header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton
Yelkenciler
Ritaş Hazır Beton



Emperyalizmin Kerkük Ganimeti

- Emin Gürses on Ağustos 02,2007

image

           Irak'ta işgal kuvvetleri yerel direniş karşısında beklediği sonucu elde etmekte zorlanıyor. Barzani gibi Kürt liderlere dayalı bir kontrol merkezi oluşturulmaya çalışılıyor. Türkiye'nin bu süreci engellemesinden korkulduğu için PKK ve bağlantılı gruplar kullanılıyor. İran'a karşı ise baskı ve tehdit açıktan yapılıyor.

Bölgede Kuzey Irak merkezli bir kontrol mekanizması kurmak ABD açısından stratejik önemdedir. Washington yönetimi, bölgede başarısız olunması halinde dünyaya verdiği mesajların dikkate alınmasının zora gireceğini görüyor. Başarılı olması durumunda ise diğer bölgelerde de benzer emperyal kontrol merkezleri kurarak ara bağlantılarını tamamlama çabasını yoğunlaştıracaktır.

ABD'nin yeni uluslararası sistemin kontrolü için yeni bir hat ve genişletilmiş yeni askeri üsler oluşturmadaki amacı tespit edilen hedefleri vurma imkânı olduğunu göstermek, hegemonyasının tanınması gerektiğinin mesajını vermektir.

Özellikle enerji kaynaklarının yoğun olarak bulunduğu coğrafyada kontrol merkezleri oluşturulmaya çalışılıyor. Amerika'nın 130 ülkede üssü var. Paul Wolfowitz "üslerin amacı askeri olmaktan ziyade siyasidir" diyordu. 1947'de İngiltere'nin Bağdat Büyükelçisi şöyle diyordu: "Bizim stratejik ve güvenlik çıkarlarımız en iyi şekilde bütün dünyada polis istasyonları görevi gören noktalar kurmakla korunabilir. Irak, Körfez ve Suudi Arabistan'ın kontrol edilebileceği Kuveyt, bu noktalardan biridir."

Irak'ta, Bush yönetiminin stratejik planına uygun bir yapılanmaya gidilme çabası Ankara'nın desteğini arama zorunluluğu doğurdu. Burada Türkiye önemli bir sorunla karşı karşıya kaldı. Bush yönetimi, Ankara'nın desteğini Barzani gibilerin üzerinden dolaylı tehditle sağlamaya çalışıyor. Barzani rolünü oynuyor. Alan Makovsky'nin Barzani taraftarlarına 8 Haziran 2002'deki Washington toplantısında Kerkük'ü ganimet olarak önermesiyle Barzani sesini yükseltmeye başlamıştı.     

İngiliz Emperyalizmi de Bu Yollara Başvurmuştu

Bugün ABD emperyalizminin kullandığı yöntemlere, geçen yüzyılın ilk çeyreğinde İngiliz emperyalizmi de başvurmuştu. Lozan'da çözülemeyen ve ertelenen Musul vilayeti sorununun çözümü için 19 Mayıs 1924'te İstanbul'da İngiltere'yle görüşmeler başlamış, görüşmelerde İngiltere'nin işi yokuşa sürmek için Hakkari üzerinde de hak talep etmesiyle görüşmeler tıkanmıştı. 6 Ağustos’ta Musul konusu Türkiye'nin üye olmadığı Milletler Cemiyeti'ne götürülmüş (Türkiye cemiyete 1932'de üye oldu), Milletler Cemiyeti'nin oluşturduğu soruşturma komisyonu çalışmalarını sürdürürken İngiliz birlikleri bölgede kuzeye doğru yeni topraklar işgal etmeyi sürdürmüş, Mondros Antlaşmasıyla varılan ateşkes ihlal edilerek Musul'a girilmişti.

Milletler Cemiyeti 8 Aralık 1925'te Lahey adalet divanın kararını benimsediğini açıklamış ve soruşturma komisyonunun raporunu kabul etmişti. Ankara'nın sert tepkisine rağmen 5 Haziran 1926'da Türkiye-İngiltere-Irak arasında imzalanan Ankara Antlaşması'yla Türkiye Musul'u Irak'a terk etmeyi kabul etmek zorunda kalmıştı. Görüşmeler sürerken 7 Ağustos 1924'te İngiltere'nin kışkırtmasıyla Hakkari'de başlayan Nasturi ayaklanması ve Şubat 1925'te başlayan Şeyh Sait isyanı da Ankara'nın İngiltere'ye karşı elini zayıflatan gelişmelerdendi. Bugün tanık olduğumuz günümüze uyarlanmış benzer bir kışkırtma siyasetidir.

Mustafa Kemal'in 1922'deki Sözleri

İngiltere'nin petrol nedeniyle Kürtleri kışkırtması yanında, Trakya'dan Yunan saldırısının başlatılabileceği yolundaki haberlerin yayılması Ankara'yı tavize zorlamıştı. Cumhuriyet döneminin ilk Amerikan büyükelçisi ve Lozan Konferansı'nın ikinci döneminde Amerikan baş delegesi Joseph C. Grew Musul konusunda, "hiç şüphe etmiyorduk ki Venizelos, konferansın dağılmasından ve Türklerin, Yunanlılara Trakya'yı tekrar ele geçirme fırsatını sağlayacak bir güney sınırı harekatından hiç üzüntü duymayacaktı" diyordu 1952'de yayınlanan 'Çalkantılı Dönem' adlı kitabında.

Mustafa Kemal, 25 Aralık 1922'de Fransız muhabir Paul Herriot'a şöyle diyordu; "Musul vilayetinin hudud-u millimize dahil araziden olduğunu defalarca ilan ettik. Lozan'da bugün karşımızda tutum alanlar bunu pekala bilirler. Vatanımızın hudutlarını tayin ettiğimiz zaman büyük fedakarlıklara katlandık. Milli arazimizden en ufak bir parçasını bizden koparmaya çalışmak pek haksız bir hareket olur. Buna katiyen muvafakat edemeyiz".

ABD İngiltere İsrail İttifakını Zora Sokacak Seçenek

Mustafa Kemal, Sovyet büyükelçisi Aralov'a Eylül 1922'deki Çanakkale Bunalımı sırasında, "Ankara doğu Trakya'yı alabilir ve ordularını oraya geçirebilirdi. Fakat bu durumda Türkiye belirsiz bir süre için Avrupa ile savaş halinde kalmış olacaktı. Ordu, düşmanın elinde tuttuğu boğazlarla Anadolu'dan ayrılmış bulunacaktı. Anadolu'yu ordusuz bırakmak da doğru olmazdı. Manevralarımızla Fransa ve İtalya'yı İngiltere'den koparmış bulunuyoruz. Bu durumda onları birleştirirdik" demiştir. Bugün, bölgesel işbirliği yanında bölge dışı ülkelerle de dayanışma aranması, ABD-İngiltere-İsrail ittifakının hesaplarını zora sokacak ve Ankara'nın elini rahatlatacaktır.

ABD, Kerkük'ü kurulacak emperyal kontrol merkezinin kasası olarak görüyor. Bu ganimet Kuzey Irak'taki PKK dahil KDP ve KYB'nin iştahını kabartıyor. Ganimet olarak görülen Kerkük'ün ele geçirilmesi için doğacak maliyeti ise ganimetten en yüksek payı alacak olan ABD'nin ödemeyeceği kesin. Molla Mustafa Barzani, Şubat 1968'de General De Gaulle'e ''Siz ve Fransa bizim sığınağımızsınız'' diye yazıyordu. Molla sürgünde öldü. Onun yerini alanlar yeni sığınaklarına bakıyorlar ve emperyalizmin kanlı ganimetinden kendilerine düşecek payın hayaliyle yaşıyorlar.


276 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.73Rating: 4.73Rating: 4.73Rating: 4.73Rating: 4.73 ( 15 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Yorum Yazılan Haberler

eXTReMe Tracker