Ülkemizde Yaşamak İçin AKP’nin GÜL’ünü Sevmek Zorunda Mıyız?..
Sayın Başbakan yapmış olduğu açıklama ile demokrat söylemlerinin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Başbakanın nasıl ki dindarlık konusunda takiyye yapıyorsa , demokrasi konusunda da, demokrasiyi araç olarak kullandığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Her kesin kendisini desteklediği bir ortamda demokrat olan başbakan en ufak eleştiride gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.
Biz bu yüzü daha öncede çiftçilere konuşurken, memurlara konuşurken,şehit yakınlarıyla konuşurken de görmüştük. Ama 22 Temmuz seçimleri başbakanın gerçek düşüncesinin tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkmasına yol açmıştır. Başbakan artık kendisini eleştirenlere kızmayı bırakmış ülkeden kovmaya başlamıştır.
Bizim ülkede yaşamamız için Başbakanın yada AKP’nin yaptığı her şeyi kabul etmemiz mi gerekiyor?
Bu ülke AKP ‘nin ya da Başbakan’ın çiftliğimidir? Başbakan kendi çiftliğinde yada yanında çalışan birisini mi kovuyor ?
Başbakan hangi hakla birilerini ülkeden kovmaya kalkıyor?
Bizim bu ülkede yaşamamız için AKP’li olmamız mı gerekiyor?
Bizim bu ülkede yaşamamız için AKP’nin GÜL’ünü sevmemiz mi gerekiyor?
Atlantik ötesi organizasyonlarla iktidara geldiği konusunda eleştiriler bulunan AKP iktidarı anlaşılıyor ki bu sözü edilen organizasyonlara çok güvenmektedir. Fakat bilmelidir ki bu tür organizasyonlar geçici başarılar getirir. Sonucu her zaman hüsranla biter.
Önceleri gelen eleştiriler karşısında vatandaşa kızan başbakan artık kendisini o kadar güçlü görmektedir ki eleştiri yapanları ülkeden kovmaya kalkmaktadır. Yaşadığımız süreç göstermektedir ki önümüzdeki günlerde en ufak eleştiri yapanlar cezaevlerine gidebileceklerdir. Bu yaşananlar bizlere yabancı değildir.
Başbakan ve AKP iktidarı görülüyor ki faşizme doğru ilerlemektedir. Bugün Sayın Başbakan’ın bilinç altında yer aldığı yaşanan örneklerle de gözlemlenen faşizm özlemi önümüzdeki günlerde daha açık bir şekilde gün ışığına çıkabilecektir.
AKP dindarlık adı altında takiyye yaparak, demokrasiyi araç olarak kullanarak, asıl amacı ABD ve onun politikalarıyla uyumlu ılımlı insan, ılımlı ülkeler yaratmak olan (ne yazık ki kutsal dinimizin adı kullanılarak) Ilımlı İslam adı altında açık bir faşizme doğru ilerlemektedir.
Umarız ki bu düşüncemizde yanılırız.