|
Eyy Hayat Nereye Gidiyorsun?..
Apr 09,2007 00:00
by
İsmail Karali
Türkiye ve ezilen ülkeler, Salazar’ın ünlü ‘3 F’ formülünün düzeneğinde yol alıyor. Artık stadyumlar, kulüpler bunalımlı emperyalist spor kültürünün ruh hastanesine dönmüştür. Gökyüzünü delen, danaları, tavukları delirten emperyalist sistem; halkları stadyumlarda tedavi ediyor. Kitlelere, Sayın Perinçek’in değimiyle “toptan enayileşme seçeneği”ni dayatıyor. Atatürk gibi, Perinçek ve Denktaş gibi, Galile gibi, Köroğlu gibi. Kahramanlar, önderler ve bilim insanlarından çıkar. Sporcudan-sanatçıdan-tiyatrocudan kahraman olmaz, yıldız filan olur. *ABD planına göre, Türkiye, İran, Irak bölünecek. Suriye’deki Baas tipi Arap milliyetçiliği “bitirilecek” . Suriye’yle Ürdün’ü birleştirerek başına yerli bir “görevli” atanacak. *Filistin halkı bir daha belini doğrultamayacak biçimde sürülecek. İsrail’in güvenliği sağlanacak. *Ve ABD, dünya egemenliğini kurma yolunda Ortadoğu’da petrol ve enerji kaynaklarını ele geçirme planlarını yürürlüğe koymak amacıyla Irak’ı uluslar arası hukuku hiçe sayarak işgal etmiştir. Dünya egemenliği hedefinde Irak ilk adım değildi ve son adım da olmayacak. Yakın zaman içersinde bölge ülkeleri benzer sömürgeci saldırıların hedefi olacaktır. Eğer hemen tedbir alınmaz ise bölgede kurulmak istenen “sözde devlet” Türkiye’nin bütünlüğüne zarar verecektir. *ABD Irak’a yerleşmiş ama tam bir işgal söz konusu değildir. İç savaş devrede. Sırada İran, Suriye ve Türkiye var. *AK Parti Hükümeti işçiye, çiftçiye, kamu emekçisine, Milli sanayiciye cepheden saldırmaktadır. Bu hükümet, ABD ile birlikte Türk Ordu’suna karşı fesat ve nifak tertiplerine girmektedir. *AK Parti iktidarı, daha doğrusu hükümeti işçiye, çiftçiye, kamu emekçisine, Milli sanayici ve tüccarın, sivil ve asker aydınların, gençliğin, bütün milletin geleceği; bir Milli hükümetin kurulmasına bağlı saptaması yapılıyor. *Yükselen işçi hareketi, bunun işaretlerini vermektedir. Milli kurtarıcı ve Milli birleştirici yerinden doğrulmuştur. *Bu arada AB uyum paketleri birbiri ardına parlamentodan hızla geçiyor ve en önemlisi BM “İkiz Sözleşmeler” yada doğru bir deyimle “İkiz İhanet Yasaları” meclisten geçti ve Cumhurbaşkanınca onandı. Meşum Sevr Antlaşması’ndan daha yıkıcı sözleşmeler 37 seneden beri bekletiliyordu, 37 dakikada yasalaştı. Bu yasa ve sözleşmeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ülküsünü, Atatürk İlkelerini, Lozan Antlaşmasını çöpe atmaktadır; Lozan’ı yırt, Sevr’i uygula! *Hükümet adına Gül, Povel’le gizli anlaştı; teskereyle reddedilen konular hükümet kararnamesiyle oldubittiye getiriliyor. Irak’ın yeniden yapılandırılması konusunda Türkiye’nin bütün imkânlarını ABD’ye sunacağı bağıtlanıyor. Üs, liman ve havaalanlarının açılması, kara ve demiryolu taşımacılığında, her türlü yasal kolaylıklar sağlanacaktır. *Ve Türkiye’nin başına çuval geçiriliyor. Askere, subayımıza silah atılıyor, işkence ediliyor. Aslında Türkiye–Amerika arasında ilk kurşun atılmış ve savaş başlamıştır. Kıbrıs da gitti gidiyor. *Ve Dünya emperyalist merkezlerinden dayatılan “Kamu Yönetimi Kanun Tasarısı” yasalaştırılarak Türkiye’yi parçalamanın hukuki zemini döşeniyor. Milli devrimci kültür (bu arada ulusal spor kültürü) tasfiye ediliyor. Yerel yönetimler güçlenmelidir deniliyor; oysa bu bir yerelleşme projesidir ve bu yerelleşme projesi, küreselleşme ve özelleştirme ile beraber emperyalizmin günümüzde kullandığı üç önemli ayaktan bir tanesidir. Özelleştirme, Yerelleştirme, Küreselleştirme... |