|
Özür Dileriz!..
Mar 31,2009 00:00
by
OmerSan
Sizlere yıllardır verdiğimiz rahatsızlıktan, bir solukta okunup, suya sabuna dokunduğumuzdan, halka rağmen halkın yanında olmaya çalıştığımızdan, yüzde 47’liklere karşı çıktığımızdan, yalanların, dolanların, kaypaklıkların, yalamalıkların, yolsuzlukların, hırsızlık ve yüzsüzlüklerin karşısında durduğumuzdan, inandıklarımızdan ve doğrularımızdan ödün vermediğimizden dolayı sizlerden özür diliyoruz… Ülkemizin kötü yönetilerek, insanlarımızın gün geçtikçe fakirleştirildiğini, açlığa ve yoksulluğa itildiğini savunduğumuz için özür dileriz… AB uyum yasaları gerekçesiyle ülkemizin temel niteliklerinin ve değerlerinin dejenere edilerek, topraklarımızın satılmasına, BOP planlarına, askerimizin başına çuval geçirilmesine, ‘askerlik yan gelip yatma yeri değildir’, ‘ananı da al git’, ‘babalar gibi satarım’ gibi düşünce ve söylemlere karşı çıktığımız için özür dileriz… Cumhuriyetimizin kazanımlarına sahip çıkarak, ülkemiz ekonomisinin temel direği olan kurum, kuruluş, işletme ve stratejik işletmelerin yabancılara satılması ve peşkeş çekilmesinin karşısında durduğumuz ve eleştirdiğimiz için özür dileriz… Özellikle son 10 yıl içerisinde Rize’den giden kurum ve kuruluşlar nedeniyle yetkililere yaptığımız eleştiriler ve verdiğimiz mücadelelerden dolayı özür diliyoruz… Yıllardır Rize’nin merkezi bütçeye yaptığı katkından daha az yardım alarak yatırım fakiri olduğunu ve ülke genelinde kendi kendine yeten sadece birkaç il arasında yer aldığını; bunun da Rize’ye haksızlık olduğunu savunduğumuz için özür dileriz… Çaya ve Çaykur’a, çay sektörüne hak ettiği değer verilmediği, düzenleme yapılmadığını söyleyerek, eleştirdiğimiz için özür dileriz… Yaş çaya, Sayın Başbakanın dediği gibi, ‘bir bardak çay, bir simit ve biraz kaşar ile bir iki zeytin’ alacak fiyat verilmediğini eleştirdiğimiz için de özür dileriz… Çaykur’un özelleştirilmesine ve peşkeş çekilmesine karşı durduğumuz için özür dileriz… Çay sektöründe sendikal kavga yaratılmasına ve iş barışının bozulmasına karşı durarak, emeğin ve emekçinin, çay üreticisinin yanında yer alarak mücadele ettiğimiz, gübre ve kontenjan, kota gibi sorunlarına çözüm önerileri getirdiğimiz ve eleştirdiğimiz için özür dileriz…
Ülkemize milyonlarca lira kaybettiren, çay üreticisini, çalışanını ve sektörünü zora sokan ve yok etmeye çalışan ‘kaçak çayın’ hamilerinin kimler olduğunu, bundan kimlerin nemalandığını sorduğumuz, Çay Gümrüğü ile Ulusal Çay Konseyi’nin konumlarını eleştirdiğimiz, kaçak çayla ilgili açılan soruşturma ve davalarda kimlerin yargılandığını, sahtekârlıklarını yazdığımız ve sorguladığımız için özür dileriz… Ovit Yolu’nun neden hala yapılmadığını veya projelendirilmediğini, Ovit Tünelleri ile neden hala bir gelişme sağlanamadığını sorduğumuz, Rize Limanı’nın hala neden düzenlenemediğini eleştirdiğimiz ve Batum-Rize arası demir yolu ağının kurulmasını istediğimiz için özür dileriz… Yollarımıza dökülemeyen