header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Fener Rum Patrikhanesinin Geçmişi ve Emelleri-1

- ErkanYILDIRIMKAYA on Mart 19,2007

image

M.S. 300’lü yıllarda Hıristiyan aleminde yazılan İncil sayısı 400’ü bulmuş, rahipler arasında yetki kargaşası ve kavgalar başlamıştı. Bu arada her geçen gün gücünü kaybeden Roma İmparatoru Büyük Konstantin, bir din birliği oluşturmak istedi. Bunun için M.S. 325 tarihinde tüm kilise sorumlularını İznik’e davet ederek, I. İznik Konsili’ni topladı. Hıristiyanlık dini varlığını bu Konsil’e borçludur. İznik Konsili’nde alınan en önemli karar; Roma, İskenderiye ve Antakya kiliselerinin ‘ekümenik kiliseleri olduğudur.

Fener Rum Kilisesi, Konsilin yapıldığı yıllarda sıradan bir ‘Episkoposluktur’. Roma İmparatorluğu, M.S. 330 yılında merkezini İstanbul’a taşır. Bu tarihten sonra Fener Kilisesi güçlenmeye başlar. Bu arada Roma İmparatorluğu M.S. 391 yılında Hıristiyanlığı kabul eder. İmparator Theodosius Hıristiyanlığın tüm yetkilerini üzerinde toplamak istemektedir. İmparatorun bu arzusu ile kilisenin Ekümeniklik isteği, M.S. 381 yılında mahalli Kadıköy Konsili toplanarak bu kararlar zorla kabul ettirilir. Böylece, Fener Kilisesi Hıristiyanlık dini üzerinde otorite olacak, imparator ise saltanatını kolaylıkla sürdürecektir. Ancak bu kararlar tarihte çok tartışılacaktır.

Antakya Kilisesi’ne bağlı bir Episkoposluk olan Fener Kilisesi, diğer Ekümenik kiliseler gibi yetkilerle donatılır. Ancak, Roma Kilisesi bu kararları tanımaz. Antakya ve İskenderiye Kiliseleri ise baskı ile kabul ederler. Ancak bu hareketleri, kendilerine bağlı kiliselerce tasvip görmez. Bu karar, dini değil siyasi bir karar olarak görülür. Bu kararlar, İmparatorluğun batısı ile doğusu arasındaki kiliselerde kargaşa ve huzursuzluğu başlatır.

İmparator Theodosius, kaosu çözmek için İmparatorluğu, Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu olarak iki oğlu arasında paylaştırır. İmparator’un projesinde Hıristiyanlığın kendisini güçlendireceği hesabı vardı. Ama Roma güçleneceği yerde bölünme gerçekleşmiştir.

Doğu ve Batı Kiliseleri arasındaki sürtüşmelerin önüne geçmek için Roma İmparatoru M.S. 431 yılında Efes’te Konsili yeniden toplar. Bu Konsilde; 325 yılında İznik Konsili’nde alınan kararlar tekrar aynen kabul edilir. İmparatorun daha önceki Konsilde baskı ile kabul ettirdiği, Fener Patriğinin Ekümenikliği ‘aforoz’ edilir. Ancak kiliseler arasındaki sıkıntılar yine sürmektedir. Bunun üzerine M.S. 449 yılında Efes’te tekrar Konsil toplanır ve bir önceki kararlar tekrar teyit edilir. Fener Patriği yine Ekümenik değildir.

Doğu Roma’nın tahtına geçen Marcian, M.S. 451’de Konsilin yeniden toplanmasına karar verir. Konsilde İskenderiye Patriği afaroz edilir. Ancak Kudüs ve İstanbul Fener Patrikhanelerine de Ekümeniklik verilir. Fener’in yetki alanına; Ege Bölgesi, Trakya, Efes ve Pontus verilir. Bunun üzerine Roma heyeti (Ekümenik Roma kilisesi heyeti) kararı imzalamaz ve İstanbul’u terk eder. Kararın Roma heyetince imzalanmaması, yasal olarak Fener Kilisesinin Ekümenikliğini sağlamamıştır. Durum böyle iken, patrikhanenin basın sözcüsü Desitos, hala patrikliğin 451 yılından bu yana Ekümenikliğinin bulunduğunu iddia ediyor!

Fener kilisesinin bir Havari tarafından kurulmadığı ve I. İznik Konsilinde alınan kararlara ters düştüğünden; Papa Leo, Kadıköy Konsilinde alınan kararları tanımaz ve itiraz eder. Bunun üzerine Patrikhane, İstanbul’dan geçmiş bir Havari aramaya koyulur. Sonuçta Aziz Andrew’in İstanbul’dan geçtiğine ve vaaz verdiğine dair karar verilir. Ancak bu dönemde İstanbul’da kilise bile yoktur.

Roma ikiye bölündükten sonra, M.S. 553-680 ve son kez de 787’de İznik Konsilleri toplanırlar. Patrikhanenin otoritesini tanımayan Doğu Hıristiyanlarına karşı, Doğu Roma büyük bir katliam yapmıştır. Batı Roma İmparatorluğu, ise M.S. 476’da dağılarak topraklarının büyük bir bölümünü kaybetmiştir.

            Roma Kilisesini suçlayan Fener Kilisesi, Roma Kilisesi’yle 1053’te bağlarını koparır. Zor durumda olan Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans), Haçlı Ordularından yardım ister. Haçlılar IV. seferlerinde patrikhaneye yardım için Roma’ya (Bizans) gelirler. Yardım amacıyla gelen Haçlılar İstanbul’u işgal eder ve Latin İmparatorluğunu kurarlar. Bunun üzerine Doğu Roma İmparatorluğu başkentini Patrikhaneyle beraber İznik’e taşır. İşgal 1261’de sona erer. İstanbul (Bizans) tarihinin en büyük yağmalanmasını yaşamıştır.

Fatih’in İstanbul’u fethine kadar patrikhane Ayasofya Kilisesi’nde faaliyetini sürdürmüştür. Fetihten sonra manastırlı bir papaz, patrik seçilerek ilk Osmanlı patriği oldu. Fatih tarafından huzura kabul edilerek tacı, haçı ve asası verilir. Patriklik makamı olarak Havariyyum Kilisesi (bugünkü Fatih Camisi) tahsis edildi. Ancak Osmanlı Devleti patrikhaneye hiçbir zaman Ekümeniklik vermedi. Havariyyum Kilisesi’nin adı 1586’da III. Mahmud tarafından Fatih Camisi olarak değiştirildi.

Fener Rum Patrikhanesi’nden günümüze 290 patrik geçmiştir. Ancak bunların Osmanlı ve Türkiye üzerindeki emelleri nedeniyle 140’ı ömrünü eceliyle tamamlayamamıştır. Örnek olarak birkaçını verirsek; IV. Mehmet 1657 yılında Patrik III. Porthenius’u, Parmakkapıda; II. Mahmut 1821 yılında Patrik V. Gregorias ve bazı metropolitleri, Fener Kilisesinin bugün hala kapalı olan kapısı önünde idam ettirmiştir. Bu patrik efendi din görevlisi olduğunu düşünmeden siyasetle uğraşmış ve Mora, Eflak ve Boğdan’daki isyanların çıkartılmasında kışkırtıcılık yaparak bugünkü Yunanistan’ın 1829’da bağımsızlığını kazanmasında maddi ve manevi önemli katkıları olmuştur. (Sürecek)


470 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 ( 13 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler