|
Rüzgar Gibi Geldi, Fırtına Gibi Gidecek!..
Apr 08,2007 00:00
by
ÖmerŞan
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı Adayı Olamayacağını İleri Süren CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi, Hükümet Üyelerinin Yüce Divanda Hesap Vereceğini Söyledi AKP Rüzgar Gibi Geldi, Fırtına Gibi Gidecek!.. Selvi, Açıklamasında, “Biz Başbakanın Cibiliyetini Araştırmaya Değil, Halkın Sorunlarını Yerinde Belirlemeye Geldik” Dedi. (Haber Merkezi)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi, Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını ancak, Türkiye’yi germeye ve kamplara bölme çalışması yapmaya devam ettiğini söyledi. Beraberindeki 15 milletvekili ile Rize ve ilçelerinde çeşitli çalışma ve incelemelerde bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi, gazetemize yaptığı özel değerlendirmelerde Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini kaydetti. Karadeniz Sahil Yolu açılışı nedeniyle bölgede bulunan Başbakan Erdoğan’ın gezisini değerlendiren CHP’li Selvi, bölgede ve dolayısıyla Rize’de yeni bir sektör oluşturulduğuna vurgu yaparak, “Gelirken yolda başbakanı karşılama konvoyu ile karşılaştık. Yol kenarlarında yüzlerce, müşteri bekleyen boş araç var. Çok üzüldüm. Para dağıtılarak, para karşılığında insanlar buralarda bekletiliyor. Müteahhitler, kooperatifler ve bir takım kuruluşların araçlarını baskı altında saatlerce burada bekletildiklerine tanık olduk. Para karşılığı beklememişler ise, bu kadar fazla boş kamyonun, iş makinesinin, minibüsün, ticari aracın olması üzücüdür; işsizliğin bir göstergesidir. Bize göre bu, her ne şekilde değerlendirmeye kalkarlarsa kalksınlar bir sessiz protesto anlamına gelir. Yoksa o kamyon ve iş makineleri saatlerce başbakanı beklemek yerine içi dolu, nakliye işlerinde uğraşıp ekmek parasını kazanıp ekonomiye katkı sağlaması gerekirdi. Bunların içerisinde insan da yoktu. İnşaat araç ve gereçleri de vardı orada. Bu neyi gösteriyor, AKP’nin yeni bir sektör oluşturduğunu Rize’de üzülerek gördük. Bu nedir, işsiz kalan tanker, Tır, kamyon, minibüs gibi araçlara başbakanı karşılama görevi verilmiş, bir sektör haline gelmiş. Seçimlerde hep bunu göreceğiz. Bu şunu hatırlatıyor. Genç kızlar İstanbul’da ‘size iş bulamadık, gelin sizi dansöz yapalım, şarkıcı yapalım’ anlayışına geliyor. ‘Size alın terinizle taşıyıp, para kazanacak imkan sağlayamadık, hiç olmazsa araçlarınızla geleni gideni karşılayın vaziyeti idare edin’ olayı vardır burada. Burada bekletilen araçların diğer bir yönü de yapılan baskıların ve beklentilerin bir sonucuydu, sevginin değil.Daha önemli bir nokta ise Rizeli bir başbakanın kendi memleketinde bu noktaya gelmesidir. Buna inanmayanlar varsa, bir önceki geldiğine bakmalarını öneririz.”dedi. Erdoğan’In CHP’ye ‘cibiliyetsiz’ demesine ilişkin de bir değerlendirme yapan Cevdet Selvi, Rize’de bulunmalarının nedeninin Başbakanın cibiliyetini araştırmaktan öte, halkın ve bölgenin sorunlarını yerinde görmek amacı güttüğünü ifade ederek; “Sayın Başbakan Eskişehir’de bulunduğu tarihte çoğu önceden açılmış, henüz ödenek olmadığı nedeniyle tamamlanmamış ve kimsenin görmediği 212 tane bir kısmı depo olarak kullanılan fabrika ve atölyenin hiç kimsenin görmediği bir şekilde sanal açılışını