Bu Futbolla Nereye Kadar!
Mar 12,2007 00:00 by ÖmerŞan

Bu maç, yeşil-mavililerin ligdeki durumu açısından kader maçıydı bir anlamda. Karşılaşma sonunda ise Ç.Rizespor’un neden bu durumda olduğunu bir kez daha kavramış olduk açıkçası.

            Ligde yaşanan şanssızlıklar, yanlı tutumlar, hakem hataları vesaire derken, bir de kendi üst başımıza bakmamız gerektiğini unutmuşuz. Öyle, Fener’i yenmekle veya ‘iyi top oynadık’ edebiyatları ile sonuca ulaşılmıyor. Şimdi denebilir ki, ‘üç golle 3 puan alınmış, neden bu sitem’!.. Keşke her maçımızı ‘Kuddusi Müftüoğlu’ yönetse ve keşke her maçta böyle kötü oynayıp iyi balık yakalasak!

            Gelelim şimdi Vestel Manisa karşılaşmasına. Evet, önemli bir maçtı yeşil-mavililer için. Kentte neredeyse seferberlik ilan edilmişti, yönetimde de… Bu maçta kaybedilecek puan veya puanlar dönülmez akşamın ufkuna gönderebilirdi Ç.Rizespor’u.

            Karşılaşmanın daha başında bu stres göze çarpıyordu yeşil-mavililerde. Her zaman sıkıntısını çektiğimiz oyun kuramama, kombine olamayan ataklar, ortasaha boşluğu, kademe yetersizliği aynen devam ediyordu. Karşıda ise toplara basabilen, akılcı ve taktik anlayışı ile kombine bir takım görüntüsündeki V.Manisa vardı. Nitekim, karşılaşmanın 8. dakikasında şanstan da öte bir pozisyonda İbrahim Saed’in golü geldi.

            Doğru düzgünü bırakın, neredeyse oyun kuramayan, karşılıklı iki top yapamayan Ç.Rizespor’da sadece kazanma azmi ve hırsı vardı ve bu da epey bir stresle karışıktı. Pek doğal olarak da tribünlerdeki taraftar coşkusunun yansıttığı güzellik destekliyordu yeşil-mavilileri.

            Karşılaşmadaki tek düzenli Ç.Rize atağı sayılabilecek pozisyonda ki o da 2 pasla gelişti, 36. dakikada Altan’ın da tecrübesi ile 2-0’lık üstünlük yakalandı. Ve 52’de gelen V.Manisa golü, ardından 90’da Anderson’un skoru belirlemesi.

            Peki, ne oldu da biz kendimizi yedik bu 90 dakikada? Futbolun kombine bir takım oyunu olduğunu kimse inkar edemez. Elbette ki, oyuncular formda veya gününde olmayabilir. Ama Hasan Uğur gibi neredeyse hemen her maçta doğru düzgün 2 pas yapamayan bir futbolcu nasıl süper ligde forma şansı yakalayabilir bunu çözemedik! Vasattan öte berbat bir oyun sergileyen Hasan, neredeyse Manisa’nın 12. adamı gibi çalıştı. Öte yandan Zafer Biryol’un tutukluğu ve beceriksizliği ise yeşil-mavililere çok şey kaybettirdi. Cem ve Altan’ın yorgunluğu ve Erhan’ın boşluğu da bunu epeyce geri çekti doğal olarak.

            Karşılaşmada neredeyse 3 oyuncu eksiği ile mücadele eden yeşil-mavililere bu maçı ‘defans aldı’ desek yanılmayız herhalde. Hele ki Victoria’nın katkısını kesinlikle es geçemeyiz. Her zamanki gibi Zdravkov’un yanında Bashir ve Yasin’i de…

            Yeşil-mavililer, bu hayati maçta 3 gol atarak 3 puana ulaşmış olabilirler, bu zaten kaçınılmaz olandı. Ancak, daha çoookkk çalışmaları gerek. Rıza Hoca’nın motive etmek ve oyunu okumaktan çok; pas yüzdelerini arttırıcı, kombine oyun kurucu ve sonuca gidici çalışmalar üzerinde durması gerektiğini düşünüyoruz.

            Önümüzdeki hafta sonu oynanacak Gaziantep maçında olduğu gibi bundan sonraki her maçta yapılması gereken neyse o yapılmalı. Hem de işi hakemlere veya Federasyona yüklemeden! Çünkü, ihtiyacımız olan galibiyet sadece bu maçla sınırlı değil, önümüzde birbirinden zorlu geçecek 10 maç daha var ve en az  13 puan daha almamız gerekiyor!..

            Artık bundan sonrası anlayana…

Umutsuz ve sevgisiz kalmamanız dileğiyle.