header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Bilinçli Rizelilik!..

- ÖmerŞan on Ağustos 07,2007

image

Genelde bakıldığında bilinç, insanın sürekli mutluluğu ve özgürlüğü bulabilmesinin tek yolu olarak değerlendirilir bazı toplumbilimciler tarafından. Sonra bunu ikiye ayırırlar, yüksek ve alçak (düşük) bilinç diye. Ken Kenes Jr.’ın değerlendirmesine göre, sıkça mutsuzluk bataklığına saplanmamızın gerçek nedeni, düşük bilinç merkezlerinde dolaşmamız, bizi köleleştiren bağımlılıklarımızdan bir türlü kurtulamayışımız ve beynimizi gerektiği gibi kullanamayışımızdır.

Öte yandan bilinci etimolojik, metafizik, ruhbilim ve diyalektik olarak da ele almamız olası. Ve yine genelde bilinci, insanın çevresini ve kendisini anlamasını sağlayan anlıksal süreçlerin toplamı olarak buluyoruz karşımızda.
            Nerden çıktı bu ‘bilinç’ işi derseniz ise, bu ayın 26’sındaki ‘Dünya Rizeliler Günü’ne bağlarız işi. Geldiği günden itibaren, kendisini adeta Rize’ye hizmet için adayan ve bu yolda Rizelilere ‘Rizelilik bilincini’ aşılayarak öğretme azmindeki ve kendisini öz be öz Bilecik Söğütlü, Osmanlı torunu olarak niteleyen Rize Valisi Sayın Kasım Esen; bu tarihi adımı attı ve 26 Ağustos’u İl Genel Meclisi kararı ile ‘Dünya Rizeliler Günü’ olarak ilan etti.

Gerçekten Sayın Vali’yi bu tarihi adımı için kutluyoruz. Belirlemeleri, düşünceleri ve projeleri bu anlamda yapılması gereken ve bu güne kadar olması gerekenler. Yıllardır bas bas bağırdıklarımız ve de bir anlamda uğrunda yırtındıklarımız.

Ancak, bu bize aynı zamanda acaba ‘Rizeliler gerçekten Rizelilik bilincine sahip değiller mi’ endişesini de taşıdı. Bunun yanında bir de, ‘gerçekten Rize’nin akıllıları Rize’den gitmiş de Rize’yi düşünmez olmuşlar mı acaba’ diye de derin bir düşünceye sevk eder olduk kendimizi.

Mesela, Rize’den giden kurum ve kuruluşlar geldi aklımıza. Tersane, İstinaf Mahkemeleri, İhtisas Hastanesi’ni kaçırışımız. Rize Limanını bir türlü geliştirmememiz, Ovit Tüneli, Sahil Yolunun bir türlü bitirilemeyişi. Daha bir sürü şey geliyor aklımıza bu anlamda.

Örneğin bir aralar TOKİ tarafından Gündoğdu Çay Fabrikası’nın yerine yapılması planlanan 5 yıldızlı otel için yapılan tartışmalar vardı. Aradan aylar geçmesine karşın nedense duruldu bu proje… Bir aralar eski devlet hastanesinin yerinde yapılması düşünülen, sonradan 82.Yıl Devlet Hastanesi yerine biçilen ve daha sonraları ise Tevfik İleri Endüstri Meslek Lisesinin yerine kaydırılan bir başka iş merkezi ve otel projesi da cabasıydı bir aralar. Seçimden önce tabelası asılan 250 yataklı Devlet Hastanesi çalışması var önümüzde. Sonra bir de bunları anarken, eski stadyum yerine biçilen iş merkezi, yeni yapılan stadyum ve spor kompleksi de geliyor gözümüzün önüne. Hani yıkarak yapmak yerine, üreterek çoğaltmak gerekmez mi diye düşüncelere kapılıyoruz bu aşamada. Rize Üniversitesi için hala bir kampus bulunamayışını da unutmamak gerektiğini biliyoruz.

Bazen acaba çok şey mi istiyoruz veya çok konuşup iş beceremiyor muyuz, proje üretemeyip istemesini beceremiyor muyuz diye de düşünmüyor değiliz.

Tünellerin ışıklarına takılıyoruz bazen. Giresun’dan Hopa’ya ihalesi yeni yapılmış, onaylanırsa en kısa zamanda işe başlanacakmış. Ama önümüzdeki Trabzon tünelleri takılıyor gözümüze. Onlar acaba ihale dışında mı yapıldı. Dışında değilse, nasıl bir ihale yöntemi izlenecek…

İhtisas Gümrüğü’ne sevinirken, bundan etkilenecek olan ‘İthalatçılar’ acaba araya bir şeyler sokuşturup değiştirebilirler mi diye endişeye kapılıyoruz.

Kaçak çayın önünün kesilmesinde izlenecek stratejilere acaba kuru çay paketleme tesislerinin eklenmesi de gerekmez mi diye düşünüyoruz. Çay Borsası oluşturularak, ülkemizdeki kuru çay piyasasının denetlenmesi, çay üst kurulu ile yaş çay ve kuru çay üretim dengesinin sağlanması düşünülemez mi? Mesela ‘X’ firması üreticiden aldığı yaş çaya karşın, piyasaya ne kadar kuru çay sürüyor, ne kadar çay ithal ediyor gibi bir denetleme olamaz mı?

İşte bunları düşünürken, bazılarına göre bilinçsizliğimiz veya kendimize göre fışkıran bilinçliliğimiz geliyor aklımıza… Arada da ‘acaba aklımızdan mı zorumuz var’ diye iç geçirmiyoruz da değil!.. Acaba mutsuzluk batağına mı saplanıyoruz dersiniz…

Yüksek bilinç düzeyinde sevgi dolu bir yaşam dileğiyle…


474 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.71Rating: 4.71Rating: 4.71Rating: 4.71Rating: 4.71 ( 28 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (6 Tane Yorum Yazılmış)
  • image Ben Akçakamış Köyü'ndeyim... ... (EDİTÖRÜN NOTU:Sevgili okurumuz, sitemizdeki dostlukların ve karşılıklı saygı sevginin düzeyliliğinden eminiz.Ancak isteğiniz sitemiz formatına uygun olmadığı için son bölümlerini çıkarmak zorunda kaldık.Anlayış göstereceğinize inanıyoruz.)
    (Gönder sümeyye, Nisan 1, 2008, 2:08 AM)
  • image Şöyle bir yakın tarihten, geriden başlayalım. Erol Çakır, Dedeman Otel başta sahildeki sosyal tesis adı altındaki şimdiki çay bahçeleri Çiftekavaktaki Kardelen ve daha bir çok spor ve turizm sosyal tesisleri. Sonra Ömer Büyükkent şirketleşmeler adı altında Köysan, Rispor A.Ş. birçok alt yapı ve turizm tesislerine imza atmış. Sonra Erdal Ata, tam bir okullar valisi... Milli Eğitim Bakanlığının en büyük adayı bana göre. İzmit'e gitti orda bile okul yaptırmaya doymadı. Bunun faydasını Rize'de az bir sürede eğitim düzeyinin yükselişiyle gözliycez az kaldı. Şimdi sıra sizde Sayın Valim, büyük projelerde sizi görmek istiyoruz...
    (Gönder osman can, Ağustos 21, 2007, 5:43 PM)
  • image "Dünya Rizeliler Günü" cümlesini duyduğumda çok gülmüştüm inanamamıştım.. Tam Laz fıkrasına konu olacak bir şaka gibi gelmişti... Büyük konuşmayacakmışım bunu anladım... Rizelilere hayırlı olsun ne diyeyim.. Ben Rizeliyim ama üzgünüm üzerime alınamıyorum... Sizlere kolay gelsin...
    (Gönder melek köse, Ağustos 15, 2007, 5:06 PM)
  • image Sayın Şan, Asım Haberdar çok güzel yazdı, aynen katılıyorum. Rize'de Valilik bu kadar ucuz olmamalı. Artık Rize Valileri Erdal Ata'dan başlayan ve günümüze kadar gelen 'Rize'ye sende bir okul yap kompleksinden' artık kurtulmalı. Artık yeter Rize'deki okul ve hastahaneleri Devlet yapsın. Başka şehirde yaşayanlar memleketlerine çeşme yapmaz iken Rizeli iş adamları hala Rize'ye 15 trilyon TL'lik hastahane yapıyor. Rize'nin Cemaat olmayan ciddi bir Özel Lisesi yok. Sayın Valimiz iş adamlarının peşinde gezerken Rize'ye nasıl okul yaptırırım diye düşünürken artık degişime uğrayıp Rize'ye nasıl bir özel fabrika, Otel, Tersane kurdururum diye hesap etsin ve Başbakanımızdan bu konuda destek istesin.
    (Gönder Recep, Ağustos 13, 2007, 2:02 AM)
  • image Vali Bey'in yağcılıktan 'yılın valisi' seçilmesini ben de kınıyorum. Öyle bir senede var mı 'yılın valisi' seçilmek... Ne yaptın Sayın Vali Rize'ye! Basına her gün haber yapmakla olmaz. Hani bizim bir sözümüz vardır; 'Rize senden Rize için elinden geleni yapmanı ister'... Evet Sayın Vali'm biz sizden bunu bekliyoruz. Ya Sayın Şan yalan söylüyor, yada sizi 'yılın valisi' seçenler yalan söylüyor... Sayın Şan'ın yazdıkları gösteriyor ki Rize'ye hiçbir şey yapılmamış!.. Bunları yapın Sayın Vali, sizlerin 'yılın' değil, 'yüzyılın valisi' seçilmeniz için bende bizzat kendim oy kullanacağım. Bodrum'dan sevgiler...
    (Gönder adil baş, Ağustos 11, 2007, 4:42 PM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler