|
Kanıma Dokunuyor
Feb 26,2008 00:00
by
Emin Kanbur
Epeydir elim klavyeme gitmiyordu. Belli bir nedeni de yok samimiyetimle söylüyorum. Amma, gel gelelim son gelişmeler bu ağır başlığı atmama neden oldu. Evet, inanıyorum ki; her Türk evladının olduğu gibi benim de kanıma dokunan bazı gelişmeler veya sözler girdi hayatımıza. Ulusal TV’lerde sabahları ekonomi kuşakları var ya, bakarsın iktidar yanlılarına göre her şey güllük gülistanlık. Bir bakmışsınız karşı cephe ‘battık batıyoruz’ diye yerden yere vuruyor. Ama ortada bir gerçek var ki, söylenilenler insanın kanına dokunuyor. CNN Türk’teki sabah ekonomi programının yorumcusu Yiğit Bulut’un sözlerinden kısa bir alıntıyla başlamak istiyorum; “Yabancıların gözünde, yani kısacası “dünya hortumcularının, rantiyecilerinin gözünde” Türkiye 70 milyon kölesi, yani işçisi olan büyük bir fabrika!.. Bir avuç mutlu azınlık olan idareci kadrosu sayesinde, dünya hortumcularına, ‘tefecilerine’, yıllık 150 milyar dolar kar ödeyen bir köle kolonisi… Her ne kadar insanın kanına dokunsa da, şu anki Türkiye gerçekleriyle bağdaşan bir gerçek!.. Hadi bu bir özel sektör yayın organı, belki biraz abartmış olsun; ya bizim mahrumiyetimiz, yani namusumuz sayılan Meclis’imizde söylenenlerden kısa bir alıntı yapsak… “PKK’yı niçin dağda arıyorsunuz, 30 milyon Türk evladını katleden örgüte terör örgütü diyemeyenler o kutsal çatı altında değil m?.. Evet değil mi?..” Nerde bu ülkenin sivil toplum kuruluşları. Yoksa, sivil inisiyatifin denetleme teşkilatları olan bu örgütlerin başlarında veya yönetim organlarındaki kişilerin hepsi, yaşamının bir dönemini Kasımpaşa’da idame ettiren kişilerden mi seçilmişler? Yani, ‘ağanın lafının üstüne laf mı olur’ misali suskun, ‘dut yemiş bülbül’ gibiler… Ülkenin ekonomisi, ülkenin kırmızı çizgileri, ülkenin dış politikası, iç politikası vs. vs., bu unsurlar her türlü alarmı verirken; akıllı ve mantıklı açıklama beklenirken, Sayın yöneticilerimizden, yani Meclis’teki mebuslardan yapılan açıklamaya bak!.. Açıklama yapılır, yani haklılık derecesi ülkede tartışma konusu olmadı değil… İktidar ve muhalefetten yapılan açıklamalar ne anlam içeriyor… Meğer ‘beyinsiz’ bir muhalefet ve ‘iktidar’ varmış… Ben söylemiyorum, kendileri itiraf ettiler gecen hafta… Onların söylemi bu. “Bu kadar sorun varken, gerek dış politikada ve gerekse iç politikada senin beynin kuş beyni kadar” diyorlar birbirlerine… Eee, senin beynin var mı? Bizim sokak terbiyemize bile aykırı bir söylemler gündem oluşturuyor ülkemizde.Nerdeyse, asıl kutsalı yetimiz olan bayrağımızın bağımsızlığı, bazı diş odaklı güçler tarafından tartışılacak konuma sürüklenirken; öbür yandan Meclis’imiz bu kadar sorunu elinin tersiyle itmiş, ‘bayrağımız türbandır’ dercesine onu kurtarmanın çabasına düşmüş... Sanki en öncelikli konu oymuş gibi… Ya, kanıma dokunuyor beyler kanıma… Biraz da yerel olarak bakarsak konuya; her köşe başında bir yabancı banka, önünde bir masa, kredi kartı pazarlayan pazarlayana… Ulusal veya yerel TV ve radyolarda yetmedi, cep telefonlarımızda sadece kredi ve kartı reklamları. Getir evinin, arazının tapusunu al krediyi… Getir maaş bordonu al krediyi… Getir evlenme cüzdanını al krediyi… Tövbe, tövbe... Vatandaş, affedersiniz ama ‘donuna kadar’ faizli borç batağında… Mesela asgari ücretle çalışan bir işçi bile sadece kredi kartına an az 50 YTL faiz öder durumda… Yazımızın başımda söz ettiğimiz CNN Türk yorumcusu Yiğit Bulut’un da değindiği gibi, 70 milyonluk dev fabrikanın köle işçileri olduk… Haksız mı sizce?.. Her ay açıklanan farklı farklı rakamlara bakıyorsunuz, enflasyon bir yüzde sıfır olmadı, her şekle girdi. Öte yandan bir bakıyorsunuz marketteki etiketlere, mesela Ramazan öncesi 3 YTL olan beyaz peynir olmuş 5 YTL; keza zeytin vs. vs. artış oranları aynı… Amma gelelim enflasyona yine orda, yüzde sıfır birlerde kıpırdamıyor, yani halk koyun sürüsü, süren sürene misali. Eyyy ahali, ‘kanıma dokunuyor’ derken fazla abarttıysam gördüğünüzde lütfen beni uyarın! Uyarın ki, bir kan tahlili yaptırayım… Yoksa bu durum karşısında sizleri de bu onurlu tahlilli yaptırmaya davet etmek zorunda kalacağım!.. Artık bundan sonrası neyse… Kalın sağlıcakla… Dileyecek başka ne kaldı ki… |