Asıl Bugün Yaşadıklarımız Travma Yaratıyor!
Jul 02,2008 00:00 by OmerSan

Tek Gıda-İş’ten Emek Kurultayı

 

Ülke Gündemini ve Çaykur’daki Sendikal Mücadeleyi Değerlendiren Türk-İş Genel Başkanı Kumlu, “Baskı ve Zor Kullananlar ‘Kazandık’ Sanmasınlar, Balta Döner Sap Döner, Gün Olur Hesap Döner” Uyarısında Bulundu

  

(Haber Merkezi)- Tek Gıda-İş Sendikası Rize Bölge Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Karadeniz Bölgesi Temsilciler Kurultayı’nda konuşan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın Atatürk devrimlerinin halka travma yaşattığına yönelik sözlerine sert tepki gösterdi. Kumlu, “Bizde, bugün yaşadıklarımız travma yaratıyor, haberiniz yok! Marifet IMF'den değil, halktan ‘aferin’ almak, halktan” dedi.

 

Bugün ülkenin, ‘siyasetin ve halkın gündemi’ olmak üzere iki farklı gündemi bulunduğunu söyleyen Kumlu, siyasetin gündemi ile halkın gündeminin örtüşmediğine ve halkın gündeminin, işsizlik, yoksulluk, açlık olmaya devam ettiğine dikkat çekti.

 

Kumlu, “Televizyonları seyredip, gazeteleri okuduğumuzda, gündemi belirleyen ve her gün değişen konular, bizleri siyasete yabancılaştırmaktadır. Rejim tartışmaları zemininde onlarca konuyu kapsayan ve yine bu zeminde değişik konu başlıkları altında yaşanan bölünme ve ayrışma, son derece endişe verici bir hal almıştır. Siyaset, sorunlara çözüm bulma sanatıdır. Siyasilerin, sorun çıkarmayı iş edindikleri, bununla da yetinmeyip, çıkardıkları sorunu büyüterek, halkı o sorun zemininde ayrışmaya teşvik ettikleri bir ortamda, siyası istikrar bir yana ekonomik istikrardan da söz edebilmek zordur.”şeklinde konuştu.

 

Demokrasilerde siyasi partilerin yanında, demokrasinin vazgeçilmez kurumları bulunduğunu ve rejimin, bu kurumlar bağımsız kaldığı müddetçe emniyette olduğunu vurgulayan Kumlu, "Nereden gelirse gelsin bu kurumları kukla haline getirmek arzusu tehlike çanlarının işaretidir. Bugün maalesef demokrasinin teminatı kurumlarını bağımsızlığı tartışır hale gelmiştir. Ve bu durum endişe ve kaygı vericidir" dedi.

 

Türkiye'nin, yaşadığı tüm sorunları aşabilecek güce sahip, maddi ve manevi olarak dünyanın birçok ülkesinden daha zengin bir ülke olduğunun altını çizen Kumlu, kısır çekişmelerden, suni gündemlerden sıyrılarak, ülkenin gerçek sorunu olan işsizlik ve yoksulluğa çözüm bulunması gerektiğini ifade etti.

 

Kumlu konuşmasında, 2821 ve 2822 sayılı sendikal yasalarda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifine de değinerek, Teklifin, sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmadığını, toplu pazarlık hakkının kullanımını kolaylaştırmadığını, toplu pazarlık hakkından yararlanma kapsamını genişletmediğini ve grev uygulamasını istisna olmaktan kurtarmadığını belirtti. Kanun teklifinin "reform" niteliği taşımaktan uzak olduğunu vurgulayan Kumlu, " Eğer bir değişiklik yapılacaksa, bu sendikal özgürlüğün kapılarını açmalı, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt prosedürünü, gerçekten çağdaş demokratik ülkeler seviyesine getiren bir nitelikte olmalıdır" diye konuştu.

 

Tek Gıda-İş'in örgütlü olduğu Çaykur'da, Hak-İş'e bağlı Öz Gıda-İş Sendikası'nın bir grup çalışanın teklifi ile örgütlenme çalışmasını başlatmasını da eleştiren Kumlu şunları söyledi: “Hak-İş'e bağlı sendikalar son yıllarda özellikle Türk-İş'e bağlı sendikaların örgütlü bulunduğu işyerlerine yönelik örgütlenme faaliyetlerini iktidar desteği ile yoğunlaştırmış bulunmaktadır. Bu sendikaların girdiği işyerlerimizde işçiler büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Orman işçilerinin 4 yıldır toplu iş sözleşmesinden mahrum kalması bu mağduriyetin en çarpıcı örneğidir. Çaykur'da yaşanan gelişmeler de tıpkı Orman İşletmeleri ve çeşitli belediyelerde olduğu gibi tezahür etmektedir. Elbette işçilerimiz istediği sendikayı seçmekte hürdür. Buna saygı duyarız. İşçilerimizin sendika seçme hakkının korunması için bir gün mücadele etmek gerekirse bu mücadeleyi yine en ön saflarda Türk-İş verecektir. Çaykur işçileri de eğer özgür iradeleriyle Öz Gıda-İş'i seçiyorlarsa, bizim mizacımıza uyan onları sevgiyle uğurlamaktır. Ama herkes biliyor ki, Çaykur'da yaşanan bu değildir. Tek Gıda-İş Sendikamızın değerli üyeleri, temsilcileri, sizden haber bekleyenlere şunu söyleyiniz, bugün baskı ve zorla üye kaydettikleri için ‘kazandım’ sananlar aldanmasın. Balta döner, sap döner, gün gelir hesap döner.”

 

Türk-İş'in, Tüsiad'ın Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'na katılmama kararının üzerinden günler geçmesine rağmen hala tartışıldığını kaydeden Kumlu, "Halbuki bizim katılmama gerekçemiz sade ve net. Biz elbette işverenlerle de birlikte oluruz, ortak projelerde çalışırız. Ama içeriğini, alt yapısını, temel taşlarını birlikte oluşturmak kaydıyla. Tüsiad Başkanı hanımefendi, "son anda niye vazgeçtiler, bunu tabanlarına anlatsınlar' diyor. Sayın Hanımefendi, Türk-İş son anda vazgeçmedi. Toplantının içeriğini öğrenir öğrenmez katılmama kararı aldı. Toplantınızın içeriği gündemimizle örtüşmüyordu, onun için Türk-İş, aranızda yer almadı. Tabana anlatmaya gelince. Siz hiç endişe buyurmayın. Tabanımız bizi anladı" dedi.

 Konuşmasında Başbakan Erdoğan'a da seslenen Kumlu, şunları söyledi: “Sayın Başbakan size memleketiniz Rize'den sesleniyorum; memleketinizde olanlardan haberiniz var mı biliyorum. İnanmak istemiyorum ama parti teşkilat yönleticilerinin ve bürokratların burada haddini aşan işler yaptığını duyuyorum. Lütfen talimat veriniz. Veriniz ki bürokrat ve yöneticileriniz sadece görevlerini yapsınlar. Tarafsız olsunlar Öz Gıda-İş'i sizin adınızı kullanarak koruyup kollamasınlar.”