesinde Rize için önemli bir karar çıktı. Yıllardır mücadelesi verilen, kaçak çayın ve yurt dışından ithal edilen menşei belli çayların ülkemize girişinde kontrolün sağlanması açısından olması gereken ‘Çay İhtisas Gümrüğü’ kararıydı bu. Aslında ‘güm’e götürülmek istenen bu kararın 21 Temmuz’a kadar bekletilmesi ve o gün Resmi Gazete’de yayımlanması dahi olumlu bir gelişme idi. Hem de sadece Rize’de bu gümrüğün kurulmasının anlamı bir o kadar daha olumluydu. Belki de bu kararda, Rize Gümrüğü’nün Trabzon Gümrükler Müdürlüğü’ne bağlı olmasının da etkisi vardı!.. Ama gene de olsundu.
Aynı gazetedeki, Çayku’a ait kadro değişiklikleri ise çok ince bir ayrıntıydı. Artık anlayana göre.
Ardından gelen çaydaki kontenjan ve Çaykur’daki işçilerin zorunlu izne çıkarılmaları haberleri de bunun üzerine tuz biber gelmişti. Hele ki, 2008’de özelleştirilmesi gündemde olan Çaykur’un, acil özelleştirme programında yer almaması bizce hepsinden önemliydi.
Bu aşamadan sonra, Rize’nin önünde bulunan ve bizce bölgemiz için hayati önem taşıyan bir önemli proje daha var. Ovit Tüneli ve Rize’yi olduğu gibi Doğu Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya, GAP’a ve Cilvegözü’ne bağlayacak olan bu yolun transit ulaşım yapılacak hale dönüştürülmesidir bu proje.
Haberlerimizde ve kendi yazılarımızda sürekli dile getirmeye çalıştığımız Rize’nin duruşu ve alması gereken bu yatırım ve projeler konusundaki haber ve yazılarımız okuyucularımız tarafından çeşitli anlatımlarla değerlendiriliyor ve ilginç anlatımlar ortaya çıkıyor.
Örneğin, soyadını belirtmeyen Mustafa isimli bir okuyucumuz, seçimden bir gün önceki yorumunda “…siz o kadar yazdınız; millet sizin için bay muhalefet, çok bilmiş, solcu dedi. Ama şimdiden haklı çıktınız! Keşke yanılsa idiniz. Keşke o dedikleri, yakıştırdıkları gibi olsaydınız, Rize kazansa idi. Başbakan Trabzon'da açıklıyor diyor ki; '4,5 yılda Trabzon'a yapılan yatırım 1,5 Katrilyon'.”diyor ve yapılan çalışmaları sıralıyor. Ardından da ekliyor, “Ama Sayın Başbakan Rize'ye Ovit Tüneli sözünü veremiyor. Devlet Trabzon'da alt yapıları kendi yapıyor, Rize'de ise Okul, Hastane, Sağlık Ocağı, yolları vatandaşa yaptırıyor. Bir de Ovit Tünelini bile vatandaşa yaptıracak… Sahil Yolundaki üst geçitleri bile bitiremediler. Buyrun bundan sonrasını siz düşünün...”diye.
Tünellerin ışıklandırmasını unutmuş sevgili okurumuz ama. Temmuz’un ilk haftası yapılacağı açıklanan ışıklandırma ihalesinden hala haber yok nedense. Ama birilerine göre bu hali bile iyiymiş. Mesela, ışık olmadığı halde tünellerde bu kadar kaza olduğuna göre ışıkların olması halinde daha fazla kaza olur mantığı bürümüş bazı yöneticilerimizin beynini.
Yorumlar ve anlatımlar Ovit Tünelleri ve Çay İhtisas Gümrüğü ağırlıklı devam ediyor. Mesela Bedirhan isimli bir başka okuyucumuz Çay İhtisas Gümrüğü ile ilgili yorumunda, “Bu proje Çayın kurtuluş projesi. Artık top devlet ve Çaykur da. Çaykur, sakat çaylara 'Sağlam' raporu vermeyecek, devlet ise diğer gümrük kapılarından 'kaçak çay' girişine izin vermeyecek. Zaten Türk çayının 40-50 bin ton fazlası var, oda bu şekilde ortadan kalkacak.”diyor.
Ali Fuat Çakmakçı isimli diğer bir okuyucumuz bakın ne diyor Ovit Tüneli konusunda : “Rize-Ovit Tüneline tam destek veriyorum. Yalnız atlatılan bir istisna var, oda şu Ovit Tüneli ‘Alternatif’ değil ilk tercih yoldur. Ovit Tüneli yapılınca Erzurum'dan Rize, Artvin ve Trabzon'a gidecek olan herkes bu yolu kullanacak. Basit bir hesap yapalım, Ovit Tüneli Erzurum'u Karadeniz'e 200 km yakınlaştırılıyor; Erzurum'dan Trabzon'a gitmek isteyen, bu yolu kullanıp 200 km kısa yol ile Sahile inen İyidere-Trabzon arasındaki 60 km yolu çıkarırsanız Trabzon Erzurum’a 140 km daha kısa olur. Bu ne demektir, Trabzonlular da bu yolu kullanacak. Bu yol Rize ve Trabzon sınırında denizle kavuşuyor. Trabzon'un doğusunda olan ve nispeten Trabzon'un batısındaki ilçelere göre gelişemeyen Arsin, Sürmene, Araklı, Of ilçeleri de Ovit Tünelinden Rize'den daha fazla çıkarları olacak. Rize ve Arsin Organize Sanayi Bölgelerinin kıymeti daha fazla artacak.”
Ve sanırız son noktayı Ali isimli okuyucumuz koyuyor duruşumuzun yerine göre… “83'ten bugüne Trabzon'un kaç tane Bayındırlık Bakanı oldu bir düşünün. Ovit yolumuz Trabzon Karayolları Bölge Müdürlüğü'ne bağlı olduğu müddetçe bu yol 100 sene daha bitmez... Artık tek çare vardır, oda bu yolun kontrol ve bakım dahil tüm projelerinin Erzurum Karayollarına devredilmesidir. Yoksa Trabzon Tanjantı bitirdi, Kuzey Çevre Yolunu bitirdi. Merkez Tabakhane'ye yaptığı yatırım da cabası. Şimdi tutturmuş Güney Çevre Yolu. O da biter en kısa zamanda. Çok merak ediyorum, daha sonra ne isteyecekler. Her halde Soçi'ye tüp geçit isterler. Biz Başbakanlı Rizeliler de beklemeye alıştırıldık. Yeter artık, halkımız şunu anlamalı, Başbakan Türkiye'nin Başbakanı. Ama, Bayındırlık Bakanları Trabzonluların Bakanı. Dikkat burada!..”
Sanırız biz doğru yerde durmuşuz ve durmaya da devam ediyoruz. Rize’nin duruşu da artık ortada…
Geriye kalıyor ‘öyle bir yer’de durması gerekenlerin duruşunu belirlemesi…
Duruşunuzun 2 arada 1 derede kalmaması umuduyla…
(Gönder Atakan, Ağustos 6, 2007, 3:36 AM)