yaptı. Biz de o tarihte 2. İnönü Zaferi kutlamaları nedeniyle Eskişehir’deydik. Yine aynı tarihte Pankobirlik’in Genel Kurul’u vardı. Ancak Sayın Başbakan ne Şehitliği ziyaret etti ve ne de yüzlerce üreticinin bulunduğu kongreye katıldı. Katıldığı bu sanal açılışta o günle bağdaşmayacak bir şekilde CHP’nin cibiliyetinden söz ederek hakarete varan sözler sarf ediyor. Bu bir hafiflik ve insanları yanıltma, bölme, seviyesi düşük doğru olmayan bir eylemdir. Ve arkasından Vali açıklama yapmak zorunda kalmıştır. O törende çok yüksek paralar harcanmıştır. Bu halkın yararına dönük bir hizmete dönüştürülebilirdi. Biz ne Eskişehir’de ve de Rize’de hiçbir hesap yapmadan, talihsiz bir karşılaşma ile aynı anda bulunmuş olduk. Bu tesadüf, Başbakan’ın Eskişehir’deki hakaretvari açıklamalarına bir yanıt değildir. Bizim programımız belli. Biz Rize’ye Sayın Başbakanın ve AKP’nin seceresini, soyunu, cibiliyetini araştırmaya gelmedik. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan herkes, soyu, sopu ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise ve bu ülkeyi yürekten bağlılıkla seviyorsa bizim için önem taşımaz. Saygı değer 1. sınıf bir insandır. Biz cibiliyet falan peşinde dolaşmayız. Bu bir tesadüftür. Bayburt, Gümüşhane ve özellikle Rize’ye halkın sorunlarını bir kez daha birinci ağızdan duymak, ülkenin içinde bulunduğu bu tehlikeli gidişten kurtulabilmesi için, uygulanabilir, sürdürüle bilir, dünya ve ülke koşulları dikkate alınarak hazırladığımız politikaları ve çözümleri anlatmak üzere geldik. Ama Rize’de 3 AKP milletvekili olmasına rağmen, belediye başkanı ve belediye başkanları olmasına rağmen pek çok siyasetçi çıkaran Rize’nin oldukça ihmal edilmiş olduğunu gördük. İşsizlik büyük boyutlara ulaşmış, her işsiz ailede bir bunalım yaşanır hale gelmiştir. Yoksulluk kronikleşmiş, kalıcı hale gelmiştir. Şehirde ciddi elle tutulur gözle görülür bir yatırım yapılmadığı ortadadır. Bunu Rize’ye yakışmayacak bir sonuç olarak gördük. Bu Rize’nin siyaseten, Tayyip Erdoğan nedeniyle içine kapanık bir hale sokulduğunu göstermektedir. Başka bir siyasi partinin, milletvekilinin olmaması muhalefetin burada yok edilmiş olması, bu bölgedeki feryadın Ankara’ya etkili bir şekilde ulaşmadığını görüyoruz.”şeklinde açıklamalarını sürdürdü. Türkiye’nin 10 ayrı bölgesinde 150 milletvekili ile çalışmalarını sürdürdüklerini, halkın bu olumsuz gidişe kesin kararlı olduğu izlenimini aldıklarını anlatan Selvi, AKP’den nemalanan bir takım çevrelerin ülkede pembe tablolar çizmesinin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini, yurttaşların ilk seçimde sandık başında bunun hesabını soracağını kaydederek, “Ve elbette hukuk yoluyla, Tayyip Erdoğan ve Hükümet edenler Yüce Divan’da hesap vereceklerdir.”ifadelerini kullandı. “AKP rüzgar gibi gelmiştir ancak, ilk seçimde fırtına gibi gidecektir. Bu kaçınılmazdır.” diyen Cevdet Selvi, yaklaşık 4,5 yıldır hiçbir siyasetçinin çıkıp muhalefet yapmasına gerek kalmadan esnafından, işçisine, emeklisine kadar tüm yurttaşların bu sürede sabırla, iyi niyetle beklemesine karşın ve verilen sözlerin hiç birinin yerine getirilmediğini kaydetti. Dokunulmazlıkların kaldırılamadığını da sözlerine ekleyen Selvi, “Bu 4,5 yılda üst ilişkilerde Türkiye’ye