asfalt, ulaşılamayan bölgelerimizin yanında, yapılan rant hesapları ve çıkar kavgalarından kaynaklanan ‘yolsuzluklar’dan söz ederek canınızı sıktığımız için özür dileriz… Rize’mizdeki işsizlik ve istihdam sorunlarından söz ederken; Çaykur’daki çalışanların sayısının 10 yılda yarı yarıya azaldığını ve belediye işçilerinin de son dönemde yarı yarıya azalarak işsiz sayısının 2 kat arttığını belirttiğimiz için; Rize’de bu güne kadar herhangi bir istihdam alanı oluşturulmadığını ve neler yapılması gerektiğinin üstüne basa basa durduğumuz için gerçekten çok çok özür dileriz… Serbest Bölge’nin kapatılmasının karşısında durarak, içerisinde bulunduğu durumun çözüme kavuşturulmasını ve kuruluş amacına yönelik çalışma yapılması halinde en az 5 bin kişiye iş kapısı açacağını anlattığımız için de bir başka özür dileriz… Sayın Başbakanın başka illeri ziyaretlerinde açılışını yaptığı fabrika, kurum ve kuruluşlar ile projeleri kıskandığımız ve Rize’de neden bunların olmadığını ifade etmeye çalıştığımız; Rize’de neden çay ve Çaykur’dan söz etmediğini sorduğumuz için de ayrıca özür dileriz… Rize’de neden proje üretilemediğini, sivil toplum örgütlerinin neden ikincil plana itildiğini sorguladığımız için özür dileriz… Rizelilerin yıllardır hep neden vefa borçlusu görüldüğünü, ‘bizum uşak’ kisveleriyle duygu sömürüsüne maruz kaldığını sorduğumuz için bir daha özür dileriz… Hatta ve hatta, ‘adaylarını seviyorlarsa namert olan, sırf biri şimdiki, diğeri eski başbakan olan Rize’nin evlatları hatırına oy verdiklerini’ anlatan sevgili halkımızdan da demokrasi adına özür diliyoruz… Rize Belediyesi’nin sattığı mülkleri, esnaflara karşı yapılan uygulamaları eleştirdiğimiz; Rizeli esnafların siftahsız geçirdiği günleri, ülkemizin üzerinden ‘hamdolsun’ teğet geçen ekonomik krizin etkilerini anlatmaya çalıştığımız için ayrıca özür dileriz… Yine bu kadar ıvır-zıvır ile sizlerin o güzelim gözlerini yorduğumuz, güllük gülistanlık olan kafanızı karıştırıp, pencerenizi başka bir ufka araladığımız ve dahasını da buraya sığdıramadığımız için özür dileriz… ‘Malumluk Durumu’, ‘Pardon Yani!’ ve ‘Karga Tulumba’ diyerek, ‘Stalin’in Tavuğu’ ile sizi anlayamadığımızı kanıtladığımız için çok be çok özür dileriz Sevgili Halkım!.. Dilimizin veya kalemimizin, hiç yoktan klavyemizin tuşlarının sivriliği için de bir başka özür dileriz… Ama ne yapalım ki, huyumuz kurumasın ki, biz bunları görmezden gelemedik, gelemeyiz ve gelmeyeceğiz de… Özür dileriz… Öyle ki, yüreğinizdeki sevgi yüceliğinde bir ömür dilediğimiz için de başka bir ayrıcalıkla özür dileriz… Yüreğinizin sevgisiz, sevginizin karşılıksız kalmamasını dilediğimiz için özür dilememiz gerektiğini düşündüğümüz için de özür dileriz… Haaa... Bir de şu kendini fasulye gibi nimetten sanarak, -toplumumuzda yerleşik halk deyimiyle-, kendini kucaktan kucağa atan, minimum liralık hesaplar peşindeki zevatın canını incittiğimiz için de özür dileriz... Özür Dileriz… Özür Dileriz… Özür Dileriz… |