header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı
Hızır Beton

Altın Tabancalı Kabadayı

Bank Asya 1. Lig Puan Durumu


Gelecek de Bir Gün Gelecek!

- ÖmerŞan on Mart 19,2007

image

Belki de bir çoğumuzun aşina olduğu, ‘gün olur devran döner’ anlamına vurgu yapma, yeni umutların silinmemesi anlamında veya umuda yolculuğun, gerçekçiliğin ve hatta ‘yalanların’ ortaya çıkacağı ve dahi bir çok anlamın yüklenebileceği bir özlü deyiştir ‘gelecek de bir gün gelecek!

            En azından bizim algıladığımız biçimde bakarsak, gelecek için hazırlıklı olmak anlamında değerlendirirsek yani… Mesela, ülkemizin içerisinde bulunduğu uluslar arası konuma, çekilmek istendiği duruma, BOP, Irak ve bunlar gibi diğer gelişmelere baktığımızda; Lozan’da ceplere giren dayatmaları ayan beyan görebiliriz! İşte bu gün, o günün geleceği idi ve adamlar bunun için tüm koşulları hazırlamaktan geri durmadılar. Ve elbette ki bunun bilincindeki ülkemiz de boş durmadı. Ancak ülkemizin bu dinamikleri neredeyse her 10 yıllık dönemde törpülenerek geri itildi. Son darbe ise 12 Eylül 1980’de vuruldu. O’ndan sonrası malumunuz, AB kriterleri, uyum süreci ve saire vesaire…

            Misak-ı Milli sınırları içerisinde bir ‘iç ülke’ hesaplarının ‘sayın’lı demokratik(!) ırkçıları heveslerini almaya çalışıyorlar! Lozan’ı tanımamış ve dolayısıyla Misak-ı Milli sınırlarını kabul etmemiş candan(!) müttefikimizden herhangi bir ‘üniter’ beklentimiz de olmamalı diye düşünmek geçiveriyor içimizden.

            Hal bu haldeyken, içeride de farklı durumlar yok kanımızca. Örneğin yaklaşık 4 yıl önce yapılan hesapların ‘geleceği’ birkaç ay sonra gelecek. Hatta daha yakındaki gelecek ise hemen önümüzde. Cumhurbaşkanlığı seçimi. Kimler hazırlamış acaba kendini bu gelen geleceğe? Mesela, birkaç ay önce dile getirdiğimiz gibi başta AKP olmak üzere Türk iç siyasetinde tartışılan ve çeşitli yorumlarla dikkat çekilmek istenen ‘tehlike’nin neresindeyiz?.. Gelmişi, geçmişi, düşüncesi ve dahi niyeti bir yana, elleri kan revan içindeki bir ‘terörist başı’na ‘sayın’ diye hitap ettiği ileri sürülen hemşerimiz Başbakan mı, yoksa Menemen Şehidi Kubilay’ın başını kestikten sonra Yunanistan’a sığınan Derviş Mehmet’in torunu olduğu iddia edilen Meclis Başkanı mı? Yada bütün bu tartışmaların gölgesinde, yaşamını ABD’de sürdürmekte olan ve bu kritik dönem öncesinde iktidar erkanı ile barışan Hocaefendi’nin bir zamanlar hoş görü ile yaklaştığı ve dahi önerdiği öne sürülen eski Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök mü?.. Varın siz biraz hesap edin gelecek olan geleceği… Tesadüfler ne kadar etkiliyor değil mi yaşamımızı; siz de hayret ediyor musunuz bazen, fark edebiliyor musunuz?

            Dönüp geliyoruz Rize’ye… Aktif olarak içerisinde bulunduğumuz yaklaşık 25 yıllık süreçte hep geleceği için çalışmalar, planlar, projeler yapıldı(!) Rize için. Konuşuldu, tartışıldı. Ama nedense Rize’nin geleceği bir türlü gelmedi… Hala konuşuluyor, tartışılıyor; çalışmalar, planlar ve projeler üretiliyor…

            Gelinen bu süreçte ve ısınan siyaset kazanı ile sanırız ‘ak’ da ‘kara’ da ortaya çıkacak!

            Özellikle çayda yapılan çay-simit hesapları, matbaa hataları, dil sürçmeleri ve Rizelilerden utanma gibi durumlar Rize’nin siyasi arenasında göbek atacağa benziyor.

            Rize’nin elinden alınan DLH 1. Bölge Müdürlüğü, Tekel Başmüdürlüğü, Kıyı Emniyeti gibi, SSK Bölge Müdürlüğü, Tedaş (Çoruh Elektrik) gibi kuruluşların durumu ile İstinaf Mahkemeleri, İhtisas Hastanesi, Tersane gibi Rize’nin elinden kaçırılanların da görmezden gelinmeyeceğini umuyoruz.

            Doğal olarak, Rize Üniversitesi ve beraberindeki tartışmalar, Tıp Fakültesi, Rize Devlet Hastanesi, bir türlü bitirilemeyen Sahil Yolu, Rize-Erzurum yolu da görülecekler arasında yer alacaktır. Çaykur’un özelleştirilme kapsamında olması da unutulmayacak elbette.

            Bizim hesabımız da gene gelip geçen ve dahi gelecek olan Rize’nin geleceği üzerine…

            Yayına başladığımızdan bu yana 2 yılı geride bıraktık. Elinizdeki bu sayımız 105. sayı ve biz gene bildiğimiz ve saygı duyduğumuz değerlerimizden ödün vermeden yayınımıza devam etmeyi sürdürüyoruz. Ama biraz daha ilerleyerek, bel ki de bazılarının içinden geçirdiği gibi ‘artık çok oluyoruz!’ endamı ile. Bu yeni döneme, Rize’de bir ilki gerçekleştirerek başlamanın sevincini yaşıyoruz. Rize’nin internette yayınlanan ilk yerel gazetesi olarak sizlere güncel haberleri daha hızlı ve yoruma açık şekilde ulaştırmayı hedefledik. Böylece Rize’nin gelecekteki hedeflerine elimizden geldiğince katkı yapacağımızı umuyoruz. “www.gazetevice.net” adresindeki sitemizi elimizden geldiğince güncel tutarak, özellikle il ve yurt dışındaki insanlarımıza Rize’mizi bir nebze olsun ulaştırma hevesindeyiz.

            Geleceğiniz ve yüreğiniz sevgisiz kalmasın…


465 Kere okundu

Bu haberi beğendiyseniz, notunu siz verin.

1 2 3 4 5 Rating: 4.29Rating: 4.29Rating: 4.29Rating: 4.29Rating: 4.29 ( 28 Kişi Puan Vermiş)
comment Yorumlar (1 Tane Yorum Yazılmış)
  • image Merhaba bizim için hazırladığınız bu muhteşem web sayfası için elinize ve yüreğinize sağlık.Uzakta olanların gözü kulağı oldunuz memleket haberler ve o güzel yorumlarınızdan uzak kalmadık sizler HARİKASINIZ.
    (Gönder meliha civelek, Mart 22, 2007, 1:50 PM)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler