header Ana sayfa | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle |
  • Üye Ol - Giriş Yap | Künye | İletişim
Bölümler
Gazetenin 1. Sayfası
Gazetemize Abone Olun
Sitemize Reklam Verin
Arşiv
paz sa ça cu cum pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031

Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:
Saat
Reklam Alanı



Hızır Beton



Kardelen

email Haberi Arkadaşınıza Yollayın | print Haberi Yazıcıdan Çıkart | comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)

Barış!.. Barış!.. Barış!..

- Mustafa ŞENTÜRK on Mart 30,2013

image

Barış!.. Barış!.. Barış!..

 

Şimdi barış zamanı! Evet, ilkeli barış sürecini başlatmalı.

Bu süreci yürütürken cephede karşılıklı çocukları ölen anne ve babaların çığlıklarını hesaba katmalı.

Benimkini de öldüren filancılar; çığlığı atılacaksa savaş devam eder.

Bunun anlamı şudur: Karşılıklı olarak ırkçı temelde yaklaşım. Makro milliyetçiliktir.

Makro milliyetçiler de mikro milliyetçileri doğuracağına göre bu yaklaşımlar doğru değildir.

Savaşa bahane çok kolay bulunur. Örneğin, yanı başımızdaki ülke Suriye ne imiş? "Suriye'de demokrasi yokmuş. "

Al sepetten bir hıyar! İnsana sormazlar mı? Senin ülkende demokrasi var mı?

Ülkesinde haber alma özgürlüğünü ve haber verme hakkını tekeline almış; “Benim söylediğim her şey doğrudur ve aynı zamanda kanundur” diyor birileri… 

Ben onu bunu bilmem, ülkemizin gerçekten barışa ihtiyacı vardır.

Barışı inşa etmek çok zordur.

Barışı inşa edecek olanlar tüm dünyada olduğu gibi; yurtseverler, sosyal demokratlar, sosyalistler ve komünistlerdir.

Dünyanın hiçbir yerinde gerici ve sağcılar barışı inşa etmiş değillerdir.

Değerli okuyucular şu deyimle daha iyi açıklayabiliriz: "Bekâra karı boşamak kolaydır."

Ama cephede çocukları olanlar için savaş elbette ki çok zordur.

Hemen şimdi barış. İlkeli barış.

Avan Kamarasındakiler için değil, ezilen halklar için.

Barış, demokrasi, özgürlük için sende sesini duyur.

Hep birlikte barış çığlıkları için yeni bir ülke kurmak için haydi... "Savaşa hayır. Hemen şimdi barış!..

Yazıma şu dörtlükle son veriyorum:

“Akrep gibisin kardeşim,

korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.

Serçe gibisin kardeşim,

serçenin telaşı içindesin.

Midye gibisin kardeşim,

midye gibi kapalı, rahat.

ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

kabahat senin,

- demeğe de dilim varmıyor ama-

kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!..” “Nazım Hikmet Ran

 

 


2411 Kere okundu

comment Yorumlar (0 Tane Yorum Yazılmış)
Köşe Yazarları
Okur Köşesi
Hava Durumu
Çok Okunanlar
Ritaş Hazır Beton
Yorum Yazılan Haberler