yakışmayacak bir teslimiyeti acıyla görmüşlerdir. Bütçe rakamlarıyla ekonominin çöktüğünü, sosyal yaşamda ise kendi ülkemizde özgürce güvenlik içerisinde gezilemediğini tüm yurttaşlar acıyla izlemiş. Yatırım yapılmamış, işsizlik çoğalmış, eğitim ve sağlık paralı hale getirilmiş, sosyal güvenlik reformu denilen uygulama sonucu emeklilik hayal olmuştur.”dedi. Türkiye’nin bu güne kadar hiç karşılaşmadığı tehditler altın da adeta sahipsiz bir ülke noktasına getirildiğinden söz eden CHP Genel Başkan Yardımcısı, sözlerini, “Askerinin başına çuval geçirilmiştir, ne Başbakandan ne de ilgili bakanlardan bir tek ses çıkmamıştır. Tüm dünyada, Türkiye, İtalya ve ABD dahil, Türkiye’nin bölünmüş haritaları sokakta gezmiştir, ne bir başbakandan ne de hükümetten bir tek tepki alınamamıştır. Boyun eğmişlerdir. Kıbrıs konusunda, Irak konusunda AB müzakereleri konusunda tÜrk halkının bölünmesine dönük bütün çabalar Erdoğan tarafından boyun eğilerek karşılanmıştır. Bu 4,5 yıl, ‘aman Tayyip Erdoğan’ı daha önemli konularda kullanabilirsiniz’ diye Cüneyt Zapsu tarafından tavizler verilmiş ve bir tek ses çıkarmadan kabul etmiştir. Ve bu olaylar sürecinde Türkiye’yi ilgilendiren konularda hiçbir tepki göstermeyen, ekonomik anlamda sıkıştırıldığında her şeyi veren bir ülke imajı yaratılmıştır. Ve Bu imaj mutlak ortadan kaldırılmalıdır. Bütün dünyaya Türkiye’ye yakışan, uyan bir dış politikanın sürdürüleceği anlatılmalıdır. Tayyip Erdoğan başta kaldığı sürece bu imajdan kurtulmamız mümkün değildir.”şeklinde sürdürdü. Cumhurbaşkanlığı konusunda Başbakan Erdoğan’ın aday olamayacağını ancak Türkiye’yi germeye, çok ciddi ayrımcılık, kamplaşma yapmaya hazır olduğunu da medyadan öğrendiklerini anlatan Selvi, bu konuda sorumsuz ve bilinçsizce hareket edildiğine vurgu yaptı. Ekonomik, sosyal ve siyasal yönden Türkiye’nin hiç de hak etmediği bir noktaya getirildiğinin aylını çizen Selvi, “En son ABD’nin borazanı olan ve ABD müsadeli Barzani’nin tehditleriyle ilgili şu ana kadar ciddi bir hükümet açıklaması başbakanın açıklaması yoktur. Onların işi gücü halkı oyalamak, ülkenin yer altı yer üstü kaynaklarını peşkeş çekerek ayakta durmaktan başka bir şey değildir. Şehitlerimizin sayısı 7’ye ulaştı. Bu konuda da herhangi bir açıklama olmamıştır. Tüm sosyal gruplara, çiftçiye emekliye memura esnafa külhanbeylik yapan Başbakan, bu kadar tehlikeli ülkenin geleceğini tehdit eden gelişmeler karşısında, kendisine oy veren halka gösterdiği tepkinin yüzde birini göstermemekte, boyun eğmektedir. Türkiye buna layık değildir. Türkiye’nin, bu halkın bunu kabul etmesi söz konusu değildir. Bu sefer halkı yanıltamayacak, kandıramayacaktır.”dedi. Yaptıkları çalışmaların artık parti çalışmasını aştığını, Türkiye’nin 2. kez kurtuluşu mücadelesi aşamasına geldiğini belirten Selvi, Başbakan Erdoğan ve ekibinin emperyalist güçlerin Türkiye’deki taşeronu konumuna geldiğini iddia ederek sözlerini şöyle tamamladı: “İlk önce Türkiye’yi bu hızla tehlikeye gidişten tüm yurttaşlarımızla kurtarmak, tahribatı önlemek zorunluluğu vardır. Türkiye varsa özgürlük, insan hakları, can mal güvenliği, demokrasi, partiler ve sivil toplum örgütleri var olacaktır. Onun için Türkiye artık ayrıntıda boğulmadan, birleşerek bütünleşerek aşmak zorundadır.” |