Tek Kişilik Demokrasi
Apr 24,2007 00:00 by Emrah Ciğerim

Siyasal sistemler içerisinde en makul olanı, birçok insanın  kabul ettiği gibi demokrasidir.  Bu fikrin bir çok insan tarafından kabul edilmesi, demokrasinin diğer siyasal sistemlere nazaran daha işlevsel olması ve insani değerleri daha çok kendine hedef edinmesidir.  Temelinde olan özgürlük, eşitlik gibi kavramlar onun cazip olma özelliğini daha artırmış, nerdeyse onu vazgeçilemez bir sistem haline büründürmüştür.

Kimi zaman demokrasinin bu göz kamaştıran cazipliği bir silah olarak da  kullanılmıştır. Bunu en bariz örneği ABD’nin Irak’ı işgalidir. Demokrasinin nimetlerinden mahrum kalmasın diye Irak'ı işgal etti. Hala daha devam eden bir ‘insanlık ayıbının’ altına imzasını attı. Artık Irak, öyle bir hale geldi ki; günde en az elli kişi ölmediği zaman haber kaynakları bile haber değeri taşıyan bir sayı olmadığını düşünerek haberi önemsiz görüyor. ABD, demokrasiyi bile kendi menfaatleri doğrultusunda kullanarak en cazip dediğimiz siyasal sistemi bile kirletmeye başladı.

Demokrasi, birçok filozof tarafından savunulmasına rağmen bazı filozoflar tarafından da  eleştirilmiştir. Bu eleştiriler çoğunlukla demokrasinin pratik hayata uygulanamamasından dolayı yapılan eleştirilerdir.  Uygulama güçlüğü yüzünden birçok sorun doğurması, çoğunluğun isteklerini azılığın isteklerine tercih etmesi gibi çıkmazları onun eleştirilmesine neden olmuştur.  Bu eleştiriler kimi zaman eşitliği hedef alan, eşitsizliği savunur nitelikte bile olmuştur. Örneğin Yunan Filozof Platon ve onun öğrencisi olan Aristotales’e göre demokrasi, ‘Ayak takımının yönetimidir’. Başka bir ifade ile ‘Cahil çoğunluğun bilen azınlık üzerindeki baskısıdır.’ Demokrasinin bu eleştiriler arasıdan sıyrılıp günümüze kadar gelmesi kolay olmamış, birçok aşamalardan ve zorluklardan geçilmiştir.  Zamanla ise birçok modeli ortaya çıkmıştır

Bu modeller arasında özellikle birkaç yıldır kendini gösteren bir model gelişti. ‘Tek kişilik  demokrasi’ dediğimiz bu kavram özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendini iyice gösterdi. ‘Cumhurbaşkanı kim olarak?’ Sorusu şu anki tek gündem konusu ve birbirinden farklı cevaplar geliyor. Cevapların birbirinden farklı olması yeni yeni isimlerin söylenmesi ‘Erdoğan, kimi isterse o olacak’ gerçeğini  örtemiyor.

Cumhurbaşkanlığı ne kadar tartışılsa tartışılsın tek kişilik demokrasi modeli yerleştiği için Erdoğan’ın iki dudağının arasından çıkan isim Cumhurbaşkanı olacak.  Demokratik sisteme uygun olup olmaması pekte sorun olarak görünmüyor. Ne de olsa ‘tek kişilik demokrasi’…

Oysa demokrasinin içinde geçen ‘demos’ kavramı ‘halk’ demektir fakat halkın başkanını, Cumhurbaşkanını halk değil de halkın oyunun üçte birini almış tek kişi seçiyor. Hatta atıyor. Tutun bakalım demokrasinin neresinden tutacaksınız!..

Sevgi ve saygılarımla.